III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
‘Sanık hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı olduğu gerekçesi ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmasından sonra etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak üzere alınan M. K. beyanı üzerine silahlı terör örgütünü kurma ve yönetme suçundan bahisle düzenlenen iddianamenin işbu dava dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır.
Tanık A. Ö.'nün etkin pişmanlık kapsamındaki ayrıntılı beyanı ile kovuşturmadaki beyanında, sanık ile Malatya Karagöz Kız Öğrenci Yurdu altındaki SODES projesinin yapıldığı yerde tanıştığı, sanığın SODES projesi kapsamındaki seminerlere katılığı, sanığın Karagöz Kız Öğrenci Yurduna sürekli gelip gittiği, sanığa "bölgeci" olarak hitap edildiği şeklinde beyanda bulunduğu ve sanığı teşhis ettiği; tanık M. K'nin etkin pişmanlık kapsamındaki ayrıntılı beyanı ile kovuşturmadaki beyanında, sanığın fotoğrafı kendisine gösterilince hatırladığı, kermeste sanığın "bölgeci" olduğunu duyduğu ve Karagöz Öğrenci Yurdunda da sanığı gördüğü, sohbet sırasında sohbete katılanlar arasında sanığında bulunduğu şeklinde beyanda bulunduğu ve sanığı teşhis ettiği; tanık beyanları ile sanığın örgüt ile tanışma, iltisak ve örgüt faaliyetleri ve örgüt içerisinde bulunduğunu belirttiği şahıslar hakkındaki beyanları dikkate alındığında; sanığın 2005-2006 yıllarından 2014 yıllına kadar örgüte ait evlerde kaldığı, Karagözlü yurduna gittiği ve cemaat evlerine bu yurttan dağıtımların yapıldığı şeklindeki beyanları ile tanık beyanlarının örtüştüğü, örgüte ait evlerde "ablalık" yaptığı, örgüt içerisinde "bölgeci" olarak faaliyet yürütme şeklindeki eylemleri ile örgütün ideolojisini benimsediği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında Bank ... dökümlerine ilişkin bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; sanığın Bank ...'da ilk hesap açılışını 09.01.2012 tarihinde yaptığı, 31.12.2013 tarihi itibariyle mevduat hesap bakiyesinin 0,98 TL olduğu, 2014 yılı Mayıs ve Ağustos aylarında 2 adet hesap açılışı yapıldığı, 2014 yılı Eylül ayında 1 adet nakit girişi ile hesaba 395,00 TL para yatırıldığı, 2013 yılı Ağustos ayında Öz Fetih Özel Eğitim Öğretim A.Ş., 2013 yılı Aralık ayında Elvan Özel Eğitim Öğretim A.Ş, 2015 yılı Mart, Nisan, Haziran, Ağustos, Kasım aylarında Beşer A.Ş tarafından maaş ödemesi işlemleri ile hesaba giriş kaydı yapıldığı, sanığın örgüt liderinin talimatı üzerine 2014 yılı Eylül ayında hesabına para yatırdığı ve hesap hareketlerine bakıldığında FETÖ ile iltisaklı olması sebebiyle khk ile kapatılan okulların bağlı bulunduğu Öz Fetih Eğitim Öğretim A.Ş., Elvan Özel Eğitim Öğretim A.Ş. ve Beşer Eğitim Kurumları A.Ş'nda çalıştığı anlaşılmıştır.
Tanıkların sanığın örgüt içerisinde "bölgeci" olarak faaliyet yürüttüğüne ilişkin beyanları, örgütün finans kaynağı olan bankada örgüt liderinin talimatları sonrası bankaya destek çıkılması amacıyla para yatırdığına ilişkin hesap açılışı ve hesap hareketleri, yine FETÖ ile iltisak ve irtibatları bulunduğunun tespiti üzerine KHK ile kapatılan kurumlarda çalıştığı, sanığın savunmasında örgütle bağına ilişkin yer alan anlatımlar, örgütün faaliyeti çerçevesinde bir kısım yapmış olduğu faaliyetlere ilişkin beyanları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın örgütün gayesini bilerek ve benimseyerek bu örgüte girip, örgüte katılmayı, bağlanmayı ve hiyerarşik gücün emrine girmeyi kabul ettiği, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu dolayısıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, sabit görülmüştür.
Her ne kadar sanık hakkında sabit görülen eylemi nedeniyle silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan cezalandırılması talebi ile de kamu davası açılmış ise de, sanığın FETÖ/PDY'nin kurucuları arasında olduğuna dair bir tespit bulunmadığı, yukarıda unsurları açısından açıklandığı üzere örgüt yönetme suçunun oluşması için failin geniş bir alanda hakimiyet kurması geniş bir alana ait faaliyetleri denetlemesi, geniş bir alanda iş bölümü ve görev paylaşımı yapması gerektiği, dosyamız sanığın ise örgüte ait evlerde kaldığı, örgüt içerisinde örgüt evlerinde kalan ve evde bulunan öğrenciler ve evin ihtiyaçlarıyla ilgilenen kişi pozisyonunda bulunan "ablalık" görevini yaptığı ve yine 3-4 evden sorumlu olacak şekilde örgüt içerisinde "bölgeci" olarak adlandırılan görevi üstlendiği, ancak, örgütün başka kollarındaki örgüt mensuplarından sorumlu olduğuna, örgüt içerisinde iş bölümü görev dağılımı yaptığına belirtildiği üzere geniş bir alanda hakimiyet ve denetim faaliyeti kurduğuna ilişkin bir tespitin bulunmadığı bu doğrultuda sanığın eylemlerinin 314/2 nci maddesinde yer alan silahlı terör örgütüne üye olma kapsamında kaldığı, bir kısım polislerden sorumlu olması hususunun ise örgüt içerisindeki hiyerarşik konumunun belirlenmesi açısından önem arz ettiği ve TCK'nın 61 inci maddesi uyarınca ceza tayininde dikkate alınması gerektiği değerlendirilmiştir.
Sanığın hakkında sabit görülen eylemi nedeniyle TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca ceza tayin edilmiş, temel ceza belirlenirken sanığın örgüte ait evlerde ablalık yaptığı ve örgüt ile iltisaklı kurumlarda uzun süre çalıştığı, yine örgüt içerisinde 3-4 evden sorumlu olacak şekilde "bölgeci" olarak faaliyet yürüttüğü, sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik konumu itibariyle kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı hususları doğrultusunda alt sınırdan uzaklaşılmış, eylemin 3173 sayılı yasa kapsamında terör suçu olarak kabul edilmesi nedeniyle 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin atfıyla 5 inci maddesi uyarınca cezasının yarı oranda arttırılmasına, sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında beyanın alınmış olması, alınan beyanında bir kısım anlatımlarda bulunarak örgütün evlerinde kaldığı, "ablalık" yaptığı, 4 evden sorumlu olarak faaliyet yürüttüğü şeklinde anlatımları bulunmasına rağmen, örgütün faaliyetlerine ilişkin anlatımları ile teşhis ettiği şahıslarda tam bir anlatım bulunmadığı, dikkate alınarak cezasından 2/3 oranında indirim yapılmasına yine sanığın TCK'nın 62/1 inci uyarınca sanığın duruşmadaki iyi hali nazara alınarak cezasından 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilerek, sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir halinin bulunmayışı lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK'nın 62 nci maddesi uygulanmış ve sonuç ceza belirlenmiştir.
Sanık hakkında örgüt mensubu olması nedeniyle ceza verilmesi dikkate alınarak TCK'nun 58/9 uncu maddesi yollamasıyla aynı yasanın 58/6 ncı maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Sanık hakkında soruşturma başladıktan sonra hürriyeti sınırlama sonucu doğuran gözaltı ve tutukluluk sürelerinin TCK'nın 63/1 inci maddesi gereğince cezasından mahsubuna Sanık hakkında aleyhe delil durumu ve mahkumiyet hükmü kurulmuş olması dikkate alınarak CMK'nın 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışına çıkmaktan yasaklanmasına karar verilmiş,
Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.’
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.