Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/3276 · K. 2023/7258
11. Hukuk Dairesi 2022/3276 E. , 2023/7258 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/471 Esas, 2022/206 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/913 E., 2018/206 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 04.12.2013 tarihinde hurda satış sözleşmesi imzalandığını, Türksat Hurda Satış Sözleşmesi ve ekindeki genel şartnameye göre yedi farklı malzemenin birim fiyatları üzerinden 1.801.219,20 TL'nin davalının hesabına yatırıldığını, sözleşme hükmüne göre 250.000,00 TL kati teminat mektubunun şirkete teslim edildiğini, 17.100,00 TL damga vergisinin yatırıldığını, sözleşme hükümlerine göre İstanbul'daki hurdaların beş ... boyunca taşındığını, daha sonra Ankara'daki hurdaların taşınmasına başlandığını, 16.12.2013 tarihinde davalı tarafça Ankara deposunda bulunan malların sevkiyatının durdurulması üzerine 20.12.2013 tarihli dilekçe ile sözleşmeye aykırı davranılmamasının davalı tarafa bildirildiğini, davalının 18.01.2014 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi 03.12.2013 tarihli hurda satış sözleşmesinin 20 nci maddesi gereğince feshettiklerinin ihtar edildiğini, ihtarname ekinde müvekkili adına tanzim edilmiş 23.12.2013 tarihli 270.008,61 TL’lik fatura ve 23.12.2013 tarihli 379.932,74 TL’lik faturanın gönderildiğini, bu faturaların Ankara ve İstanbul ilinde gerçekleştirilen hurda satış bedeline ilişkin olduğunun, ancak yaptıkları incelemede ilk faturadaki hesabın hatalı olduğu anlaşıldığından kısmi iade faturası düzenlendiğini, diğer faturanın ise sözleşme gereği uygulanan cezai şarta ilişkin olduğunun anlaşıldığını, fesih ihtarnamesinde, işin ifası sırasında tartımı etkilemek amacıyla nakliye kamyonu kasasına saç levha yerleştirildiği yolu ile usulsüzlük yapıldığının belirtildiğini, Genel Şartnamede 7 kalem olarak tasnif edilmiş hurdaların taşıma sırasında birbirine karıştırılmadığını, Genel Şartname hükümleri ve sözleşme hükümleri doğrultusunda kamyonun boş tartımı ve dolu tartımı sırasında tüm işlemlerin TÜRKSAT tarafından görevlendirilen komisyon başkanı ve üyelerinin direktifleri ile gözetim ve denetimleri altında sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirildiğini, kantar tartımlarına komisyon üyelerinin katıldığını, müvekkilinin usule aykırı bir işlemi olmadığından sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı olmadığını, cezai işlem uygulanma şartlarının oluşmadığını, teminat mektubunun tazmini şartlarının oluşmadığını, teminat mektubunun irat kaydedilmesi mümkün olmadığından davalıya ödenen miktarın faizi ile iadesi gerektiğini, müvekkiline mal tesliminin durdurulması üzerine ilgili idare ile görüşen müvekkiline geçmişe dönük evrak imzalatıldığını, müvekkilinin tehlikeli ... lisansı olmadığından farklı plakalı bir araçla yapılan taşımadan sonra müteakip taşımaların aynı ağırlıkta bir araçla yapılması gerektiğinin komisyon üyelerince söylenmesi üzerine, o araca yakın ağırlıkta bir araç temin edilerek aradaki farkın sac levha ile kapatıldığını ileri sürerek davalı tarafça müvekkili adına tanzim edilmiş 23.12.2013 tarihli 270.008,61 TL’lik faturanın 37.993,28 TL’lik kısmı ve 23.12.2013 tarihli 379.932,74 TL’lik fatura için düzenlenen iki adet iade faturası miktarı toplamı olan 417.926,01 TL’nin, 250.000,00 TL teminat mektubu bedelinin ve 17.100,00 TL olan damga vergisinin her birinin 24.01.2014 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, sözleşmenin davalı tarafça yerine getirilmemesi ve sonrasında haksız feshi sebebi ile müvekkilinin mahrum kaldığı 180.000,00 TL kazancının 24.01.2014 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.