İçtihatYargıtay1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2022/15232 · K. 2023/6310
- Esas No
- 2022/15232
- Karar No
- 2023/6310
- Karar Tarihi
- 18.10.2023
Karar Metni
1. Ceza Dairesi 2022/15232 E. , 2023/6310 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1739 E., 2022/1967 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzelterek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2021/259 Esas, 2022/121 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 31 ... maddesinin ikinci fıkrası ve son cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/1739 Esas, 2022/1967 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca düzelterek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, alınan raporların yetersiz olduğuna, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğinden bahisle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay günü öncesi itibariyle ... ili Haymana ilçesinde ikamet eden maktul ile sanık ve suça sürüklenen çocuğun aynı yerde yaşıyor olmaları nedeniyle arkadaş ortamından tanışıklıklarının bulunduğu, olay günü akşam saatlerinde ilçe merkezinde bulunan atari salonunda maktul, sanık ve suça sürüklenen çocuk ile bir kısım arkadaşlarının buluştuğu, atari salonundan sonra tarafların saat 21.00 civarında ... isimli beldeye gittikleri, bir süre buradaki bilardo salonunda vakit geçirdikten sonra 21.30-22.00 sıralarında ilçeye geri döndükleri, evlere dağılmak üzere araçtan indikleri ancak sanık ...'in eve gitmeyip suça sürüklenen çocuk ... ve maktul ...'a abisi ...'ın evinde çay içebileceklerini söylediği, bunun üzerine birlikte araçtan indikleri yere yakın olan sanığın abisinin evine yöneldikleri, ancak sonrasında sanık ...'in abisinin evinin müsait olmadığını söylemesi üzerine sanık, suça sürüklenen çocuk ve maktulün yürümeye devam ettikleri, Yılaneseri mevkiinde bulunan kuyunun olduğu yere geldiklerinde sanık ...'in maktule yumruk atmaya başladığı, devamında vurmaya devam ettiği ve maktulün yere düştüğü, suça sürüklenen çocuğun sanığı engellemeye çalıştığı ancak sanığın suça sürüklenen çocuğu ittirdiği, maktul yerde olduğu halde sanık ...'in maktulün boğazını sıkmaya başladığı, sanığın maktulün boğazını sıktığı esnada suça sürüklenen çocuk ...'tan maktulün ayaklarını tutmasını istediği, suça sürüklenen çocuk ...'ın ...'un ayaklarını tuttuğu halde sanığın bir süre bu şekilde boğazını sıkmak suretiyle maktulü öldürdüğü, maktulün öldüğünü anlaması üzerine üzerindeki kıyafetleri çıkartarak maktulü olay yerinin yakınında bulunan kuyuya sürükleyerek attığı, maktule ait olan kıyafetleri ise olay yeri mevkiinde bulunan dere kenarında yaktığı anlaşılmıştır.
2.Sanık ... üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiş, suça sürüklenen çocuk atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
4.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda işlediği (Çocuğu veya Beden veya Ruh Bakımından Kendini Savunamayacak Kişiyi Öldürme) fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu bildirilmiştir.
5.Olay yeri inceleme raporu, DNA inceleme raporu, Ahşa raporu, tutanakların dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın suça sürüklenen çocuğa yönelik atfı cürüm niteliğindeki savunmasının suça sürüklenen çocuğun savunmasından üstün tutularak itibar edilmesi mümkün görülmediğinden mevcut delil durumu itibariyle suça sürüklenen çocuğun sübuta eren eyleminin, öldürme eylemi sırasında sanığın yanında bulunarak destek ve cesaret vermekten ibaret olduğunun kabulüyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yardım eden olarak yüklenen suçtan cezalandırılmasına ilişkin hükümde gerekçedeki tutarsızlık dışında isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık ...'in maktulün yaklaşık 10 dakika boğazını sıkmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiği, suça sürüklenen çocuğun 04.11.2020 tarihinde müdafii eşliğinde yaptığı "bana buluştuğumuzda önce ...' u döveceğini, Yılan Hisarı'na doğru gittiğimiz esnada ise öldüreceğini söyledi" şeklindeki savunması ile sanığın maktulü öldüreceğinden haberdar olduğunun anlaşıldığı, olay yerine giderken ve olay sırasında suça sürüklenen çocuğun maktulü öldüreceğini bilmesine rağmen sanık ...'in yanında bulunarak destek ve cesaret verdiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylem bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafii ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/1739 Esas, 2022/1967 Karar sayılı kararında sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlıolarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Sanık ... hakkında hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta kaldığı süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Maktul ...'ın Aralık 2006 tarihinde kaybolması ve yapılan soruşturmadan herhangi bir delil elde edilememesi, üzerinden 14 yıl geçtikten sonra olay tarihinde 13 yaşında olan sanık ... ... Cumhuriyet Başsavcılığında başka bir nedenle bulunurken olayla ilgili verdiği ifadesinde; maktulün sanık ... ve kendisi ile birlikte Yılan Eseri mevkiine gittiklerini, orada sanık ...'in maktule çelme takarak yere düşürdüğünü ve boğazını sıkarak öldürdüğünü kendisinin kolundan tutarak sanığa engel olmaya çalıştığını, ancak sanığın ittirerek kendisini uzaklaştırdığını, sanık daha önceden uyuşturucu madde kullandığı için sanık ...'ten korktuğunu, bu nedenle ona engel olamadığını, daha sonra maktulün öldüğünün anlaşılması üzerine ... ile beraber orada bulunan bir kuyuya attıklarını, sanığın kimseye bir şey söylersen seni de öldürürüm şeklindeki tehditi üzerine ...'in uyuşturucu madde kullandığını bildiği için korkarak daha önce kimselere bir şey anlatamadığını, ancak şu anda gerçekleri anlattığını beyan etmiştir. Sanık ...'ın savunmaları üzerine yapılan yer gösterme işleminde gösterdiği yerdeki kuyudan bulunan kemik parçalarının maktule ait olduğu anlaşılmıştır.
Sanık ..., hakkında çıkartılan yakalama emri üzerine yakalanıp savcılıkta verdiği ilk ifadesinde; Maktulü abimin evinde çay içelim diyerek götürdüğünü, abisinin evine doğru giderken yanında sanık ...'ın da olduğunu, yolda giderken kendisinin maktule niçin abimin evinden çay çaldın diyerek kızıp seni döverim dediğini, bu arada kuyuların bulunduğu bölgeye gelmiş olduklarını, kendisinin maktulü ittirerek yere düşürdüğünü, yere düşen ...'un "beni öldürme" demesi üzerine öldürme fikrinin o anda kendisinde geliştiğini ve maktulün boğazını sıkmaya başladığını, kendi talebi üzerine ...'ın da yerde yatan ...’un ayaklarından tuttuğunu, kendisinin ...'ı tehdit etmediğini ve aldıkları ortak karar gereği bu olayı kimseye söylemediklerini savunmuştur.
Yerel mahkemece sanık hakkında müsnet suçu asli fail olarak işlediği ve SSÇ hakkında da müsnet suça yardım eden olarak katıldığı kabul edilmiştir, yerel mahkemenin bu kabulü hem Bam Ceza Dairesi tarafından ve hem de Dairemiz çoğunluğu tarafından uygun bulunarak her iki sanık hakkındaki karar onaylanmıştır.
Dosya kapsamına göre SSÇ'nin olaydan 14 yıl sonra kendiliğinden resmi makamlara gelerek maktulün öldürülmesi olayı ile ilgili itirafları, yer göstermesi, sanık ...'in ismini bildirmesi ve sanık ...'in de hakkındaki yakalama emri üzerine yakalandığında Cumhuriyet Savcılığındaki ikrarları karşısında sanık ...'in maktulü asli fail olarak öldürdüğü hususunda hiçbir tereddüt yoktur, ancak bu olayın üzerinden 14 yıl gibi bir süre geçtikten sonra zorlayıcı hiçbir etki olmaksızın sırf vicdani sorumluluk gereği kolluk birimlerine itirafta bulunan ve olayı açığa çıkaran suç tarihinde 13 yaşında olan SSÇ ...'ın savunmalarına itibar etmek yerine suç tarihinde 19 yaşında olup o tarihte uyuşturucu kullandığı UYAP kayıtlarından anlaşılan sanık ...'in ... hakkındaki atfı cürüm sayılabilecek ve hangi nedenle SSÇ'nin beyanlarından daha üstün tutulduğu açıklanmayan beyanlarına itibar edilerek SSÇ ...'ın mahkûmiyetine karar verilmesi tarafımızdan dosya kapsamı, delil durumu ve hayatın olağan kurallarına uygun bulunmamış olup bu haliyle SSÇ ...'ın beyanlarına itibar olunarak şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müsnet kasten adam öldürme suçuna katılmayıp eyleminin suç delillerini gizleme suçunu oluşturacağı, müsnet kasten adam öldürme suçundan delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle Dairemizin SSÇ ... yönünden verdiği onama kararına muhalifiz. Şöyle ki;
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde asli fail ...'in 2006 yılında gerçekleştirdiği öldürme eylemini 14 yıl sonra SSÇ ...'ın itirafı ve ihbarıyla ortaya çıktığı sanık ...'in bu suçun ortaya çıkmasında hiçbir dahlinin bulunmadığı ve kendisini SSÇ ...'ın ihbar ettiğini öğrendiği için onu da bu suça kattığı, dosya kapsamındaki SSÇ ... beyanlarından anlaşılmaktadır. SSÇ ..., olayı ortaya çıkaran cesedin yerini gösteren kişidir. Sanık ... ise maktulü öldürdüğünü hakkında çıkarılan yakalama emri üzerine yakalanınca suçunu inkar edememiş ve maktulü yere düşürmeden önce onu öldürme iradesinin olmadığını, yere düşen maktulün “beni öldürme” demesi üzerine öldürme iradesiyle onu boğduğunu, bu sırada SSÇ ...'ın da kendisine maktulün ayaklarını tutmak suretiyle yardımcı olduğunu anlatmıştır.
Olay tarihinde sanık ... 19 maktul ... 14 ve SSÇ ... 13 yaşlarındadırlar. Maktulün öldürüldüğü sırada SSÇ ...’ın sanık ...'e maktulün ayaklarını tutarak yardım edip etmediği hususunda SSÇ ...'ın savunmalarıyla ...'in savunmaları arasında bir çelişki vardır. Dosyada SSÇ ...'ın ve ...'in beyanları dışında hiçbir delil yoktur, ... kendisinin yakalanmasına ve ceza almasına neden olan ...’a husumeti olduğu sabit olduğu halde dosyayı açıklığa kavuşturan SSÇ ...’a değil de olayı gizleyen ... beyanına itibar edilmesi şüpheden sanık yararlanır ilkesine açık aykırılık oluşturmaktadır. Kaldı ki sanık maktulden 5 yaş ve SSÇ ...’tan 6 yaş büyüktür, yere düşen maktulün üstüne çıkarak boğması esnasında yaşları dikkate alındığında sanığın SSÇ' nin yardımına ihtiyaç duyduğu da söylenemez, böyle olduğu halde SSÇ ...’ın sanık ...'e yardım ettiğinin kabulü dosya kapsamına uygun olmayıp varsayıma dayalı bir kanaattir.
Dosya sanıklarının beyanları arasında çelişki var ise hangisine üstünlük tanınacağı her bir sanığın savunmasının dosya kapsamına ve hayatın olay akışına uygun olup olmadığına bakılarak ve yine sanıklar arasında husumet bulunup bulunmadığı da göz önüne almak suretiyle karara bağlanmalıdır, sanık ... olaydan 14 yıl sonra SSÇ ...'ın itirafları üzerine adam öldürme suçundan yakalanınca SSÇ ... aleyhine "kendisi de maktulün ayaklarını tutarak bana yardım etti" şeklinde ...’ı suçlaması SSÇ ...’ın ceza almasını sağlamak için sanık ...’ten beklenilebilecek hayatın olağan akışına uygun bir ifadedir. SSÇ ...'ın sanık ...’e müdahale ettim, ancak beni ittirdi engel olamadım, ben ...’in uyuşturucu kullandığını bildiğim için sanıktan korktum, bu nedenle engel olamadım korktuğum ve beni ölümle tehdit ettiği için bu yıla kadar da ihbar edemedim savunmaları da yine sanık ...'in SSÇ’ den 6 yaş büyük olduğuna dair nüfus kayıtları, dosyaya göre uyuşturucu kullandığına dair UYAP kayıtları ile desteklenmektedir.
Tüm deliller ve dosya kapsamına göre SSÇ' nin savunması yerine SSÇ ile husumeti olduğunda tereddüt olmayan sanık ...'in hiçbir delille desteklenmeyen atfı cürüm mahiyetindeki savunmasına itibar edilmesi doğru değildir. SSÇ'nin kasten adam öldürme suçundan beraati gerekir iken Bam Ceza Dairesinin mahkûmiyet kararını onaylayan Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifiz.