III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyizin kapsamına göre İlk Derece Mahkemesinin bozma üzerine kabulünün;
" Maktulün olay tarihinden önce müteahhitlik yaptığı, sanığın taşeron firma sorumlusu olarak çalıştığı, 2019 yılı içerisinde sanık ile ...'da tanıştıkları, maktul ile sanığın 2019 yılı Mart ayında ...'e geldikleri, sanığın taşeron firma yetkilisi olarak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne ait Yenikent Kapalı Olimpik Yüzme Havuzu ihalesini aldığı, maktulün sanığın müteahhitliğini yaptığı, maktul ile sanığın .....,Mahallesi ....., Sokak No:69/17 sayılı adreste birlikte ikamet ettikleri, her ikisinin yalnız yaşadığı, evde başkaca kimsenin bulunmadığı, maktul ile sanık arasında olimpik yüzme havuzunun yapım sürecinde alacak verecek ilişkisi bulunduğu, sanığın olay tarihinde akşam saatlerinde 3 adet bira alarak ikametine geldiği, ikametinin mutfağında biraları içtiği, saat 22:00 sıralarında maktulün ikamete geldiği, maktulün ikametinin mutfağına geldiği, sanık ile maktulün alacak verecek ilişkisi konusunda tartışmaya başladığı, maktulün sanıktan havuzcunun parasını ödemesini, 250.000 TL açık olduğunu söyleyerek para istediği, sanığın parası bulunmadığını söylediği, maktulün sanık ile bu konuda sözlü tartıştığı, tehdit ve hakaret içerikli sözler söylediği, maktulün mutfaktaki masada ayağa kalkarak mutfakta masada bulunan bira şişesini eline aldığı, sanığın da kahve renkli bira şişesini eline aldığı, maktul ve sanığın bira şişesini kırarak saldırıda kullanmaya elverişli hale getirdikleri, maktul ile sanığın ikametinini mutfağında bir süre boğuştukları, sanığın elindeki kahve renkli kırık bira şişesi ile maktulün kafasına çok sayıda vurarak maktulü silahtan sayılan kırık bira şişesi ile kafa bölgesinden yaraladığı, maktulünde elindeki bira şişesini sanığın kafasına vurarak sanığı kafasından yaraladığı, sanığın mutfaktan çıkarak hole geçtiği, buradan ikametin holle bitişik yatak odasına kaçtığı, maktulün elinde bulunan saldırıya elverişli hale getirdiği bira şişesi ile sanığı takip ettiği, maktulün sanığa elindeki bira şişesi ile saldırmaya çalıştığı, bu esnada sanığın yatak odasında yorganın içerisinde sakladığı ruhsatsız tabancasını aldığı, mermiyi tabancanın namlusuna verdiği, maktulden uzaklaşmasını istediği, maktulün yatak odasından içeriye girdiği, maktulün kırık bira şişesini sanığın kafasına vurduğu, sanık ve maktulün yatak odasında bir süre boğuştukları, maktulün tabancayı almaya çalıştığı, sanığın maktulün elindeki kırık şişe parçasını almaya çalıştığı, yatak odası kapısının dışına çıkmadan hole girdikleri, sanığın elindeki kırık bira şişesini maktulün kafasına, yüzüne çok sayıda vurarak maktulü kafa, yüz ve ense bölgesinden yaraladığı, sanığın maktulün elinde bulunan tabancayı almaya çalıştığı, tabancayı maktulden aldığı sanığın ikametin holünde elinde bulunan ruhsatsız tabanca ile bir el ateş ettiği, sanığın maktulün kafa bölgesine öldürme kastıyla bir el ateş ederek onu öldürdüğü olayda; sanık ile maktul arasındaki olay anında mutfakta alacak verecek anlaşmazlığından kaynaklanan tartışmanın birbirlerini darp etmeye dönüşmesi akabinde sanığın mutfağın yanında bulunan ana kapı yerine silahının bulunduğu yatak odasına yönelmiş olması, olayın niteliği, olayın başlangıcı, gelişimi ve sonucu, sanığın öldürme
olayında kullandığı silahın öldürmeye elverişli olması, olay sırasında sanık ile maktul arasındaki mesafe ve maktulün baş bölgesine doğru yapılan atış nazara alındığında sanığın öldürme kastıyla maktule ateş edip Kasten öldürdüğü ve bu suretle üzerine atılı sanığın üzerine atılı kasten öldürme suçunu işlediği sabit görülmüştür. 08/10/2020 tarihli otopsi raporunda: Maktulün ölümüne şahsın vücudunda kafa bölgesinde ense sol saçlı deri sınırından giren sağ temperol bölgeden (sağ kulak kepçesi arka orta) çıkan bir adet ateşli silah mermi çekirdeği yarası tespit edildiği, Elbisesiz bölge saçlı deriye isabet eden ateşli silah giriş yarası cilt bulgularına göre atışın yakın atış mesafesi dahilinde yapıldığı, ölümün kafa içine nafiz ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası kırıklarının eşlik ettiği beyin doku harabiyeti ve beyin kanaması sonucu meydana geldiği, ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması dışında kafa, saçlı deri, yüz, ense bölgesi ve el bölgesinde tespit edilen yüzeysel cilt, cilt altı kesilerin öldürücü nitelikte olmadığı tespit olunmuştur.
Haksız tahrik bakımından değerlendirme; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021/12695 Esas, 2022/1899 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, olayda; maktulden sanığa yansıyan küfür, hakaret ve dosyada bulunan sanığa ait 08/10/2020 tarihli ... Şehir Hastanesinin raporuna göre; frontalde 2 adet 4 cmlik kesi, multiple milimetrik abrozyonlar, sol el 5. Parmak lateralde 3 cm kesi, sağ el 2. Parmakta 2 cm abrozyon, sağ ön kolda 3 cm abrozyon, sol el 5. parmak lateralinde 3 cm kesi, sağ el 2. Parmakta yan yüzde 2 cm abrozyon olacak ve basit tıbbî müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı sabit olduğundan sanığın kasten öldürme eylemini maktulden kaynaklanan haksız tahrik altında işlediği kanaatine varılarak TCK'nın 29. maddesine göre makul oranda indirim yapılarak sanığın cezası 15 yıl hapis cezası olarak tayin edildiği,
Meşru Savunma Bakımından Değerlendirme; TCK'nın 25/1. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa "Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez" şeklinde daha geniş bir hükme yer verilmiştir. Sanık savunması, olayın oluş şekli ve neticede sanığın saldırı ile orantısız biçimde yatak odasındaki silahını alarak maktulle kavga etmeye devam etmesi nedeniyle orantılılık ilkesinin ihlal edilmiş olduğundan, tanık anlatımları, otopsi raporu sanığın BTM ile giderilebilir nitelikteki yaralanması ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında TCK'nın 25. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa koşullarının oluşmadığı "tespitinin yapıldığı,
Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Bakımından Değerlendirme; 5237 sayılı Kanun'un sınırın aşılmasını düzenleyen 27/2. maddesinde "Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez" denilmek suretiyle, uygulama alanı meşru müdafaa ile sınırlandırılmıştır. Bu durumda kişinin maruz kaldığı saldırı nedeniyle içerisine düştüğü korku, telaş ve şaşkınlık dolayısıyla davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ortadan kalkması söz konusu olacağından, meşru müdafaada sınırın aşılmasından dolayı kusurlu sayılamayacağı kabul edilir. Dolayısıyla burada belirleyici olan, maruz kalınan saldırının kişiyi içerisine düşürdüğü psikolojik durumdur. Zira kişi, sırf maruz kaldığı saldırının etkisi altında, "heyecan, korku ve paniğe" kapılarak meşru müdafaa sınırlarını aştığında bu maddeden yararlanabilecek, buna karşın; sırf saldırının etkisiyle değil de, saldırıdan kaynaklanmış olsa dahi öfke ve gazap gibi nedenlerle sınırı aştığında ise aynı korumadan faydalanamayacaktır. Olayımızda sanık ve maktul karşılıklı olarak tartıştıktan sonra birbirlerini darp ettiği, maktulün sanığa hakaret ve tehditlerde bulunmasıyla sanığın maktulün kendisine yönelik darp, hakaret ve tehditlerine karşı öfkeyle yatak odasındaki silahını almış olduğu anlaşıldığından
olayda sırf saldırının etkisinden kaynaklanarak eylemini gerçekleştirmediği saldırıdan kaynaklı öfke ile gerçekleştirdiğinden, otopsi raporu, sanığın BTM ile giderilebilir nitelikteki yaralanması ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında TCK'nın 27/2. maddesinde düzenlenen meşru müdafaada sınırın aşılmasının koşullarının oluşmadığı" tespitinin yapıldığı,
Suç Vasfı Bakımından Değerlendirme; sanığın eyleminin TCK'nın 87/4. maddesinde düzenlenen kastı aşmak suretiyle öldürme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürülmüş ise de; sanık ile maktulün olayın başlangıcında kırık cam şisesi ile birbirlerini darp ettikten sonra sanığın yatak odasında bulunan öldürmeye elverişli silahına yönelmiş olması sanığın kastının yaralama olmadığından, olay sırasında sanık ile maktul arasındaki mesafe ve maktulün baş bölgesine doğru yapılan atış nazara alındığında sanığın öldürme kastıyla maktule ateş etmesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında TCK'nın 87/4. maddesinde düzenlenen kastı aşmak suretiyle öldürme suçunun kapsamında kalmadığının" tespitinin yapıldığı ,
Şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalarda öldürme kastının bulunmadığı şeklinde savunma yaptığı tespit edilmiştir.
3. Sanığa ait ... Şehir Hastanesince tanzim olunan 08.10.2020 tarihli; "frontalde 2 adet 4 cmlik kesi, multiple milimetrik abrozyonlar, sol el 5. parmak lateralde 3 cm kesi, sağ el 2. parmakta 2 cm abrozyon, sağ ön kolda 3 cm abrozyon, sol el 5. parmak lateralinde 3 cm kesi, sağ el 2. parmakta yan yüzde 2 cm abrozyon olacak ve basit tıbbî müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı"
Görüşünü içeren adlî rapor dava dosyasına alınmıştır.
4. Mahkemece, Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.