İçtihatYargıtay6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2022/125 · K. 2023/10814
- Esas No
- 2022/125
- Karar No
- 2023/10814
- Karar Tarihi
- 23.05.2023
Karar Metni
6. Ceza Dairesi 2022/125 E. , 2023/10814 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine,
Sanıklar ... ve ... hakkında neticesi sebebiyle yaralama suçundan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararı ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Sanık ... hakkında neticesi sebebiyle yaralama suçuna ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu neticesi sebebiyle yaralama suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, ... Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin sanık ... hakkında neticesi sebebiyle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2014 tarihli iddianamesi ile; sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 37 inci maddesinin birinci fıkrası ve 40 ıncı maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 35 inci maddesi, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 53 ünci maddesi uyarınca cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2017 tarihli ve 2014/145 Esas, 2017/159 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden sanıkların atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2. Sanıklar ... ve ... hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden sanıkların atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
3. Sanık ... hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.06.2019 tarihli ve 2018/797 Esas 2019/1823 Karar sayılı kararı ile;
"1. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet; sanıklar ..., ... ve ... hakkında yağma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ile sanık ... müdafinin istinaf başvuruları yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ile sanık ... müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde;
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2017 tarih, 2014/145 Esas ve 2017/159 Karar sayılı ilamındaki sanıklar ... ve ...'nün kasten yaralama suçlarından beraatlerine ilişkin hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 280/2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına,
Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,"
Karar verilmiştir.
D. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.12.2021 tarihli ve 6- 2019/92525 sayılı, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
... Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Sanıklar ..., ... ve ...'nün eylemlerinin yağmaya teşebbüs suçunu işledikleri sabit olmasına rağmen, yağmaya teşebbüs suçundan beraat kararı verilmesi ve sadece nitelikli yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasının usul ve yasalara aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanıklar ..., ... Ve ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında neticesi sebebiyle kasten yaralama suçunun unsurlarının oluşmadığı, katılanın itiş kakış sonrası yere düşerek kafasını masaya ve küllüğe vurduğu, sanıkların cezalandırılmalarını gerektiren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği, teşdiden cezalandırılmalarına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 16.00 sıralarında sanık ...'in yanında arkadaşları olan diğer sanıklar ... ve ... olduğu halde, temyiz dışı sanıklar ... ile ...'in katılan ... ile aralarındaki alacak meselesini konuşmak üzere katılanın iş yerine geldikleri, burada katılan ile sanıkların karşılıklı olarak çay içtikleri, ardından sanık ... ile katılan arasında alacak meselesi nedeniyle tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanık ...'in katılanı olay yerinden ele geçirdiği silahtan sayılan kül tablası ise yüz bölgesine vurmak suretiyle yaraladığı, yaralanma neticesinde katılanın burnunda hafif (1) derecede kemik kırığı meydana geldiği, sanıklar ..., ... ve ...'nün yağma kastıyla hareket ettiklerini gösteren katılanın beyanı dışında bir delil elde edilemediği anlaşılmıştır.
2. Katılanın şikâyet dilekçesi ve aşamalardaki beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında olay günü alacak verecek meselesini görüşmek için katılanın iş yerine gittiğini, katılan kendisine küfür edince aralarında tartışma çıktığını, katılanın itiş kakış sırasında yaralandığını belirtmiş, sanıklar ... ve ... de aşamalarda alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.
4. Tanık M. Ö.'nün beyanlarında olaydan sonra katılanla görüştüğünde katılanın kendisine "sanıklarla alacak verecek meselesini konuşurlarken ters cevap verdiğini, bu nedenle aralarında arbede çıktığını" belirttiği, tanık A.T.'nin beyanlarında "katılanın sanık ...'i ısrarla davet ettiğini duyduğunu, katılanın kendisine beyanlarını değiştirmesi için para teklif ettiğini" belirttiği anlaşılmıştır.
5. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Katılanın yaralanmasına ilişkin ... Devlet Hastanesi'nin 14.04.2014 tarihli raporu ve ... Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 04.05.2017 tarihli raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in fındık fabrikası işletmekte oldukları, sanık ...'in de temyiz dışı sanıkların akrabası olduğu ve fındık fabrikasında çalışmakta olduğu, katılan ...'ın söz konusu iş yerine fındık alışverişinden kaynaklı mahkeme kararı ile de belirlenen borcu olduğu, olay tarihi öncesinde katılanı tanımakta olan ve iş yeri işlemlerini takipte yetkili konumda bulunan sanık ...'in olay tarihi öncesinde söz konusu borcun ödenmesi konusunda katılanla görüşmeler yaptığı, sanık ...'in olay tarihinde de yanında diğer sanıklar ... ve ... de bulunduğu halde katılanla görüşmek amacıyla onun iş yerine gittiği, sanık ...'in borcun ödenmesi ile ilgili olarak katılanla bir saat gibi uzun süren görüşme yaptığı, hatta bu arada çay içtikleri, ancak devam eden görüşme esnasında aralarında tartışma çıktığı, bunun üzerine sanık ...'in katılanı darp etmeye başladığı, silahtan sayılan kül tablasını katılanın yüzüne vurmak suretiyle burnunda hafif (1. derece) kemik kırığı oluşturacak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, sanıklar ... ve ... kavgaya katılmadıklarını beyan etmişlerse de, en azından sanık ...'in katılana karşı eylemlerini engelleme imkanları bulunduğu halde engellememeleri, sanık ...'in katılanla tek başına kavga etmiş olması halinde kendisinde de ciddi yaralanma bulgusunun olması gerekmesine rağmen bu yönde tespitin bulunmaması nazara alındığında sanıklar ... ve ... 'ın da olaya iştirak ettikleri anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Her ne kadar Olay ve Olgular başlığı altında (B) paragrafında yazılı olduğu şekilde sanıklar ... ve ...'nün neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama eylemine katıldıkları belirtilmiş ise de; belirtilen gerekçenin yasal olmadığı, ancak olayın oluş biçimi ve katılanın "diğer sanıklar da bana tekme ve yumrukla vurdular" şeklindeki beyanı karşısında; sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin yaralama suçunu oluşturduğu, katılanın aşamalardaki beyanları, sanıkların savunmaları, tanık M. Ö.'nün olaydan sonra katılanla görüştüğünde katılanın kendisine "sanıklarla alacak verecek meselesini konuşurlarken ters cevap verdiğini, bu nedenle aralarında arbede çıktığını" söylediğini içeren beyanları, tanık A.T.'nin "katılanın sanık ...'i ısrarla davet ettiğini duyduğunu, katılanın kendisine beyanlarını değiştirmesi için para teklif ettiğini" içeren beyanları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, katılanın yaralanmasına ilişkin ... Devlet Hastanesi'nin 14.04.2014 tarihli raporu ve ... Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 04.05.2017 tarihli raporu ile anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi uyarınca olayda katılandan kaynaklanan, başka türlü bertaraf edilemeyecek ağır ve muhakkak bir tehlikenin bulunmadığı dikkate alındığında sanıklar lehine meşru savunma koşulları oluşmadığından, hükümlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanıkların haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemediği anlaşıldığından, sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve sanıkların saikleri, kasta dayalı kusurun ağırlık derecesi ve meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak sanıkların teşdiden cezalandırılmalarına karar verilmesi isabetli görüldüğünden, hükümlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünün ikinci paragrafında açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Neticesi Sebebiyle Yaralama Suçundan ve Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.06.2019 tarihli ve 2018/797 Esas 2019/1823 Karar sayılı kararında ... Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanıklar ..., ... ve ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.