Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2022/15497 · K. 2023/2699
10. Ceza Dairesi 2022/15497 E. , 2023/2699 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2018/777 Esas, 2019/664 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 ve 58 inci maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.09.2020 tarihli ve 2020/1729 Esas, 2020/1136 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Anılan kararın sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.06.2022 tarihli ve 2020/20473 Esas, 2022/7252 Karar sayılı kararı ile; ''5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Bölge Adliye Mahkemesinin "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, "sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulandığı dava dosyasında Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı değerlendirilmekle, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına," karar verilebilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,'' hususu hukuka aykırı görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/2246 Esas, 2022/1674 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.