İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2022/3777 · K. 2023/11192
- Esas No
- 2022/3777
- Karar No
- 2023/11192
- Karar Tarihi
- 23.10.2023
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2022/3777 E. , 2023/11192 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/144 E., 2021/616 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü, Kısmen Reddi
Davalı ... Anonim Şirketi Vekili, Davalı ...
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili, davalı ...Ş. vekili, davalı ... tarafından temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan Özbelsan A.Ş'de şoför olarak çalışan davalı ... idaresindeki servis otobüsünün 2007 tarihinde öğle yemeğine gidecek işçileri aracına aldıktan sonra ters şeride girerek, orta refüjden karşıya geçmek isteyen ...'a çarparak ölümüne sebep olduğunu, belediyeye ait olan aracın sigortasını yapan ... Sigorta A.Ş. tarafından davacılar anne ve babaya 17.12.2007 tarihinde 21.341,00 TL ödendiğini belirterek baba ... için 30.000,00 TL maddi 25.000,00 TL manevi, anne ... için 30.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, kardeş ... için 15.000,00 TL maddi 15.000,00 TL manevi, kardeş ... için 15.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi, amcaları ... ve ... için 10.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi vererek faiz başlangıç tarihi olarak kaza tarihinden itibaren faiz talep ettiklerini bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesi ile; kaza yapan kamyonun ... adına kayıtlı olduğunu, her ne kadar işçisinin müvekkili şirket işçisi ise de kaza tarihinde belediye emrinde çalıştığını, bu nedenle belediye başkanlığının hem işleten hem de adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, müvekkili kurumun dava konusu kazada bir kusurunun bulunmaması nedeniyle husumet itirazlarının bulunduğunu, müteveffanın kardeşleri ve amcalarının mirasçılık sıfatlarının bulunmamasından dolayı destekten yoksun kalma durumlarının söz konusu olamayacağını beyanla haksız ve fiili dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; Sivas Belediye Başkanlığında şoför olarak çalışırken kazanın meydana geldiğini, müteveffanın aniden yola çıkması sonucu kazanın meydana geldiğini, kazanın oluşumunda kendisinin kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2012/538 Esas, 2015/453 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... ve ...'ın maddi tazminat talepleri yönünden 31.882,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 01/05/2007 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacılardan ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine,manevi tazminat talepleri yönünden davacılardan ...'ın 15.000,00 TL, ...'ın 15.000,00 TL, ...'ın 7.500,00 TL, ...'ın 7.500,00 TL, ...'ın 2.000,00 TL, ...'ın 2.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin kabulü ile olay tarihi olan 01/05/2007 tarihi itibari ile hesaplanacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili ve süresi geçirildikten sonra katılma yolu ile de davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.11.2018 tarih ve 2015/16735 esas ve 2018/10934 karar sayılı ilamı ile ''Davacılar vekiline mahkeme hükmünün 02.09.2015 tarihinde, davalıların temyiz dilekçelerinin 01.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği; davacı vekilinin 13.10.2015 havale tarihli dilekçesi ile hükme ilişkin itirazlarını ileri sürerek yerel mahkeme kararını katılma yoluyla temyiz ettiği, davalı ... vekiline ise, mahkeme hükmünün 28.08.2015 tarihinde, davalıların temyiz dilekçelerinin ise 30.09.2015 ve 20.10.2015 tarihlerinde tebliğ edildiği; davalı ... vekilinin 09.12.2015 havale tarihli dilekçesiyle hükme ilişkin itirazlarını ileri sürerek yerel mahkeme kararını katılma yoluyla temyiz ettiği anlaşılmış olup, davacılar vekilinin ve davalı ...Ş. vekilinin temyiz dilekçelerinin, HUMK'un 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre ve HUMK'un 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra temyiz defterine kaydedildiği anlaşıldığından, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin süresinden sonra yaptıkları (katılma yolu ile) temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-6100 sayılı HMK geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verilmiş olup davacılar ... ve ... lehine hükmedilen 2.000,00'er TL manevi tazminat miktarları yönünden karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalılar ...'in ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ...'in ve ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile hükmün, davacılar Hayrünnisa, Yavuz, Hayati ve ... lehine hükmedilen manevi tazminatlar yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Dava,trafik kazası sonucunda ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece destekten yoksun kalma zararının belirlenmesi için bilirkişi heyet raporu alınmış, 10/06/2014 tarihli raporda CSO 1980 yaşam tablosu ve Nx-Nx+n/Dx formülü esas alınarak hesaplama yapılmış olup bu rapor hükme esas alınmıştır.
Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre desteğin ve destek ihtiyacı olanların muhtemel yaşam süreleri belirlenirken Population Masculine Et – Feminine (PMF) yaşam tablosu esas alınmalıdır. Ayrıca, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanmalıdır (YHGK., 28.06.1995 tarih, 1994/9-628 Esas, 1995/694 Karar).
Bu maddi ve hukuksal olgularak göre dosya kapsamında alınan raporun açıklanan hesaplama tarzına uygun olmadığı ve belirtilen yönteme uygun olarak yapılmayan hesaplamayı içerir bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
5-Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Somut olayda destek ... 12 yaşında ve 6. sınıf öğrencisi iken vefat etmiş olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın (destek) geliri hesaplanırken, mütevefanın en az yüksek okul düzeyinde eğitim alacağı kabul edilmiş ve buna göre de desteğin gelirinin asgari ücretin 3.563 katı olduğu değerlendirilerek bu miktar üzerinden tazminat hesabı yapılmış ise de, vefat tarihinde henüz 12 yaşında ve ortaokul 6. Sınıf öğrencisi olan desteğin asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek bu doğrultuda hesap yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde asgari ücretin 3.563 katı esas alınarak yapılan hesaba göre karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararında gösterildiği gibi asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması için dosyanın aktüer bilirkişiye tevdii edildiği, rapor tarihi itibariyle ... için 114.755,53 TL, davacı baba ... için 90.003,55 TL tazminat hesabı yapıldığı, davacıların ilk kararı temyiz etmemesi nedeniyle davalıların usuli kazanılmış hakkının dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacılardan ... ve ...'ın maddi tazminat talepleri yönünden 31.882,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 01.05.2007 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacılardan ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat talepleri yönünden davacılardan ...'ın 15.000,00 TL, ...'ın 15.000,00 TL, ...'ın 7.500,00 TL, ...'ın 7.500,00 TL, ...'ın 2.000,00 TL, ...'ın 2.000,00 TL TL manevi tazminat taleplerinin kabulü ile olay tarihi olan 01.05.2007 tarihi itibari ile hesaplanacak yasal faizi ile davalılardan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ...Ş vekili, davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, desteğin gelirinin yüksek belirlendiğini, destek oran ve sürelerinin hatalı belirlendiğini, desteğin askerlik süresinin gözönüne alınmadığını, davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı, kabul ve ret oranlarının farklı olmasına rağmen davacı ve davalı taraflar için aynı vekalet ücretinin hatalı olduğunu, aynı şekilde yargılama giderinin de kabul ve ret oranına göre belirlenmesi gerektiğini, belediyeye husumet atfının mümkün olmadığı, belediyenin dahli ve kusurunun olmadığı, kusur oranını kabul etmediklerini, tüm sorumluluğun yüklenici şirkette olduğunu, alacak taleplerinin zamanaşıma uğradığını, davacıların mütevaffanın desteğine ihtiyacı olduklarını ve manevi zarara uğradıklarının ispatı gerektiğini, dava dilekçesinde dava tarihinden faiz talep edilmesine karşın, olay tarihinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin 23.01.2013 tarihinde kendi verdiği görevsizlik kararından, 23.09.2013 tarihinde sarfınazar edilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, görevsizlik kararının kesinleşmesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; aleyhe bozma yasağı ilkesinin hiçe sayıldığını, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, destek oran ve sürelerinin davalı aleyhine olacak şekilde belirlendiğini, bozma kararı sonrası asgari ücret üzerinden hesap yapılmışsa da tazminat miktarının düşmesi gerekirken yükseldiğini, muhtemel yaşam sürelerinin PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılmasını, davacılar lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, mahkemenin 23.01.2013 tarihinde kendi verdiği görevsizlik kararından, 23.09.2013 tarihinde sarfınazar edilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacıların mütevaffanın desteğine ihtiyacı olduklarını ve manevi zarara uğradıklarının ispatı gerektiğini, dava dilekçesinde dava tarihinden faiz talep edilmesine karşın, olay tarihinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıların maliki, işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacıların desteği yayaya çarpması sonucu desteğin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu geçici 3. Maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK un 427 inci ve devamı maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45, 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Davalı ...Ş.'nin daha önceki temyiz talebi yasal süre geçirildikten sonra yapıldığından bozma ilamında temyiz isteminin reddine karar verilmesi nedeniyle ilk karar adı geçen davalı yönünden kesinleştiğinden temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla davalılar ... ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3. Bozma ilamında muhtemel yaşam sürelerinin hesabında PMF 1931 Yaşam Tablosunun esas alınması, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle ve desteğin asgari ücret düzeyinde gelir edeceği kabul edilerek hesap yapılması gerektiği gerekçesiyle kararı temyiz eden davalılar ... ve davalı ... lehine bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmakla yapılan yargılamada tazminat hesabına yönelik rapor alınmış ve düzenlenen 22.09.2021 havale tarihli raporda güncel asgari ücret verileri dikkate alınarak PMF 1931 Yaşam Tablosu ve %10 artırım/iskonto suretiyle hesap yapılmış, yapılan hesap sonucunda davacı anne ... için 114.755,53 TL, davacı baba ... için 90.003,55 TL tazminat hesabı yapılmış; mahkemece usuli kazanılmış hak dikkate alınarak aleyhe hüküm verilemeyeceği gerekçesiyle bozma öncesi kurulan hükümdeki miktarlara hükmedilmiş ise de varılan sonuç doğru değildir.
Mahkemece yapılması gereken; bozma öncesi düzenlenen 10.06.2014 tarihli rapor tarihindeki asgari ücret verilerine göre PMF 1931 Yaşam Tablosunun esas alınması, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesap yapılması için ek rapor alınarak karar verilmesi (usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) gerekirken; bozma öncesi düzenlenen hatalı hesaplama yönteminin kullanıldığı 10.06.2014 tarihli rapordaki miktarlara hükmedilmesi doğru olmamıştır.
4. Bozma öncesi karar katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de temyiz talebi süresinde olmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Kararın davalılar ... ve davalı ... lehine bozulmasına karşın, bozma sonrası kurulan hükümde davalılar aleyhine usuli kazanılmış haklarını ihlal edecek nitelikte maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
5. Mahkemece davacıların manevi tazminat istemi yönünden verilen ilk karar bozma konusu yapılmayarak taraflar yönünden kesinleşmiştir. Manevi tazminat istemi yönünden bozma öncesi verilen ilk karar kesinleştiğine göre bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ve karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
VII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Değerlendirme bölümünün (3), (4), (5) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar Özbelsan A.Ş, ... ve ...'e iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.