Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/2574 · K. 2023/6798
11. Hukuk Dairesi 2022/2574 E. , 2023/6798 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/540 Esas, 2021/1569 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/379 E., 2019/65 K. Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ev ve kişisel bakım ürünleri alanında faaliyet gösteren müvekkilinin ev, kişisel, bakım kelimelerinin ilk hecelerinden oluşan “...” ibareli marka tescil başvurusuna davalı şirketin “...” ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın kabul edilip müvekkilinin başvurusunun reddine karar verildiğini, ancak işaretler arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek TPMK YİDK kararının iptalini, “...” ibareli markanın müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusuna konu “...” ibareli marka ile diğer davalı şirket adına tescilli “...” ibareli markalar arasında karıştıracak derecede benzerlik bulunduğunu, davacı başvurusundaki “ev” ibaresinin ayırt edicilik sağlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ticaret unvanını da oluşturan “...” markalarının tanınmış olduğunu, “...” markalarına çok benzeyen “...” ibaresinin müvekkili markalarının itibar ve ayırt ediciliğini zedeleyeceğini, davacıya haksız yarar sağlama ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.