V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesap raporuna itirazlarının karşılanmadığını, derdestlik itirazı değerlendirilmediğini, davanın açıldığı tarihte sigortalı tarafından açılan ve vefatıyla davacı mirasçıların devam ettiği davanın derdest olduğu halde iş bu davanın açılmasının mümkün olmayacağını aksi halin kabulü halinde o davada hükmedilen tazminatların bu davada hükmedilenden mahsubu gerektiğini, gelir ve aylıkların peşin değerlerinin tenzil edilmeden yapılan hesaba itibar edilemeyeceğini, hükmedilen manevi tazminatın da fazla olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince itirazları dikkate alınmadan tesis edilen kararın hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığı neticesinde sigortalının vefat ettiği iddiasıyla hak sahibi olarak eş ve çocuklarının maddi ve manevi tazminat istemlerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri," Taraflarca Getirilme İlkesi" açısından aynı kanunun 25 inci maddesi, " İspat Yükü" açısından aynı Kanun'un 190 ıncı maddesi, "Tazminat sorumluluğu ve miktarının tespiti" açısından, sigortalının vefat ettiği tarih de gözetilerek yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın meslek hastalığı olarak tespiti ile sonuçları" açısından 5510 sayılı Kanun'un 14, 16, 20 nci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bilindiği üzere iş kazası ve meslek hastalığı sebebinden kaynaklı tazminat davaları niteliği itibariyle sigortalı ve vefatı halinde destekten yoksun kalanlar tarafından açılan ve SGK tarafından giderilmeyen zararın tazminine ilişkin davalardır.
2. Nitekim 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesinde de Daire içtihatları göz önünde bulundurularak düzenleme yapılmak suretiyle bu kuvvetli bağa vurgu yapıldığı ve rücu edilmesi mümkün sosyal güvenlik ödemelerinin zararın belirlenmesinde gözetileceği hususu düzenleme altına alınmıştır.
3. Davanın usul yönünden ispatı noktasında ise 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 25 ve 190 ıncı maddelerindeki düzenlemelerin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. 190 ıncı maddede açıkça "İspat yükü, Kanun'da özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanun'da öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, Kanuni karinenin aksini ispat edebilir." düzenlemesine "25 inci maddede ise Kanun'da öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Kanun'la belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
4. Somut olayda; davacı tarafın tazminat isteminin dayanağını oluşturan asıl iddianın sigortalı ...'ın 05.01.2017 tarihinde gerçekleşen vefatının, sigortalının davalı işveren şirket nezdindeki çalışması nedeniyle sigortalının bünyesinde gelişen meslek hastalığına bağlı olduğu noktasıdır.
5. Dosya kapsamında toplanan deliller incelendiğinde bu iddiayı doğrulayan raporun dosya kapsamında bulunmadığı, dosya kapsamında bulunan SGK ... Sağlık Kurulunun 06.03.2014 tarihli raporuna göre davacının arsenik etkilenmesine (hiperkeratöz) bağlı olarak %100 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu anlaşılmıştır. Ölümün bu durumla bağlantılı olduğunu ortaya koyan raporun ise dosya içeriğinde bulunmamıştır.
6. Dairemizce verilen geri çevirme kararı ile anılan durumu ortaya koyan bir rapor bulunup bulunmadığının SGK'dan sorulması istenmiş, kararın verildiği tarihe kadar bu nitelikte bir raporun bulunmadığı, geri çevirme kararı üzerine dosya kapsamına dahil edilen SGK ... Sağlık Kurulunun 20.09.2022 tarihli raporuna göre ise sigortalı ...'ın vefatının Akciğer Kanseri (Adeno CA) sonucunda gerçekleştiği, bu nedenle ölümün mesleki olmadığı kanaati bildiren rapor verildiği anlaşılmıştır.
7. O halde Mahkemece öncelikle desteğin ölümünün meslek hastalığına bağlı olup olmadığı irdelenip, bu hususun ispat edilerek ortaya konması açısından, SGK Yüksek Sağlık Kurulundan giderek Adli Tıp 1. İhtisas Dairesinden ve raporlar arasında çelişki bulunması halinde Adli Tıp Üst Kurulundan rapor almak, ölümün mesleki olduğunun kurumca da tespiti halinde sonucuna göre, bağlanacak geliri de gözeterek rücuya kabil kısmını gözeterek davacıların tazminat istemleri hakkında karar vermek, Kurumca ölümün meslek hastalığı kaynaklı olmadığı; ancak Adli Tıp Kurumu raporlarına göre ise bu durumun aksini ortaya koyacak şekilde ölümün meslek hastalığına bağlı olduğunun ortaya konulması halinde, bu durumun Kurumun hak alanını da ilgilendireceği ancak SGK'nın iş bu tazminat davasına taraf olmadığı da gözetilerek, davacı tarafa ölümün meslek hastalığına bağlı olduğunun tespitine dair işveren ve SGK'yı davalı olarak göstererek dava açmak üzere önel vermek, giderek bu davanın sonucunu bekletici mesele yaparak, davanın sonucunda davacı hak sahiplerine bağlanan gelirin rücuya kabil kısmını da gözeterek davacıların tazminat istemleri hakkında, bozmaya uyulması halinde yapılacak yargılamada davacı tarafın kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle davalı taraf lehine oluşacak usuli kazanılmış haklar (hesapta dikkate alınan işlemiş/bilinen dönem sonu tarihi ile netice tazminat miktarları da gözetilerek) bir karar verilmesi gerekmektedir.
8. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular, özellikle davanın dayanağını oluşturan ölümün meslek hastalığına bağlı olduğuna ilişkin iddiayı ispata yarar deliller dosyaya getirilmeden yazılı şekilde kabulle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
9. O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz sebepleri dikkate alınarak, bozma sebebine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.