Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/13 · K. 2023/5679
12. Ceza Dairesi 2022/13 E. , 2023/5679 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/862 E., 2020/3137 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 16.11.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 05.03.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilininin 10.12.2011 tarihinde gözaltına alındığını ve 11.12.2011 tarihinde tutuklandığını, 06.07.2012 tarihinde tahliye olduğunu, yapılan yargılama nedeniyle beraatine karar verildiğini, davacının gözaltı ve tutuklanma tarihinden önce Turkuaz Ticaret A.Ş. İle Alfabe İletişim Ltd.Şti'nin pay sahibi olan davacının haksız koruma tedbiri uygulanması dolayısıyla 2011 yılında 28.970.209,87-TL net ciro yapmışken, tutuklanmanın gerçekleştiği 2012 yılında ciro rakamının 9.668.700,58-TL'ye düşmesi sonrası tutukluluğun sona erdiği 2013 yılında tekrar ciro artışı sağlanarak 17.083.226,49-TL tutarın elde edilmesi bağlamında, net zararın mevcudiyeti ile beraber haksız gözaltı ve tutuklamadan ötürü Beylikdüzü Belediye Başkanlığınca verilen ihaleyi ikinci en yüksek teklif veren firmaya bırakılması dolayısıyla da kazanç kaybı gerekçe gösterilip haksız yargılama nedeniyle 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte verilmesini, talep etmiştir. Davacı vekili 28.02.2019 tarihli dilekçesinde maddi tazminat talebini 294.698,34 TL'yükselttiğine dair ıslah dilekçesi sunmuştur. 2.Davalı vekili 21.03.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımı, husumet ve derdestlik itirazlarında bulunarak reddi gerektiğini, davacının zararını ispat edemediğini, talep edilen tazminatın yüksek olduğunu, davanın reddini, talep etmiştir. 3.İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2018/136 Esas, 2019/146 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/862 Esas, 2020/3137 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 03.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini, talep edilmiştir.