İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2022/1794 · K. 2024/6456
- Esas No
- 2022/1794
- Karar No
- 2024/6456
- Karar Tarihi
- 25.06.2024
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2022/1794 E. , 2024/6456 K.
"İçtihat Metni"
ASIL DAVA MAHKEMESİ : Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/1397 E., 2021/1254 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesi ile; 04.07.2012 tarihinde Samsun'da meydana gelen kuvvetli yağış ve sel neticesinde müvekkili Axa Sigorta A.Ş'ye sigortalı bulunan ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti'nin Canik ilçesindeki ...Alışveriş Merkezindeki mağazasında büyük hasar meydana geldiğini, teminat konusu işyerinin faaliyet gösterdiği ...AVM içinden geçen Derbent Deresinin 03-04 Temmuz 2012 tarihinde meydana gelen aşırı sağanak yağışlar neticesinde debisinin arttığını, dere üzerinde bulunan bentlerin yetersiz olması nedeniyle taşan suların taşan dere yatağı ve çevresinde bulunan cüruflarla birlikte AVM'nin bulunduğu lokasyona aktığı yatağın AVM tarafından ıslah edilmiş olmasına rağmen taşmalara karşıyetersiz önlem alınması nedeniyle tüm su çamur ve cürufun AVM sahasına dağıldığını, işyerinin yaklaşık 1-1,5 metre yüksekliğinde çamur vs ile dolduğunu, iş yerinin kullanılamaz (pert) olduğunu belirterek fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla 60.629 Euro (143.690,00 TL) nin ödeme tarihi olan 13.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Tur. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu sel olayında hasar gören işyerinin bulunduğu alışveriş merkezinin maliki olmayan ve sadece işletmecisi olan davalının zarardan sorumlu olmadığını, sorumluluğun inşaat çalışması yapan ve buna izin veren idareye ait olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... şirketince düzenlenen işyeri sigorta poliçesinin 13.06.2012 tarihli olduğu ve rizikonun 04.07.2012 tarihinde gerçekleştiği, işyeri açma ve çalışma ruhsatının ise 18.12.2012 tarihinde alındığı, davacının işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmayan bir işyeri hakkında poliçe düzenlemek suretiyle yasanın emredici hükümlerine aykırı davrandığı, sigorta sözleşmesinin TTK'nun 1404. maddesi delaletiyle 1452. maddesi gereğince geçersiz olduğu, buna göre davacı ... geçersiz bir sözleşmeye istinaden ödeme yaptığından ve kanuni halefiyete göre ikame ettiği iş bu davada zarar sorumlularından ödediği tutarın rücuen tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir..
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde ; Mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, idari yargıda kurumlar aleyhine açılan davanın bu dava ile sebeplerinin aynı olmadığını, eldeki davanın kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandığını, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından sigortalanan işyerinde oluşan hasar nedeniyle davacının sigortalısına ödediği bedelin, zarardan sorumlu olan davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası , 6122 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 nci maddeleri
3. Değerlendirme
Eldeki davanın dava tarihi (görevsiz mahkemede açıldığı tarih) 04.01.2013 olduğu halde karar başlığında 15.09.2014 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Eldeki dava, görevsiz Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinde (2014/568E, 2016/206K) görülmekte iken Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/283 Esas, 2013/256 karar sayılı dava dosyasının (davacısı AXA Sigorta AŞ, davalısı İdol İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ) da bu dava ile birleştirilmesine karar verilmiş ve Mahkemece asıl dava davalısı ... Turizm ve Yönetim Hizmetleri AŞ ile birleşen dava davalısı İdol İnşaat ve Sanayi Ticaret AŞ hakkında açılan davanın kabulü ile 143.690,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı asıl davanın davalısı ... Turizm ve Yönetim Hizmetleri AŞ ve feri müdahil Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığınca temyiz yoluna başvurulması üzerine, Mahkeme kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.10.2019 tarih ve 2016/6584 E, 2019/9341 K. sayılı ilamı ile davacı ... şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalılardan ...arasında kira sözleşmesi bulunduğu, davacı sigortalısı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu, bu sebeple davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Görevsiz mahkemede verilen kabul kararına karşı birleşen dava (Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/283 Esas 2013/256 karar) davalısı İdol İnşaat ve Sanayi Ticaret AŞ temyiz yoluna başvurmadığından, artık birleşen dava yönünden verilen kabul kararı kesinleşmiş olup eldeki davada İdol İnşaat ve Sanayi Ticaret AŞ'nin, mahkeme karar başlığında davalı olarak belirtilmesi, gerekçe ve hükümde bu davalıyı da kapsayacak şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Eldeki davada mahkemece, davanın TTK'nın 1472. maddesindeki kanuni halefiyete dayandığı, davacının halefiyetinden söz edilebilmesi için geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunmasının ön şart olduğu, davacının sigortaladığı işyerinin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı bulunmayışının 3572 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasındaki emredici düzenlemeye aykırı olduğu, TTK'nın 1404. maddesi yollamasıyla 1452. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğu ve geçersiz sigorta sözleşmesine dayalı olarak ödeme yapan davacının kanuni halefiyeti için şartların oluşmadığı; sigortalısı tarafından davacıya verilmiş bir yazılı temlikname bulunmadığı için de TBK'nın 183 vd. maddeleri gereği, davacının rücu hakkının doğmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Halefiyete dayalı olarak açılan davada davacının, halefi olacağı sigortalısının sahip olduğu talep hakkıyla sınırlı olarak ve o ölçüde hak sahibi olabilmesi; halefi olduğu sigortalısının tazminini talep edebileceği zararlar için tazmin talebinde bulunabilmesi ve onun talep edemeyeceği zararları sigortacının da talep edememesi, kanuni halefiyetin gereğidir. Davacı sigortacının talebi kanuni halefiyet ilkesine dayandığına ve tazmin talebinin sınırını da sigortalısının sahip olduğu haklar belirlediğine göre, herşeyden önce, davacı sigortalısının işyerinde oluşan hasar bedelinin tazminini davalıdan talep edip edemeyeceği üzerinde durulması gereklidir.
Davalı ... Tur. Ltd. Şti. tarafından işletilen AVM'de bulunan sigortalının kullandığı işyerinin, olay tarihindeki aşırı yağışlar sonucu oluşan sel/ su baskını nedeniyle hasar gördüğü sabittir. Yapıyı malikin temsilcisi olarak işleten davalı, bu sıfatı nedeniyle, davacının sigortalısına karşı zarardan sorumludur. Yapı malikinin sorumluluğunun, kusursuz sorumluluk olduğu dikkate alındığında, ancak illiyet bağını kesecek bir sebebin bulunması halinde sorumluluğun ortadan kalkacağı da izahtan uzaktır. AVM yapımının tamamlanmasından sonra ve davaya konu sel/ su baskını olayından önce, yetkili idareler tarafından AVM'ye iskan belgesinin verildiği de dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı sigortalısının kullandığı işyeri için, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı bulunmayışının sigortalı bakımından yaptırımının, ruhsat düzenleninceye kadar işyerinin çalışmasının durdurulması/ kapatılması olduğu mahkemenin de kabulündedir. Anılan ruhsatın bulunup bulunmadığına ilişkin denetim yükümlülüğünün idareye ait olduğu hususu ise, mahkemenin kararına gerekçe yaptığı mevzuatta düzenlenmiştir.
Sigortalı bakımından işyeri açma ruhsatı alınmamış olması, davaya konu edilen sel/ su baskını olayının gerçekleşmesindeki davalının kusurlu/ kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldıracak biçimde illiyet bağına etki eden bir durum olmayıp sigorta sözleşmesinin geçersizliği sonucunu doğurmayacaktır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; işyeri açma çalıştırma ruhsatının bulunup bulunmadığına ilişkin denetim yükümlülüğünün yetkili idarede olduğu ve eksiğin tespiti halindeki tek yaptırımın da işyerinin çalışmasının durdurulması olduğu; yetkili idare tarafından bu yönde herhangi bir işlem yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığı; ruhsat bulunmayışının, davalının kusurlu/ kusursuz sorumluluğunu, ortadan kaldıracak nitelikte illiyet bağına etki eden bir durum olmadığı gözetilerek, davacı sigortacının düzenlediği sigorta poliçesinin geçerli olduğu ve poliçe gereği ödeme yapan davacının sigortalısının haklarına halefiyeti gereği rücu hakkının bulunduğu dikkate alınıp karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Değerlendirme bölümünün 1 ve 2 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.