Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2022/16946 · K. 2023/15991
4. Ceza Dairesi 2022/16946 E. , 2023/15991 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, tehdit Hakaret ve sair tehdit suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası (2 kez), 62 nci maddesinin birinci fıkrası (2 kez), 52 nci maddesinin ikinci fıkrası (2 kez) uyarınca (2 kez) 1.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/614 Esas, 2020/208 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 gün ve 2022/132669 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, miktar yönünden kesin hüküm teşkil etmeyen özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçu yönünden sanık tarafından anılan kararın istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği ... Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2022 tarihli ve 2020/1196 Esas, 2022/682 sayılı ilâmında yer alan "Sanığın psikolojisinin bozuk olduğu ve var olan bu rahatsızlığı nedeniyle ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğü yönündeki katılan beyanları ile ilk derece mahkemesince sanığın tedavisine ilişkin evrakların araştırılmaya başlandıktan sonra gerekçe gösterilmeden bu araştırmadan vazgeçilerek hüküm kurulmuş olması dikkate alındığında, sanığın TCK'nın 32 nci maddesi uyarınca suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini ortadan kaldıran veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmasına yol açan bir akıl hastalığı ve yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda tereddüt oluştuğundan, CMK'nın 74 üncü maddesi gereğince uzman hekimden görüş alınarak gerektiği takdirde hakkında gözlem altına alma kararı verildikten sonra, Adli Tıp Kurumuna sevk edilip rapor alınarak ve sonucuna göre sanığa müdafii tayin edilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." bozma gerekçeleri de nazara alındığında; sanığın suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak nitelikte akıl hastalığı bulunup bulunmadığı hususu araştırılmadan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde, Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 129/1 inci maddesinde yer alan “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2021/466 Esas, 2021/11294 Karar sayılı ilamında "Genel bir tahrik hükmü olan TCK'nın 29 uncu maddesi ise: “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” şeklindeki belirtildiği üzere İncelenen somut olayda, mahkemece hakaret suçundan mahkum edilen sanığın, eylemini haksız tahrik altında işlediğinin kabulüyle, TCK'nın 29/1 inci maddesi uyarınca cezasından 1/4 oranında indirim yapıldığı ve sanığın neticeten 1.620 TL adli para cezasıyla cezalandırıldığı görülmektedir. Ancak yapılan haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK'nın 129 uncu maddesi yerine, aynı Kanun'un genel tahrike dair 29 uncu maddesinin uygulanması, hukuka uygun görülmemiştir." şeklinde belirtildiği üzere, hakaret suçlarına özel tahrik düzenlemesi yapıldığı, somut olayda Mahkemece sanığın söz konusu eylemi katılanın kendisine olan borcunu istemesinden sonra gerçekleştirdiğinden bahisle sanığın eylemi haksız tahrik altında işlediğinin kabul edilmesine rağmen, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesi yerine, aynı Kanun'un 29 uncu maddesinin uygulanmasında, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.