Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2022/2452 · K. 2023/2680
6. Hukuk Dairesi 2022/2452 E. , 2023/2680 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1078 E., 2022/230 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/275 E., 2020/355 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan betonarme işlerinin yapımına ilişkin sözleşmeye göre davacının bir adet 12/10/2016 tarihli hakediş rapor ve 002847 sayılı faturayı tanzim ettiğini, hakedişin 12/10/2016 tarihinde davalı tarafından kabul edilerek 21/10/2016 tarihinde onaylandığını, davacının edimini yerine getirmesine rağmen davalı tarafın fatura tarihinde ödemeyi yapmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, bu sebeple iş bu davayı açtıklarını, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına %20’den az olamamak üzere icra inkar tazminatına yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile dava dışı Tusaş arasında 01/07/2015 tarihinde inşaatlarının yapılması hususunda anahtar teslim olarak anlaşıldığını, bunun üzerine davalı şirketin, davacı şirket ile söz konusu projede kullanılmak üzere muhtelif ürünlerin alımı için anlaştığını, davacı tarafından teslimi gerçekleştirilen işlerin bazılarının ayıplı çıktığını, projede kullanılamadığını, bu durumun davalıyı zor duruda bıraktığını, geçici kabule engel olduğunu, taraflarına düzenlenen fatura bedelinden kesin kabul yapıldıktan sonra ayıplı olarak teslim edilen ürünlerin değeri belirlenerek davacının hakedişinden düşüleceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.