V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; aynı taşınmaza ilişkin bedelsiz terk nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında emsal kararda, taleplerinin kabul edildiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, idari yargının görevli olduğunu, davacı vekili tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde taşınmazın fiilen kullanımının engellendiği konusunda açılan davada, başvurunun kabul edilmezliğine karar verildiğini, taşınmazın imarda “özel spor alanı” olduğundan sorumluluğun Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ait olduğunu, taşınmazda fiili müdahalelerinin olmadığını, fen raporuna göre taşınmaz üzerinde sadece ağaçların bulunduğunu, m² bedelinin yüksek hesaplandığını, maktu vekâlet ve harca hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacının sadece 27793 ada 7 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğu gözetilerek, işbu taşınmazdaki payına ilişkin olarak, taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde, aynı bölgeden Dairemize intikâl eden paydaş dosyaları dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu 7 parsel sayılı taşınmazın diğer 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazlarla birlikte ... Vadisini oluşturduğu, taşınmaza bitişik 27793 ada 6 parselde spor, rekreasyon ve yürüyüş yolları ile otopark alanlarında inşaatının devam ettiği, dava konusu 7 parselde de yerleşim yeri iken, üzerinin boşaltıldığı, şev düzenleme çalışmalarına başlanıldığı, ulaşım yollarının beton bloklarla kapatıldığı, hafriyat döküldüğü, 50-100 metre yakınına kadar ağaçların dikilerek ortak projenin bir parçası hâline getirilmek suretiyle taşınmaza, imar planında özel spor alanı olarak ayrılmasına rağmen davalı idare tarafından ... Vadisi Rekreasyon Alanı Yapım İşi kapsamında fiilen el atılmış olduğu anlaşılmaktadır.
4. Davacının taşınmazda hissesinin bulunduğu, bu hissesinin iptaline ilişkin açılmış bir davanın, dosya kapsamına göre bulunmadığı, davacının hissedar olması nedeniyle payının karşılığına hükmedilmesi doğru olduğu gibi, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı idare aleyhine nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.