IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, mahkemenin taraflar arasında akdedildiği ve geçerli olduğuna hükmettiği Temlik Sözleşmesi’nin, müvekkillerinin iradesi fesata uğratılarak, aldatılarak akdedildiğini, sözleşme bedelinin ödenmemiş olduğunu ve bu miktarca bir ödeme ile 900.000,00 TL bedelli bir alacağın %60’ının devrinin söz konusu olamayacağını ve bu aşırı nispetsizliğin, muvazaanın açık delili olduğunu, kaldı ki, sözleşmede imzası bulunduğu iddia edilen birleşen dava davacısı ...’in, sözleşme tarihinde Alzhemier hastası olduğu ve dava dosyasına sunulan Avukat vekaletnamesini dahi o tarihte vasi sıfatıyla eşinin imzaladığını da gözden kaçırarak, dava konusu sözleşmenin geçerli olduğunu kabul ederek davaların reddine karar verdiğini, alınan iki raporda da davanın haklılığı, davalı ...’ın, İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/208 Esas sayılı dava dosyasına katılarak davada taraf olduğu ve ancak bu davanın gereği yatırılması gereken harç ve masrafları yatırmadığı ve bu şekilde de dava konusu sözleşmenin davalı ...’a yüklediği edimlerin yerine getirilmediği kanaatine varıldığının belirtildiğini, davalıya davaya katılmama hakkı verilse de davalının davaya katıldığını ve halen dosyada davacı sıfatının bulunduğunu, ancak hiç bir harç ve masrafı ödemediğini, sözleşmede, davalının davaya katıldıktan sonra yatırılması gereken harç ve masrafları yatırması ediminin de yer aldığının mahkemece gözden kaçırıldığını, iki raporda da davalının yatırdığı bir harç ödemesine rastlanmadığının belirtildiğini, sözleşmenin davalı ...’a yüklediği edimin sadece davaya katılmak olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davalının İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013 / 208 Esas sayılı dava dosyasına oldukça geç bir tarihte katıldığını, ancak o tarihten itibaren yatırılması gereken tamamlama harcı, bilirkişi ücreti ve bunun gibi giderlerin hiç birini ödemediğini, tüm bu giderlerin müvekkilleri ... ve ... tarafından ödendiğini, davalının edimlerini yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, taraflardan ...’in sözleşme tarihinde akli melekelerinin yerinde olmadığı ve Alzheimer hastası olduğu, bu nedenle de sözleşmede yazan 100.000,00 TL ödemenin yapıldığı iddiasının da gerçek olmadığı ve her türlü delille aksinin ispat edilebileceğini, dava konusu sözleşmenin iptali gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne, dava konusu 19/01/2010 tarihli Temlik Sözleşmesi’nin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, davacı murisi müteveffa ..., ..., ... ve davalı arasında akdedilen 19.01.2010 tarihli Temlik Sözleşmesi ile İstanbul Anadolu 21.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/208 Esas sayılı dava dosyasına (eski Ümraniye 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009 / 636 Esas sayılı dava dosyası) konu hak ve alacakların %60’lık kısmı, dava dosyası gereğince ödenmesi gereken harç ve masraflar ile davacı vekiline ödenecek tüm vekalet ücretlerinin ödenmesi koşuluyla davalı ...’a devredilmek üzere anlaştıklarını, temlik edenlerin iyi niyetinden ve kendisine olan güveninden istifade eden ve bu inanç ve güveni suiistimal eden davalı ...'ın sözleşmede yazılı olan 100.000,00 TL’yi ödemediği gibi, İstanbul Anadolu 21.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/208 Esas sayılı dava dosyası (eski Ümraniye 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/636 Esas sayılı dava dosyası) için yapması gereken ödemeleri de yapmayıp, davaya da katılmayarak dava dosyasının uzun zaman sürüncemede kalmasına sebep olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında ...'ın temlik aldıktan sonra davayı takip edip etmemenin takdirinde olduğu belirtilmiş ise de bunun temlik sözleşmesinin açık hükümlerine aykırı olduğunu, sözleşmeye göre ...'ın sadece davayı takiple değil davaya ilişkin tüm giderlerin ödenmesinden de sorumlu olduğunu, davacılar ve diğer davacılara ait gider masraf ve harçların ... tarafından ödendiğine ilişkin hiçbir delilin dosyaya sunulmadığını, davacıların murisinin temlik sözleşmesini imzaladığında irade sakatlığıyla (bir beyin rahatsızlığı bulunduğu) malul olduğunun kendisince yeni öğrenilmiş bulunduğunu, buna ilişkin delil dosyasını sunacaklarını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan 19/01/2010 tarihli temlik sözleşmesinde 100.000,00 TL bedelin temlik devir eden davacılara ödendiğinin açıkça belirtildiğini, davacı tarafın 100.000,00 TL bedelin ödenmediğine yönelik iddiasını ispat edecek herhangi bir yasal delil sunamadığını, yazılı sözleşmede ödendiği belirtilen 100.000,00 TL'nin ödenmediğini ispat yükü, bunu iddia eden davacı tarafa ait olduğundan, mahkememin bu yöndeki değerlendirmesinin doğru olduğunu, temlik sözleşmesinin feshi için ortaya geçerli bir sebep konulamadığını, İstanbul 21.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/208 esas sayılı dosyasında yapılacak masraflar için bilirkişi tarafından hesaplama yapılmış ise de, bu hesaplamanın ihtimal üzerine yapılmış olduğunu, dava derdest olduğundan, masrafların ancak yargılama sonuçlandığında ortaya çıkacak olduğunu, bu nedenlerle, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.