İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2022/12610 · K. 2023/9141
- Esas No
- 2022/12610
- Karar No
- 2023/9141
- Karar Tarihi
- 03.10.2023
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2022/12610 E. , 2023/9141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 12.09.2022
KARAR : Ret
Taraflar arasındaki aylık miktarının yeninden tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair karar verilmiştir.
Mahkemece verilen davanın reddine dair karar üzerine, davalı Kurumca tavzih isteminde bulunulmuş ve mahkemece tavzih isteminin de reddine dair ek karar verilmiş, bu ek karar ile birlikte asıl karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkiline bağlanan yaşlılık aylığında 01.08.2006 ile 16.12.2010 tarihleri arasında kuruma yatırılan tarım sigortası primlerinin de değerlendirilmesi suretiyle, aylığının yatırılan primler ve sigortalılık süresi dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini belirterek ödenen emeklilik aylığına mahsuben fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak üzere 100 TL'nin Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin bozma öncesi verdiği kararı ile davanın kabulüne, 31.10.2019 tarihi itibari ile 35.967,00 TL prim borcunun ödeme tarihine kadar işleyecek gecikme zamları ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından 35.967,00 TL prim borcunun ödenmesi halinde davacının 01.01.2011 tarihi itibariyle ek ödeme hariç 30 günlük emekli maaşının 604,97 TL olarak tespitine, bu tarihten itibaren aylıklarının bu miktara göre hesaplanıp ödenmesine, karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin bozma ilamı ile davacının iddiasının 16.02.1987-10.03.2006 tarihleri arasında geçen 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi nedeniyle 01.08.2006 tarihinden itibaren yeniden başlayan 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığında intibak işlemlerinin yasaya uygun şekilde yapılması ve uygun basamağın belirlenerek, aylık miktarının arttırılması istemine yönelik olduğunun dikkate alınması ile infaza ve davacının talebine uygun bir şekilde bir karar verilmesi gerekleri gözetilmesi gerekirken, talep konusu olmayan ve davacı hakkında 01.08.2006 itibari ile Kurumca doğrulanmasa da 17. basamak üzerinden intibak yapılması halinde doğacağı bildirilen fark prim borcunun ödenmesi hususunda eda hükmünü de içerir şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, hükmün ikinci fıkrasında davacı hakkında intibak yapılması ile oluşan fark prim borcunun ödenmesi halinde ve ödemeyi takip eden aydan itibaren başlatmak yerine, tahsis başlangıç tarihinden itibaren ve şarta bağlı şekilde aylık miktarının tespiti isabetsiz olup, bozma nedenidir denilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davacının iddiasının 16.02.1987-10.03.2006 tarihleri arasında geçen 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi nedeniyle 01.08.2006 tarihinden itibaren yeniden başlayan 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığında intibak işlemlerinin yasaya uygun şekilde yapılması ve uygun basamağın belirlenerek, aylık miktarının arttırılması istemine yönelik olduğunun dikkate alınması ile infaza ve davacının talebine uygun bir şekilde bir karar verilmesi gerekleri gözetilmesi gerekirken, talep konusu olmayan ve davacı hakkında 01.08.2006 itibari ile kurumca doğrulanmasa da 17. basamak üzerinden intibak yapılması halinde doğacağı bildirilen fark prim borcunun ödenmesi hususunda eda hükmünü de içerir şekilde karar verilmesi gerekmektedir.
Kuruma yazılan müzekkereye kurum tarafından verilen cevap eki hesap ekstrasında davacının 2022/2 ay itibariyle basamak intibakı halinde borcunun 23.181,44 TL olduğu nun belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmelere göre davacının ödeme yapması halinde basamak intibakından kaynaklanan aylığın arttırılmasının mümkün olacağı, davacıya 2022/2. ay itibariyle basamak intibakı halinde ödemesi gereken 23.181,44 TL prim borcunu ödemesi hususunda yapılan tebligata rağmen davacının ödemede bulunmadığı, bu konuda alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunduğu anlaşılmış davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, mahkemenin verdiği tavzih kararının ve asıl kararın vekalet ücreti yönünden hatalı olduğunu, maktu vekalet ücreti tayini gerektiğini belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya bağlanan aylığın eksik veya hatalı olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hükmün Tashihi” başlığını taşıyan 304 üncü maddesinde, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece kendiliğinden veya taraflardan birinin istemi üzerine düzeltilebileceği belirtilmiş, “Hükmün Tavzihi” başlıklı 305 inci maddesinde ise, hüküm yeterince açık değilse veya yerine getirilmesinde duraksama uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, yerine getirilmesi tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya duraksama ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği açıklanmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 305 inci maddesi 2 inci fıkrası gereği, tavzihle hüküm fıkrasının değiştirilemeyeceği açıktır.
2. Diğer taraftan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 inci maddesine eklenen cümle uyarınca; “...hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.” hükmü öngörülmüş ise de hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/2 nci maddesinde ise hükmedilecek vekalet ücretinin kabul yada reddedilen miktarı geçemeyeceğini hüküm altına almıştır.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Davalı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi istemine karşı mahkemenin tavzih talebinin reddine ilişkin 12.09.2022 tarihli ek kararının yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan ek kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin ek karara karşı temyiz talebine yönelik olarak verilen 12.09.2022 tarihli ek kararın ONANMASINA,
Davalı Kurum vekilinin temyiz talebine yönelik olarak temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.