İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2022/11736 · K. 2022/13455
- Esas No
- 2022/11736
- Karar No
- 2022/13455
- Karar Tarihi
- 01.11.2022
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2022/11736 E. , 2022/13455 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı öncesi, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı Kurum ve davalı ... ... Tic. ve San. A.Ş., ..., ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalı ... ... Tic. ve San. A.Ş., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin, 15.01.2020 tarihli 2018/ 2512 E. ve 2019 / 224 K. sayılı ilamı ile karar bozulmuştur.
Dairemiz bozma ilamı sonrası, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair verilen kararın, davacı, davalı ... ... Tic. ve San. A.Ş., ..., ... A.Ş. ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 27.09.2013 gününde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirden oluşan masrafın şimdilik 8.718,69 TL sinin rücuan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, “Davanın kabulü ile, 8.718,69 TL peşin sermaye değerli gelirin 01.10.2013 gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (sigorta şirketi için poliçe limiti ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına” karar verilmiş, davacı Kurum vekili, davalı ... ... Tic. ve San. A.Ş. vekili; davalılar ... ve ... vekili; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiş olup ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi’nce verilen kararda; ilk derece mahkemesi tarafından alınan hesap raporunda; davalı ... Tekstil Şirketinin sorumluluğunun tüm davalıların kusuru oranında 78.468,76 TL olduğunun, kazaya karışan üçüncü kişilerin sorumluluğunun ise 39.234,38 TL ile sınırlı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, ancak istinaf mahkemelerinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapabileceği, kamu düzenini ilgilendirmeyen konularda re'sen inceleme yapamayacağı, davalıların istinaf taleplerinin kusura yönelik olduğu anlaşılmakla bu hususta herhangi bir düzelteme yapılmayarak istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1-b maddesinin 1. alt bendi gereğince esastan reddine, dair hüküm kurulmuştur.
Davacı Kurum ve Davalı ... ... Tic. ve San. A.Ş., ..., ..., vekilleri, aynı istinaf gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiş olup Dairemizin belirtilen kararı ile ; “ ….somut olay, davalı ... ... Tic. ve San. A.Ş. işyerinde davalı ...’nın sevk ve idaresindeki ... kamyonete kumaş deposunda kumaş yüklendikten sorna geri geri manevra yaparak çıkmak isterken, ... çalışanı bekçi ...’ye çarşması sonucu meydana gelmiştir. Davalılar arasındaki ilişkinin tespiti açısından; Mahkemece öncelikle yapılması gereken iş, ... plakalı aracın Çaykardeşler ...Ltd.Şti.’ne mi, ... işyerine mi ait olup olmadığının tespit edilerek; bu kapsamda da ...’nın hangi işyerinin çalışanı olduğunun saptanması gerektiğidir.Dosya içeriğinden, ... 9. İş Mahkemesi 2014/851 E. sayılı dosyada hak sahipleri tarafından, ... ... Tic. ve San. A.Ş., ......Ltd.Şti. isimli şirkete, ... ya karşı dava açıldığı anlaşılmakla; akıbetinin ne olduğu hususu tespit edilememektedir. Bu kapsamda Mahkemece, tazminat dosyası celp edilmelidir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu 53. madde) hükmü uyarınca hukuk hakimi ceza davasında alınmış kusur raporu ile bağlı değilse de kesinleşmiş ceza ilamıyla saptanmış maddi olgularla bağlıdır.Buna göre; ..., ..., hakkında ceza davası açılmakla; Yerel Mahkemece haklarında verilen cezaların ertelenmesine dair kararın, düzelterek onama kararı ile Yargıtay ilgili dairesinden incelemeden geçtiği; belirtilen yerel mahkeme kararında ... hakkında suç duyurusunda bulunulmasına da karar verildiği görülmüştür. Bu noktada, yapılması gereken iş ... hakkındaki suç duyurusu, ceza soruşturması ve sonucunun araştırılmasıdır.Belirtilen ilk üç husus araştırıldıktan sonra ceza ve tazminat dosyalarındaki kusur ile bu davadaki kusur raporları arasındaki çelişkiler de giderilerek belirlenmeli; kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, tarafların kusur oran ve aidiyetleri işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden alınacak oluşa uygun bilirkişi raporu uyarınca saptanmalıdır.5510 sayılı Kanunun 21/1. maddede işverenin, 21/4. maddede üçüncü kişinin rücu alacağından sorumlulukları düzenlenmiş olup bu maddelere göre açılan rücuan tazminat davalarında işveren ile üçüncü kişi arasında müteselsil borçluluk ilişkisi bulunduğundan konuya ilişkin olarak 818 sayılı Borçlar Kanununun irdelenmesi de gerekmektedir. Sigortalının iş kazası veya meslek hastalığına uğramasına birden çok kişinin birlikte kusurlarıyla neden olmaları durumunda, anılan Kanunun 50.- 51. maddeleri (6098 sayılı Kanunun 61. ve 62. maddeleri= gereğince teselsül hükümleri kapsamında bu kişilerin birlikte sorumlulukları vardır ve 146. maddeye (6098 sayılı Kanunun 62. maddesine) göre, kendi payından fazlasını ödeyenin diğer müteselsil borçlulara karşı rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla, her bir borçlu yönünden kusurlarına karşılık gelen miktar ayrılmaksızın teselsül kurallarına göre sorumluluklarına karar verilmelidir. İş kazası veya meslek hastalığına birlikte sebebiyet veren sorumluların işveren ve üçüncü kişi olması durumunda ise, işverenin müteselsilen sorumlu olacağı tutar, İşverenin müteselsilen sorumlu olacağı tutar, 1. fıkra gereğince kendi kusur payı gözetilerek sorumlu tutulacağı miktarın (gelirin ilk peşin sermaye değeri x işverenin kusur oranı), üçüncü kişinin 4. fıkraya göre sorumlu olacağı tutar (gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı x üçüncü kişinin kusur oranı ya da peşin sermaye değeri x üçüncü kişinin kusurun yarısı) ile toplamı, kanun koyucunun getirdiği “gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı” sınırlaması karşısında üçüncü kişinin müteselsilen sorumlu tutulacağı miktarın ise, gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı ile işveren de dahil olmak üzere tüm davalıların kusurları toplamının çarpımı sonucu elde edilecek tutar kadar olması gerekmektedir. Bu yaklaşım ve uygulama, işvereni, iç ilişkide üçüncü kişiye rücu edemeyeceği miktarı Kuruma ödemek zorunda bırakmadığından da hakkaniyete uygundur. Somut olayda; yukarıda işaret edilen ilk üç husus çözüme kavuştuktan sonra; belirtilen yöntem çerçevesinde hesap raporu alınıp, davalıların 21/1 -4 kapsamındaki teselsül sorumlulukları doğru biçimde belirlenmelidir….” şeklinde karar verildiği, her ne kadar bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de bozma ilamının gerektirdiklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, ... plakalı aracın tescil bilgilerinde ..... Ltd.Şti.’ne ait olduğu anlaşılmakla , Mahkemece ... ..Ltd.Şti. ile kazalının işvereni oalrak gözüken ... .. A.Ş. ile davalı üçüncü kişi ...’nın işvereni olarak gözüken ... arasındaki hukuki ilişki tespit edilmeli ; öte yandan yine kazalının işvereni oalrak gözüken ..... Ltd.Şti ile ... arasındaki hukuki ilişkinin niteliği belirlenerek , bu kapsamda yukarıda izah edilen bozma ilamının gerekleri yerine getirilmelidir. Belirtilen kapsamda inceleme yapılırken ; işaret edilen hak sahibi dosyası ve de ceza dosyalarındaki nitelendirmeler de değerlendirilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum ile davalılardan ... ... Tic. ve San. A.Ş., ..., ... ve ... A.Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 01.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.