IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde avans faizi talep edildiğini, kazaya karışan araç ticari nitelikte taksi olduğundan avans faizi uygulanması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; kurumla sözleşmesi olmayan sağlık hizmeti sunucularınca trafik kazalarına bağlı olarak oluşan sağlık hizmeti giderleri SUT hüküm ve esaslarına göre manuel olarak değerlendirilip ödeneceğini, gerek mülga 506 sayılı ve gerekse halen yürürlükte olan 5510 sayılı Yasalara göre acil hallerde sağlanan tedavi bedellerinin kurumdan sağlık yardımı almayı hak eden kişilere ödeneceği, mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın karar verildiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; görevsizlik itirazları dikkate alınmayarak karar verildiğini, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davacının alkollü ve aşırı süratli olduğu dikkate almaksızın müvekkiline ağır kusur yüklenildiğini, olay yerinde keşif ve kusur incelemesi yapılmadığını, davacının kaza öncesi yapmakta olduğunu söylediği iş ile ilgili şüphelerin giderilmediğini, bu konudaki itirazlarının dinlenilmediğini, sigorta kayıtlarından davacının asgari ücretle çalıştığının net olarak belirlendiğini, davacının sunduğu belgelere göre fahiş hesaplamalar yapıldığını ve yerel mahkeme kararında bilirkişinin 3 seçenekli raporundan en yüksek olanı neden seçmiş olduğu konusunda gerekçelendirme yapılmadığını, davacının sigorta şirketinden aldığı ödemenin hükümde dikkate alınmadığını, davacının 18.04.2019 tarihli celsede ıslah yapacağını bildirdiği halde bir hafta içinde ıslah dilekçesi vermediğini, daha sonra yapılan ıslah dilekçesine itirazlarının değerlendirilmediğini, davaların ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının kabul edilemeyeceğini, 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi ve 6111 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi kapsamında müvekkilinin tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, dava dosyasına ibraz edilen ibraname ile davacının müvekkilini 30.10.2011 tarihli kazaya mütealik her türlü hak, dava ve alacaktan ibra ettiğini, söz konusu ibraname doğrultusunda da davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin SGK tarafından karşılanmayan zorunlu giderler adı altında afaki olarak belirlenen tutardan sorumluluğu bulunmadığını ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının davayı ceza zamanaşımı süresi içinde ıslah etmediğini, ıslah dilekçesine karşı yasal süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunulduğundan ıslah edilen kısmın zamanaşımından reddi gerektiğini, davayı görmeye Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğu halde yerel mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmediğini, davacının kaza esnasında 0.54 promil alkollü olduğunu, bu durumunun kazaya etkisine hiç bir şekilde değinilmediğini, bu durumu gözardı ederek müvekkilinin araç sürücüsüne %85, davacıya ise %15 kusur yüklenildiğini, bu rapora itiraz edilmesi ve İTÜ'den kusur raporu alınması talep edilmesine rağmen yerel mahkemece uzun süre bu konuda bir karar verilmediğini ve 18.04.2019 tarihli celsede ise hiç bir gerekçe göstermeden itirazları reddettiğini, davacının kazadan önce aşçılık yaptığına ilişkin dosyaya aşçılık sertifikası, aşçılık diploması yada herhangi bir belge sunamadığını, SGK'dan gelen kayıtlarda da davacının aşçılık yaptığına ilişkin bir kayıt bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan sigorta dökümlerinden ve kendi imzasını taşıyan maaş bordrolarında ve SGK'dan celbedilen belgelerden davacının asgari ücretle çalıştığının sabit olduğunu, davacının delil listesinde olmamasına rağmen, davacı tarafından celse arasında dosyaya SKK Turizm Yatırım İşletmecilik A.Ş. tarafından düzenlenen davacının aylık gelirinin 2.500,00 TL olduğuna dair bir belge ibraz edildiğini, bu belgenin taraflara tebliğ edilmemiş olduğunu ve itiraz hakkı kullandırılmadığını, mahkemenin Aşçılar Federasyonundan emsal ücret araştırması yaparak buna göre hesaplama yaptırması, yapılan bu fahiş hesaplamaya göre maddi tazminata hükmetmesinin doğru olmadığını, mahkemece davalı vekillerinin muvafakat etmemesine rağmen usule aykırı şekilde kaza ile ilgili bilgi ve görgüsü olmayan davacı tanığı ...'i mahkemede dinlenildiğini, davalı ... şirketi tarafından davacıya yapılan 200.000.00 TL ödemenin hükümde dikkate alınmadığını ve mahsup edilmediğini, davacı vekilinin ıslah talebini içeren dilekçesini 6100 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinde belirtilen bir haftalık sürede içerisinde vermediğini, bu nedenle davacının davasının ıslah edilmemiş sayılması gerekirken, yerel mahkemece ıslah edilmiş haliyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan tazminatların tahsili için İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/9766 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi nedeni ile davalı ... tarafından 1.350.000 TL ödeme yapılarak davalı ... vekili ile davacı vekilinin sulh olduğu ve bu suretle dava konusu olan ve hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatların yapılan bu ödeme ile karşılandığı ve davanın konusuz kaldığı, bu nedenle taraf vekillerinin esasa ilişkin istinaf taleplerinin incelenmediği, 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 maddeleri gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, SGK Başkanlığının istinaf istemi yönünden hükmedilen miktarın istinaf kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle istinaf dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusu konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... vekilinin istinaf başvurunun feragat nedeniyle, davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibarıyla reddine karar verilmiştir.