V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, davalıya sigortalı aracı ...’nun kullanmadığı, davacı ...’ın kullandığının belirtildiği, ancak ...’a ait soyut beyan haricinde bu hususta başkaca bir delil olmamasına rağmen karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin hatalı olduğunu, trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde davalıya sigortalı aracın sürücüsünün ... olduğu, aynı araçta yolcu konumunda olan davacı ...’ın ise yaralandığının tespit edildiğini, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/48587 Soruşturma sayılı dosyasında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair verilen kararda da davacı ...’ın müşteki olduğunu, davalıya sigortalı aracın sürücüsü ...’nun ise şüpheli sıfatının bulunduğunu, kolluk görevlilerince düzenlenen 16.08.2020 tarihli tutanakta da, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün ... olduğu, yolcu konumunda bulunan davacı ...’ın yaralandığı ve 112 vasıtası ile Adana Şehir Hastanesine sevk edildiğinin tespit edildiğini, söz konusu belgelere göre başvurunun kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Dava dilekçesinde davacı vekili, 16.08.2020 tarihinde davacı ...’ın yolcu konumunda bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otomobilin dava dışı sürücü ...’nun sevk ve idaresinde iken, yolun sağında park halinde olan çekiciye çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur.
Kaza tarihinde kolluk görevlilerince düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında, dava dışı sürücü ...’nun sevk ve idaresindeki davalıya sigortalı otomobilin yolun sağında park halinde olan çekiciye çarptığı, aynı tutanakta davacı ...’ın sigortalı araçta yolcu konumunda olduğu ve kazada yaralandığı, sürücü ...’nun kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Davacı ...’ın kaza tarihli kolluk ifadesinde, kaza tarihinde arkadaşı ...’nun sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, dava dışı ...’nun kaza tarihli kolluk ifadesinde de kaza tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu aracı kendisinin kullandığını, davacının kazada sol ayağının kırıldığını belirttiği, davalıya sigortalı aracın çarptığı park halindeki çekicinin şoförü ...’ın kaza tarihli kolluk ifadesinde ise, olay tarihinde ikametinde bulunduğu esnada bir arkadaşının kendisini arayarak park halindeki çekiciye bir aracın çarptığını söylediği, bunun üzerine çekicinin yanına gittiği, kaza yapan aracın şoförünü vatandaşların çıkartmaya çalıştığı, şoförün ayağının kırık olduğu, aracın içerisinde yolcu olarak bulunan diğer şahsın ise ayakta ve görünürde yaralı olmadığı şeklinde beyan bulunduğu anlaşılmıştır.
Kolluk görevlilerince 16.08.2020 kaza tarihinde düzenlenen tutanakta, olay yerinde yapılan araştırmada dava dışı şirkete ait şoförlüğünü ... isimli şahsın yaptığı park halindeki çekici ile ... isimli şahsın kullandığı otomobilin trafik kazası yaptığı, sürücü ... ve yolcu konumunda bulunan davacı ...’ın yaralandığı, 112 vasıtası ile Adana Şehir Hastanesine sevk edildikleri, kazayı gören tanık olmadığı, olay yerini gösterir kamera kayıt sistemine rastlanmadığının belirtildiği, söz konusu tutanakta çekicinin şoförü ... isimli şahsın da imzasının bulunduğu tespit edilmiştir.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/48587 soruşturma sayılı dosyasında park halindeki çekicinin şoförü ... ile davacı ...’ın müşteki sıfatıyla yer aldığı, şüphelinin ise ... olduğu, şüpheli ...’nun kullanımında bulunan davalıya sigortalı aracın müşteki ...’a ait çekiciye çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, müştekilerin şikayetçi olmadığı, bu nedenle şüpheli sürücü ... hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair 28.09.2020 tarihli kararın verildiği görülmektedir.
Dosya kapsamında bulunan kaza tarihli hastane evraklarında davacı ...’ın motorlu araçların çarpışması sonucu yaralandığı, söz konusu evraklarda davacının yolcu olduğu ve kazada ayak kemiğinin kırıldığı, bu nedenle ameliyat yapıldığı yönünde açıklamaların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, kaza sonrasında kolluk görevlilerince düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında davalıya sigortalı aracın sürücüsünün dava dışı ... olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanaklarının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli belgelerden olduğu, dosyadaki diğer belgelerin de sürücünün ... olduğunu doğruladığı, sürücünün davacı olduğuna ilişkin tek iddianın çekicinin sürücüsü ...’ın kolluk ifadesinde yer aldığı, ancak kolluk görevlilerince düzenlenen ve sürücünün ... olduğunun belirtildiği 16.08.2020 kaza tarihli tutanakta da ...’ın imzasının bulunduğunun anlaşılmasına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün dava dışı ... olduğu açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İtiraz Hakem Heyetince, davaya konu trafik kazasında davalıya sigortalı aracın sürücüsünün dava dışı ... olduğu gözetilmek suretiyle işin esasına girilerek dosya kapsamında inceleme yapılması, davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına ilişkin diğer itirazlarının değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, dosyadan el çekilmesine karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bozulması gerekmiştir.