IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının BİZİM markasının kendisine ait tanınmış marka olduğunu ileri sürmüşse de, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş adına kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacının talebinin BİZİM ibaresinin değil BİZİM BAKKAL ibaresinin kullanılmasının önlenmesini talep ettiğini ancak sanki BİZİM ibaresinin men'ine karar verildiğini, davacı markasının BİZİM ibaresi olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan ticaret sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyası bilirkişisi marka vekilinin 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...davacıya ait olan "BİZİM" ibareli marka davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme unvanında kullanılmadığı, işletme içerisinde bulunan ürün fiyat afişinde "BİZİM BAKKAL GIDA KOLİSİ" ibaresinin yazılı olduğu, plastik poşet üzerinde " BİZİM BAKKAL 84 YAYLA GIDA GÜVENİN ADRESİ" ibaresinin yazılı olduğu.." tespit ve değerlendirilmesinde bulunulduğunu, BİZİM ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, makul süre içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını, davacı için tanınmışlığı olmayan bir markanın coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren bir görüntü ile iltibas yaratmasının imkansız olduğunu, Trabzon Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde sadece 1 adet davacı mağazası olduğunu, buna karşın yüzlerce bakkal olduğunu, ortalama seviyedeki tüketicinin davacı markasının varlığından bile haberdar olmadığını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, Mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan terkini talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan talimat raporunda davalı işyerinin ön ve yan cephesindeki tabelalarındaki BİZİM ibaresini boya ile kapattığı, ürün fiyat afişinde ve plastik alış veriş poşetinde “BİZİM” ibaresinin yer aldığının tespit edildiği, davacı tarafça ibraz edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelalarda "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, daha sonra tabelalarda BİZİM ibaresinin üzerinin boyandığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabelalardaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da, davalı tarafın kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit edildiği, davalı tarafın ürün fiyat afişi ve plastik poşetlerde BİZİM ibaresini birebir kullandığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olduğu, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında, iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabelada BİZİM ibaresi kapatılmakla, tabeladaki BİZİM markasının kullanımının ref'i talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım ve iş evrakında kullanımın markaya tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespiti, men'i ve refine karar verilmesi , markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve men'ine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalının tacir değil esnaf olduğunun anlaşıldığı, vergi levhasında işletme adı olarak BİZİM ibaresini kullanmadığı, kasa fişinde BİZİM BAKKAL ibaresini markasal olarak kullandığı, bu durumda ticaret unvanı kullanımı değil, işletme adı kullanımı söz konusu olmakla birlikte, işletme adı kullanımı ile ilgili Mahkemece karar verilmediğinden, istinaf başvurusunda bulunanın sıfatına göre bu hususa değinilmekle yetinildiği, davalının ticaret unvanı kullanımı bulunmadığından, Mahkemece unvan terkini talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.