Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/1688 · K. 2023/3956
11. Hukuk Dairesi 2022/1688 E. , 2023/3956 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1254 Esas, 2021/1540 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/593 E., 2017/624 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.06.2023 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Coşkun Oto Alım Satım Tic. Ltd. Şti.'nin müdürlüğünü yaptığını, müvekkilinin şirkete %45 hisse ile 22.07.1992 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ortak olduğunu, şuanki kayıtlara göre davalının %99,9, müvekkilinin ise %0,1 hissesinin göründüğünü, davalı müdürün sahtecilikle alınan 10.04.2007 tarih ve 56 sayılı ortaklar kurulu kararı ile 10.04.2017 tarihine kadar şirket müdürü olarak görevlendirildiğinin anlaşıldığını, davalının sahte ortaklar kurulu kararları ile müdür tayin edilip hakim hissedar haline geldiğini, davalının usulsüz ve sahteciliklerini tespit eden müvekkilinin ortaklar kurulu kararlarının mutlak butlanla yokluğunun tespiti, şirket müdürünün azli, kâr payının ödenmesi, şirketin feshi, rekabet yasağına aykırılık sebebiyle tazminat, şirket müdürünün sorumluluğu, olağan genel kurul kararlarının iptali talepleriyle açtığı davaların devam ettiğini, özel evrakta sahtecilik suçundan açılan ceza davası ile kayyım tayini nedeniyle ortaya çıkan hukuka aykırı ve zararlandırıcı işlemler sebebiyle soruşturmanın da bulunduğunu, işbu davanın konusunun diğer davalardan farkı sebebiyle birleştirme kararı verilmemesi gerektiğini, davalı şirket müdürünün sahte, yanıltıcı belgeler kullanmak suretiyle şirket kârını kayıtlara işlemediğini, şirket mal varlığını şahsının ve yakınlarının zimmetine geçirdiğini, bu yönde şirkete ve dolayısıyla müvekkiline verdiği zararlar sebebiyle sorumluluk davası devam ettiği halde ve şirkete kayyım tayinine rağmen davalı tarafından zararlandırıldığını, davalının hala bu işlemlere devam ettiğini, 21.02.2013 tarihinde açılan davadan sonra gerçekleştirilen işlemlerin işbu davanın konusu edildiğini, davalının şirketin içini boşalttığını, kayyım raporları ile davalının şirketi zararlandırdığının, ticari defter ve kayıtları zararlandırıcı işlemleri saklamak için tekniğine aykırı düzenlediğinin, şirketi iflas noktasına getirdiğinin, kayyım tayinine rağmen pervasızca zararlandırıcı işlemlere devam ettiğinin tespit edildiğini, davalının kayyım tayininden sonra dahi şirketin idaresini bırakmadığını, zararlandırıcı işlemleri ört bas için zaten fiktif defter ve kayıtları kendine göre değiştirmeye devam ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 644 ve 553 üncü maddeleri uyarınca davanın kabulünün gerektiğini, bu hükümler uyarınca davalının müvekkilinin doğrudan zarara uğrattığını, bu sebeple müvekkilinin doğrudan talep hakkının bulunduğunu ileri sürerek davalının 21.02.2013 tarihinden itibaren gerçekleştirdiği hukuka aykırı ve zararlandırıcı işlemler sebebiyle müvekkilinin uğradığı doğrudan zararların bilirkişi marifetiyle hesaplanıp belirlenecek bu tazminat miktarından şimdilik 1.000,00 TL’nin avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.