Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2022/1435 · K. 2024/303
1. Hukuk Dairesi 2022/1435 E. , 2024/303 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1580 E., 2021/1664 K. DAVA TARİHİ : ... HÜKÜM/KARAR : Ret / Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulu Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/344 E., 2020/493 K. Taraflar arasındaki Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ada 56 parsel sayılı taşınmazın Kulu Kadastro Mahkemesinin 2009/4 esas 2011/13 sayılı kararı ile davalı adına tescil edildiğini, bu tescil işleminin yolsuz olduğunu, ... bu yerin evveliyatının dayısı yani müvekkili ...'ın malik sıfatıyla zilyetliğinde iken ...'ın bu yeri kendisine bağışladığını beyanla kadastro mahkemesine başvurduğunu, olaya yeterince vakıf olmayan şahit ve bilirkişilerin iradesini fesada uğrattığını ileri sürerek 302 ada 56 parselin tapusunun iptali ile ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ispat yükünün davacıda olduğunu, tapunun dayanağı olan mahkeme dosyasının içeriğinden anlaşılacağı gibi davacı tarafından 1975-1976 yıllarında köy boşluğu olan yere ev ve ahır inşa edildiği, taşınmazın 1992 yılında müvekkiline hibe edildiği ve o tarihten beri nisasız fasılasız malik sıfatıyla müvekkili tarafından kullanıldığını, tapusuz yerlerin devri herhangi bir şekil şartına tabi olmadığından ve zilyetliğin devri yeterli olduğundan taşınmazın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu belirtip hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini istemiştir.