İçtihatYargıtay7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2022/14515 · K. 2023/8482
- Esas No
- 2022/14515
- Karar No
- 2023/8482
- Karar Tarihi
- 17.10.2023
Karar Metni
7. Ceza Dairesi 2022/14515 E. , 2023/8482 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/112 E., 2022/741 K.
ŞİKÂYETÇİ : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekili, Gümrük İdaresi vekili,
sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Gümrük İdaresi vekilinin temyizine ilişkin olarak; atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyiz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmıştır.
Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyizine ilişkin olarak; davaya katılmasına karar verilmesine rağmen 28.04.2016 tarihli dilekçe ile "kurumun katılma imkanı bulunmayıp 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'u (5607 sayılı Kanun) gereği davaya katılması için Gümrük İdaresine bildirimde bulunulması" nedenleriyle katılma talebinden vazgeçen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz isteğine ilişkin olarak; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden:
Atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyiz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmıştır.
B. Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden:
Davaya katılmasına karar verilmesine rağmen 28.04.2016 tarihli dilekçe ile "kurumun katılma imkanı bulunmayıp 5607 sayılı Kanun gereği davaya katılması için Gümrük İdaresine bildirimde bulunulması" nedenleriyle katılma talebinden vazgeçen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 25.02.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
II. KARAR
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden:
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden:
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 17.10.2023 tarihinde karar verildi.