A. TEMYİZ İSTEMLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi, münhasıran beraat kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemi, temyiz isteminin reddine dair ek kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve sanıklar hakkında şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiği, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu ve verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
I- 27.04.2022 Tarihli Ek Kararın Temyizine Yönelik
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “ … temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş … ise … hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
II- Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Beraat Kararlarına Yönelik
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III- Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararları ile Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararlarına Yönelik
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yeterli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili ile sanıklar müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dosya arasındaki görüntü izleme tutanakları ile sabit olduğu üzere, 22.01.2013 tarih ve 13340100EX000242 numaralı beyanname muhteviyatı olan ve ihracata konu 55.823 gr 925 ayar gümüşten mamül mücevher cinsi eşyaya ilişkin olarak, sanıklar ... ve ...'ın, havalimanına giriş anında X-Ray kontrolünde durdurulmadıkları, yanlarında evrakları, valizleri ve müdürleri kontrol eden bir gümrük gözetim memurunun bulunmadığı, pasaport kontrolünden sonraki X-Ray kontrolünden de 40 saniyede geçtikleri, hiç bir yere uğramadan wings salonuna gittikleri, salonda iken yanlarında getirdikleri valizleri açtıklarında valizlerin boş olduğunun görüntülerde açıkça görüldüğü;
10.01.2013/13340100EX000093 tarih ve sayılı beyanname muhteviyatı olan ve ihracata konu 52.350 gr 925 ayar gümüşten mamül mücevher cinsi eşyaya ilişkin olarak, sanıkların havalimanına giriş anında X-Ray kontrolünde durdurulmadıkları, yanlarında gümrük gözetim memurunun bulunmadığı, beraberlerinde getirdikleri çekçek valizleri olmaksızın boarding (biniş) işlemlerini yaptıkları;
08.01.2013/13340100EX000046 tarih ve sayılı ihracat beyannamesinin, 54300 gr 925 ayar gümüşten mamül mücevher cinsi eşyaya ilişkin olarak, sanıkların havalimanına giriş anında X-Ray kontrolünde durdurulmadıkları, pasaport kontrolü sonrasındaki X-Ray taramasında da takılmadan geçtikleri, valizleri taşıma şekillerinden valizlerin hafif olduklarının anlaşıldığı, wings salonunda sanıklar tarafından valizler açıldığında içlerinin boş olduğunun görüntülere yansıdığı;
17.01.2013/13340100EX000173 tarih ve sayılı beyanname muhteviyatı olan ve ihracata konu 52300 gr 925 ayar gümüşten mamül mücevher cinsi eşyaya dair olarak; sanıkların havalimanına giriş anında X-Ray kontrolünde durdurulmadıkları, yanlarında bir gümrük gözetim memurunun bulunmadığı, taşıma şekillerinden valizlerin hafif olduğunun anlaşıldığı, pasaport kontrolü sonrasında yanlarında getirdikleri çekçek valizlerin olmadığı tespit olunmuş olup,
Suça konu eylemlerin tamamında, yapılan kontrollerde metal yoğunluğu sebebiyle X-ray cihazına takılmaları gerekirken herhangi bir takılma yaşamadan rahatlıkla geçtikleri, sadece sanık ...'dan evrak fotokopileri aldıklarının görüntülere yansıdığı, yanlarında bir gümrük gözetim memurunun bulunmadığı, sanıkların görüntülere yansıyan tavırlarından ve valizleri taşıma şekillerinden yanlarında getirdikleri valizlerin boş olduğunun açıkça anlaşılabilir nitelikte olduğu, beyannameye konu eşyaların havalimanına dahi hiç getirilmediği kanaatine varılarak,
Sanık ...'in gümrük muhafaza memurluğunda alınan ilk beyanında, olay günü gümrük memurunu hiç görmediğini beyan etmesi de göz önünde bulundurularak, "sarı hat" muayene usulüne göre gümrük muayenesi yapılmak üzere ihraç edilecek eşyayı kontrol yükümlülüğü olan gümrük gözetim memuru sanık ...'ın, eşyayı kontrol etmediği halde "beyanname muhteviyatı mallar yolcuya teslim edilerek yurt dışı edildi" şerhini beyannamenin arkasına yazarak imzaladığı ve adının yazılı olduğu kaşesini bastığı, böylelikle sanıklar ile iştirak iradesi içerisinde, ihracat gerçekleşmediği halde ihracatı gerçekleşmiş gibi gösterdiği ve bu şekilde suça konu ihracat beyannamelerinin sahte şekilde düzenlediği anlaşılmakla atılı suçlardan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
3. Sanıklar ... ve ...'ın eylemlerini gözetim memuru sanık ... ile iştirak iradesi ile işlediklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereği toplu kaçakçılık suçundan cezalarının artırılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.