IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.12.2014 tarihli ve 2013/14083 Esas, 2014/18802 Karar sayılı ilamı ile;
"...
Tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötüniyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir (İİK md 282).Madde metninden de anlaşıldığı gibi davalı borçlu ile hukuki muvamekde bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Somut olayda taşınmazı ilk olarak borçludan satın alan ve davalı ...’a devir eden ... davada taraf değildir. Taraf teşkili dava şartlarından olup taraf teşkili sağlanmadan davaya devam olunamaz. Bu nedenle adı geçen kişinin davaya dahil edilmesi, bildirdiği takdirde delilleri toplanarak hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi yerine taraf teşkili sağlanmadan davaya devam ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.02.2016 tarihli ve 2015/182 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın satışının muvazaalı olduğu hususunun kanıtlanamadığı, dava konusu taşınmazın dava dışı ... tarafından diğer davalı ...'a 19.06.2008 tarihinde satıldığı, davalının banka havalesi ile 100.000,00 TL satış bedelini ödediği, konut kredisi çekerek ödeme yaptığı hususununda sunulan ödeme planı ve kredi ödemelerine ilişkin belgelerle kanıtladığı, alınan bilirkişi raporu içeriğine göre satım tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın değerinin 110.000,00 TL olduğu belirtildiğinden satışın piyasa değeri üzerinden gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, dava dışı ... ile davalıların akrabalık ve yakınlığı bulunduğu hususunun da davacı tarafından kanıtlanamadığı, alacaklı bankanın arsa üzerinde kat irtifakı kurularak iki adet bağımsız bölüm oluşturulduktan sonra kalan borç için ipoteğini 2 nolu bağımsız bölüme alacak miktarını karşıladığı için hasretmesi hususunun ise tamamen bankanın yetki ve insiyatifiyle olduğu, davalı ...'ın diğer davalı ...'ın teyzesi olduğu gözönüne alındığında davalı ...'in aynı evde oturuyor olmasının da muvazaa iddiasının kanıtı sayılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin bu defa 03.04.2019 tarihli ve 2016/6946 Esas, 2019/4014 Karar sayılı ilamı ile;
"...
Somut olayda, davacının, davalı borçlunun dava dışı bankadan kullandığı krediye kefil olduğu, davalı borçlunun adına kayıtlı “Muğla ili, Bodrum İlçesi, ....., Mah. ......., mevkkinde 11 ada, 167 parselde kayıtlı arsasını da kredinin teminatı olarak ipotek edildiğini, ancak daha sonradan arsa üzerine kat irtifakı kurulacağından banka tarafından arsa üzerinden ipoteğin kaldırıldığı, 1. kat 2 nolu bağımsız bölüm kaydına ipoteğin işlendiğini ancak dava konusu zemin kat 1 nolu bağımsız bölüm kaydına ipoteğin konulmadığını, davalı borçlu tarafından dava konusu zemin kat 1 nolu bağımsız bölüm ve kaydında ipotek mevcut bulunan 1. kat 2 nolu bağımsız bölümün 01.02.2008 tarihinde dahili davalı 3. kişi ...’a düşük bedel ile devredildiği, davalı 3. kişi ... tarafından da dava konusu gayrımenkulün kısa bir süre sonra davalı borçlunun yiğeni olan ...’a devredildiğinin tespit edildiği, dava dışı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığı ve kaydında ipotek bulunan gayrımenkul ile ilgili ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile İzmir 17. İcra Müdürlüğü’nün 2009/17899 sayılı dosya ile icra takibi yapıldığı, davacı tarafından İzmir 17. İcra Müdürlüğü’nün 2009/17899 sayılı dosyanın temlik alındığı, söz konusu gayrımenkulün de alacağa mahsuben davacı tarafından satın alındığı, dosyadan alınan rehin açığı belgesine istinaden davalı borçlu aleyhine Şişli 7. İcra Müdürlüğü’nün 2011/15821 sayılı dosya ile icra takibi yapıldığı, borçlunun adına kayıtlı mal varlığına da rastlanmadığı, 06.09.2011 tarihinde yapılan menkul haczi sırasında davalı borçlunun dava konusu gayrımenkulde oturduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında dinlenen davalı tanığı ..........,’ın beyanında, davalıların hepsini tanıdığını, davalı ... ile akraba olduğunu, ......,’in söz konusu gayrımenkulleri alma gücü bulunduğunu, davalı ...’in başından beri bu evde oturmaya devam ettiği, belirtilmiştir.
Davalı tanığı ...'ün beyanında ise, “tüm davalıları tanıdığını, davalı ...’in amca oğlu olduğu, söz konusu gayrımenkulleri alacak gücünün olmadığı, ...’in zor durumda olması sebebi ile evde oturmasına izin verildiği” belirtilmiştir.
Dahili davalı ... davaya cevap dilekçesinde, davalıya ait gayrımenkulleri ipotek yükü ile satın aldığını hatta ipotek borcu sebebi ile kredi geri ödemelerini de bankaya kendisinin yaptığını beyan etmiştir.
Davalı ...‘in tanık beyanları ve davalıların kendi beyanlarına göre dava konusu gayrımenkulde başından beri oturduğunun anlaşılmasına, davalı ... ile diğer davalılar arasında kira sözleşmesine ya da kira bedeli ödendiğine dair herhangi bir dekont, makbuz ibraz edilmemesine, davalıların tüm tanıkların davalılar arasındaki ilişkiyi bilip davalıları tanıdıklarının belirlenmesine ve davalı ...'ın davalı ...'i tanıdığının davalı ...’in kendi beyanına göre kredi borcunun kendisi tarafından ödendiğinin iddia edilmesine rağmen dava dışı banka tarafından yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte dava dışı 2 nolu bağımsız bölümün davacı tarafından alacağa mahsuben satın alınmasına dair itiraz da bulunmadığı gibi ihalenin feshi davası da açmadığının anlaşılmasına, dava konusu gayrımenkulü satın aldıktan çok kısa bir süre sonra davalı borçlunun yiğeni olan davalı ...’a devretmesine hususları değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar yeniden bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
D. Mahkemece Yeniden Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;davalı ...‘in tanık beyanları ve davalıların kendi beyanlarına göre dava konusu gayrımenkulde başından beri oturduğu, davalı ... ile diğer davalılar arasında kira sözleşmesine ya da kira bedeli ödendiğine dair herhangi bir dekont, makbuz ibraz edilmediği, davalıların tüm tanıkların davalılar arasındaki ilişkiyi bilip davalıları tanıdıklarının belirlendiği ve davalı ...'ın davalı ...'i tanıdığının davalı ...’in kendi beyanına göre kredi borcunun kendisi tarafından ödendiğinin iddia edilmesine rağmen dava dışı banka tarafından yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte dava dışı 2 nolu bağımsız bölümün davacı tarafından alacağa mahsuben satın alınmasına dair itiraz da bulunmadığı gibi ihalenin feshi davası da açmadığı, dava konusu gayrımenkulü satın aldıktan çok kısa bir süre sonra davalı borçlunun yiğeni olan davalı ...’a devrettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; Muğla İli, Bodrum İlçesi, ......, Mahallesi, ......; Mevkii, 11 ada 167 parsel (yeni 810 ada 60 parsel) Zemin Kat 1/2 arsa paylı bağımsız bölüm 1 numaralı taşınmazın Bodrum Tapu Müdürlüğünce yapılan 19/06/2008 tarih 10405 yevmiye nolu satış işleminin Şişli 7. İcra Müdürlüğü'nün 2011/15821 Esas sayılı icra dosyasındaki takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline ve davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.