V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacı ile ilişkilerinin 07.08.2008 tarihli kule vinç satış sözleşmesinden doğduğunun açıkça belli olduğunu, uyulan bozma ilamında tanık dinlenilmesi gerektiği halde dinlenmediğini, davalı ... hakkında yalan yere yemin suçundan İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/108947 sayılı soruşturma dosyası ile şikayette bulunulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
3. Değerlendirme
Tasarrufun iptali davalarının görülebilmesi için, diğer dava koşullarının yanında tasarrufun iptali istenilen işlemin borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
Bir önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere, somut olayda, dava dayanağı takip dosyasındaki alacağa ilişkin bono 28.04.2013 tarihinde düzenlenmiş, iptali istenilen tasarruf ise 04.11.2009 tarihinde gerçekleşmiştir. Prensip olarak borcun bononun tanzim tarihinde doğduğu bir karine olup borcun daha önceden doğduğu alacaklı tarafından ispatlanması mümkün olduğu, davacı alacaklının, borcun 28.04.2013 tarihinden önce doğduğu yönünde, 07.08.2008 tarihinde düzenlenen alacaklı ve Tera İnşaat Turizm San. ve Tic. AŞ ile imzalanan Kule Vinç satış sözleşmesini, yine anılan şirket tarafından bu sözleşme gereği düzenlenmiş borç ihtiva eden tanzim tarihi olmayan 31.03.2009 vadeli belgeyi sunduğu, dosya içerisindeki kayıtlardan borçlunun 04.11.2009 tarihinde ve sonrasında da Tera İnşaat Turizm San. ve Tic. AŞ yönetiminde yer alan ortağı olduğu, belirtilen belgelerde imzası olmamakla birkte imzaların şirketin diğer temsilcisi borçlunun kardeşi tarafından atıldığı, davacı alacaklının ayrıca borcun bu sözleşmeden doğduğu yönünde tanık dinletmek üzere tanık listesi verdiği ancak bu tanıkların dinlenmediği, öte yandan davalı borçlu, sözleşmelerde imzası olmadığından bu sözleşme gereği borçlu olmadığını savunmuş olmasına rağmen borcun hangi ilişkiden kaynaklandığı yönünde bir açıklamada getirmediği, yapılacak işin mahkemece, gerekirse konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile dava dışı Tera İnşaat Turizm San. ve Tic. AŞ'nin ticari defterlerini inceyelerek böyle bir sözleşme gereği anılan şirketin davacı alacaklıya borcu olup olmadığı araştırılması ve ayrıca davacı alacaklının borç kaynağı vakıaların ispatı yönünde ismini verdiği tanıklarını dinleyerek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra davacı yanın ve dava dışı Tera AŞ nin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, alınan bilirkişi raporunda 15.12.2013 tarihli 206.500,00 TL lık bonoya rastlanmadığı belirtilmiştir. Yine bozma ilamından sonra davacı vekilinin 07.05.2014 tarihli dava dilekçesinde bildirdiği tanıklar ..., ... ve ... 30.04.2019 tarihli oturumda dinlenmiş, yaptıkları açıklamalardan borcun doğum tarihi ile ilgili bilgilerinin olmadığı anlaşılmıştır. Ancak davacı vekili ön inceleme aşaması tamamlanmadan 20.10.2014 tarihli dilekçelerinde borcun tek bir borç olduğu ve nakil alındığı yönünde dinlenmek üzere tanık olarak, , ve ... Beycan isimli kişilerin isimlerini bildirdiği halde mahkemece bu tanıklar dinlenmemiştir.
Öte yandan, re'sen yemin (Hakimin kendiliğinden tarafa yemin teklif etme hakkını hatırlatması) yürürlükten kalkan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 355-362. maddeleri arasında düzenlenmiş iken 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda re'sen yemine hiç yer vermemiş sadece taraf yemini düzenlenmiştir. Nitekim bu husus Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı üzerinde hazırlanan Adalet Komisyonu Raporunda “Dördüncü Kısmın Üçüncü Bölümünde yemin düzenlenmiştir. Tamamlayıcı yemine tasarıda yer verilmemiştir. Takdiri delillerle ispatın mümkün olduğu hâllerde, hâkimin kanaatini yemin ile değil, diğer delillerle tamamlaması kabul edilmiştir. 1086 sayılı Kanunda yer alan yemin formülü, taraf yemini düzenlemesinde, daha laik ... getirilmeye çalışılmıştır.” İfadesi ile hakimin taraflarca sunulan taktiri delillerle bir kanaate varamaması durumunda ispat külfeti kendisine düşen tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatması durumuna yer verilmediğini belirtmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, sadece bir tarafın diğerine yemin teklifini kabul etmiş, hakimin kendiliğinden yemin teklifine izin vermemiştir. Çünkü yemin karşı tarafın vicdanına bırakılan bir durum olup bu riski sadece tarafın alması düşünülmüştür. (Prof. Dr. , Prof., Prof. Dr. Medeni Usul Hukuku Ders Kitabında 442. Sayfa)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi başlıklı 194. maddesinde “Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.” İfadesi ile taraflara hangi vakıayı hangi delil ile ispatlayacağını açıkça gösterme zorunluluğu getirmiştir. Bu kapsamda taraflardan biri iddia ettiği vakıayı yemin delili ile ispat edecekse bunu delil listesinde açıkça göstermedikçe hakimin kendiliğinden o vakıayı ispat için tarafa yemin teklif hakkını hatırlatması yasal olarak mümkün değildir. Ancak taraf iddia ettiği vakıalardan birini yada tüm iddiasını karşı tarafa yemin yöneltmek suretiyle kısacası yemin ile ispat edeceğini dava yada cevap dilekçesi yahut delil listesinde açıkça belirtmiş ise artık hakim o tarafa o vakıanın ispatı için delil listesinde belirtmiş olduğu gibi yemin ile ispatlamak isteyip istemediği hatırlatılmalıdır. Bunun dışında hakim yemin teklifi hatırlatmasında bulunarak davaya müdahale etmemelidir. (..., HMK 'da Re'sen Yemin Sorunu ve Taraf Yemini" makale)
Dava dosyasında ise, mahkeme henüz deliller toplanmadan ve davacı taraf bu konudaki ispatı için yemin deliline dayandığını belirtmeden, 25.11.2021 tarihli oturumda davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmayacağı, dayanacaksa iki hafta içinde yemin metninin sunulması yönünde kesin süre vererek, davacının bundan başka ispat imkanı kalmadığı yönünde, adeta hatalı bir dayatma yoluna gitmiştir. Oysa delil olarak sunulan İstanbul (Anadolu) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/317 Esas sayılı dosyasında, Tera İnşaat AŞ ve ortakları ve vekilinin verdiği 30.10.2017 tarihli cevap dilekçesinde davacı ... ile ilişkilerinin sadece 07.08.2008 tarihli kule vinç alım-satım ilişkisi olduğu, bu ilişkiden doğan borç miktarının 31.03.2009 ödeme tarihli 175.000 Euro olan borcun davacının beyanı gibi yenilendiğini, yenileme sonucu 206.500 Euro olarak sınırlandığını ve sabitlendiğini bu nedenle 175.000 Euro luk borcun sona erdiğini belirtmiştir. Yargılama sonunda Tere AŞ 175.000 Euro asıl borca itiraz etmediği gerekçesi ile bu miktar oranında borçtan sorumlu tutulmuştur. İstanbul (Anadolu) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/317 Esas sayılı davanın davalıları farklı olmakla birlikte, yargılama konusu bu dava ile ilgili borç ilişkisi olduğundan, davacı lehine kuvvetli delil niteliğindedir.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alındığında, öncelikle Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, davacının bildirdiği tanıklar dinlenmeyerek bozma ilamı gereği yerine getirilmeden ve usule aykırı olarak yemin delili uygulamaya konularak, gerekçeye esas alınması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece, davacı vekilinin süresinde bildirdiği tanıkların dinlenerek ve İstanbul (Anadolu) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/317 Esas sayılı dosyasındaki açıklama ve delillerde dikkate alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.