V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Özden Tur. Yat. A.Ş şirketi vekili ve davalı Enerji Grup Sıvı Doğalgaz A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla maddi ve manevi tazminat tutarlarının az hesaplandığını, her iki tazminat tutarının da kısmen kabulü yerine davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Özden Tur. Yat. A.Ş şirketi vekili, müvekkili şirketin olayda kusurunun bulunmadığı, davacının %9,2 oranındaki sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini,belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı Enerji Grup Sıvı Doğalgaz A.Ş. vekili, müvekkili şirketin olayda kusurunun bulunmadığı,davacının %9,2 oranındaki sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini,belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 56 ncı maddesi, 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine, bozma kararına uymakla taraflar lehine oluşan ve yeniden incelenme imkanı bulunamayan sebeplerle, kanunun açık hükmüne aykırı görülen sebeplere göre; davalı Özden Tur. Yat. A.Ş vekili ile Enerji Grup Sıvı Doğalgaz A.Ş vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Gerek mülga BK’nun 47 nci ve gerekse de olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nun 56 ncı maddesinde hâkimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hâkimin manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
3.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
4.Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, iş kazası olayının özelliğine, sürekli iş göremezlik oranının niteliğine göre,davalı Özden Tur. Yat. A.Ş.'ye ait Diomond Beach Otelde gözleme ustası olarak çalışan 43 yaşındaki sigortalının dava konusu iş kazasında gaz doldurulduğu sırada kaçak nedeniyle etrafın ateş alması sonucu,davacının alev aldığı,yüz ve her iki üst ekstremitede yanık,sol el işaret,yüzük,orta ve küçük parmaklarında hareket kısıtlılığı meydana geldiği,davacının olayda kusursuz olduğunun ve %9,2 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği anlaşılmaktadır.
5. Bu açıklamalar doğrultusunda sigortalının uğradığı iş kazasının meydana gelmesindeki kusur durumu,sürekli iş göremezlik oranı, olayın meydana geliş biçimi, davacıda meydana getirdiği şiddetli elem ve ızdırap kapsamında hüküm altına alınan 10.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın bariz biçimde çok az miktarda olduğu anlaşılmaktadır.
6. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacının iş kazasına uğraması nedeniyle açıklanan sebeplerle duyduğu şiddetli elem ve ızdırabı tazmin ile yeterli hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmetmekten ibarettir.
7. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.