Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/2978 · K. 2023/7292
11. Hukuk Dairesi 2022/2978 E. , 2023/7292 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/805 Esas, 2022/122 Karar BİRLEŞEN DAVA : ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/484 E. HÜKÜM : Başvuruların esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/189 E., 2018/451 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali (asıl dava) ve ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz (birleşen dava) davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
1.Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 27.12.2014 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların butlanla malul olduğu gibi kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık sebebiyle iptali gerektiğini ileri sürerek 27.12.2014 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline ve butlanına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı olduğu Makbosan ...A.Ş.'nin 2013 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısının 27.12.2014 tarihinde yapıldığını ve bu toplantıda şirket sermeyesinin 1.500.000,00 TL'den 2.850.000,00 TL'ye artırılmasına karar verildiğini, davalı şirket yönetim kurulunun 13.01.2015 tarihli 3 numaralı kararıyla, artırılan sermayenin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde kalanının ise üçer aylık dönemler halinde altı eşit taksitle ödenmesine karar verildiğini, sözü edilen yönetim kurulu kararının 20.01.2015 tarihinde tescil edilip 04.02.2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, ancak yönetim kurulu kararının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ( 6102 sayılı Kanun) 344 üncü maddesine aykırı olduğunu zira anılan hükümle, nakden taahhüt edilen sermayenin %25'inin tescilden önce ödenmesi gerektiğinin emredici bir şekilde düzenlendiğini, 800 adet hisse senedinin hamiline yazılı olduğunu, hamiline yazılı senet sahipleri toplantıya davet edilmediği gibi hazirun cetvelinde de gösterilmediklerini, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarında, sermaye artırımının nakden yapıldığı belirtilmesine rağmen şirket yönetim kurulu tarafından davalı Kurum'a 6102 sayılı Kanun'un 457 nci maddesine göre tescil için verilen beyanda ve SMMM ... ... tarafından sermaye artırımına ilişkin olarak hazırlanan 2014/3 sayılı raporda, artırılan sermayenin bir kısmının, ortakların şirketten olan alacaklarına mahsuben yapılacağının başka bir deyişle ayni olarak taahhüt edildiğinin belirtildiğini, bunun yanında, yönetim kurulu beyanıyla, artırılan sermeyenin 759.375,00 TL'sinin ortakların şirketten olan alacağından karşılanacağı belirtilmişken 2014/3 sayılı raporda, 1.096.875,00 TL'sinin ortakların şirketten olan alacağından karşılanacağının belirtildiğini, beyanla rapor arasında çelişki bulunduğu gibi gelinen noktada artırılan sermayenin ne kadarlık tutarının ortakların şirketten olan alacağından karşılanacağının belirsiz olduğunu, şirketin mali müşaviri olan ... ...'un 6102 sayılı Kanun'un 400 üncü maddesine göre denetçi olamayacak kişilerden olduğunu, adı geçen tarafından hazırlanan raporda, ortaklarının şirketten olan alacağının ... bir alacak olup olmadığının da dayanaklarıyla birlikte açıkça gösterilmediğini, şirketin ortaklarına 1.096.875,00 TL tutarında borcu olmayıp bu tutarın da hatalı olduğunu, sermaye artırım kararının ve tescil işleminin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı Kurum'un 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesine göre tescili istenen sermaye arttırımı işleminin kanun şartlarına uygun olup olmadığını incelemekle yükümlü olduğunu, ancak bu yükümlülüğe aykırı davrandığını ileri sürerek sermaye artırım kararının ve yönetim kurulunun 13.01.2015 tarihli kararının tescilinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.