İçtihatYargıtay3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/37897 · K. 2023/1744
- Esas No
- 2022/37897
- Karar No
- 2023/1744
- Karar Tarihi
- 30.03.2023
Karar Metni
3. Ceza Dairesi 2022/37897 E. , 2023/1744 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/131 E., 2021/1122 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2019/514 Esas, 2020/560 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilip duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda;
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2021/131 Esas, 2021/1122 sayılı Kararı ile Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2019/514 Esas, 2020/560 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin üçüncü ve 220 nci maddesinin yedinci fıkraları yollamasıyla aynı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sendika üyeliğinin müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilemeyeceğine,
2. Sanığın Bank Asyaya örgüt talimatı ile para yatırmadığına ve örgüte yardım etme kastının bulunmadığına,
3. Mahkemede dinlenmeyen tanığın beyanının hükme esas alınamayacağına,
4. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5. Sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında yeniden ifadesinin alınmasına,
6. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
‘Her ne kadar sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan dolayı cezalandırılması talebiyle mahkememize kamu davası açılmış ve "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme" suçundan cezalandırılması istenilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan deliller, bilirkişi raporu ve sanık savunması hep birlikte gözetildiğinde;
Sanığın Afyonkarahisar Milli Eğitim Müdürlüğünde öğretmen olarak görev yaptığı, sanık hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'un 137 inci maddesi uyarınca görevden uzaklaştırma tedbiri uygulandığı,
Sanığın örgüt mensuplarının kendi aralarında gizli haberleşmek amacıyla kullandıkları ByLock, Eagle, Kakao Talk, Coverme, Asphalt vb kriptolu haberleşme programını kullandığına dair bir tespitin bulunmadığı, sanığın örgüt kapsamında düzenlenen otel toplantılarına katıldığına dair bir tespitin bulunmadığı,
Sanığın terör örgütüyle ilişkili olduğuna veya bu kapsamda bir faaliyetinin olduğuna ilişkin bilgi ve görgüsü olan sanık aleyhine beyanda bulunan A.E. dışında kimsenin olmadığı, A.E.'in soruşturma aşamasında alınan beyanında, sanığın kendisine arada bir himmet verdiğinin hususun geçtiği, fakat yer ve zaman ayrıntısının beyanda geçmediği, A.E.'in başka bir dosyamızdan yakalamalı olduğu, kovuşturma aşamasında beyanın alınamadığı, dolayısıyla sanığın himmet verip vermediği veya ne zaman verdiği hususunun açıklığa kavuşmadığı, sanığın da aleyhindeki beyanı kabul etmediği, sanık savunmasının aksi bir tespit bulunmadığından bu haliyle şüphe aşamasında kaldığı,
07.03.2019 tarihli araştırma tutanağı içeriğine göre; 0505 (...) (..) (..) numaralı hattın 21.10.2013 tarihinde araç noter satış işleminde, 16.04.2015 tarihinde pasaport işlemleri sırasında irtibat numarası olarak kayıtlara geçildiği, yapılan araştırmada 0505 (...) (..) (..) nolu hattın sanık ... tarafından kullanıldığının tespit edildiği,
Dosyada mevcut 22.05.2019 tarihli HTS Analiz Tutanağında sanığın 0505 (...) (..) (..) nolu GSM hattı ile 17.12.2013 ve 15.07.2016 tarihleri arasında haklarında FETÖ/PDY suçundan soruşturma yapılan şahıslar ile irtibatı tespit edilmiş ise de; sanığın öğretmen olması dolayısıyla milli eğitim yapılanmasında bulunanlarla irtibatının olağan kabul edilmesi gerektiği, sözde büyük bölge imamı C.E., ceza evi yapılanmasında yer alan M.A. ve iş adamları yapılanmasında yer alan M.K., mütevelli yapılanmasında yer alan S.Ü. ile irtibatları tespit edilmiş is ede: bu irtibatların yoğun olmadığı, C.E.'in de Öğretmen olduğu, diğer irtibatlarının ise tek başına, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı,
Sanığın Milli Güvenlik Kurulunca Devletin Milli Güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara aidiyeti, iltisakı ve bunlarda irtibatı tespit edilerek 667 sayılı KHK ile kapatılmasına karar verilen örgüte müzahir Aktif Sen isimli sendikaya 16.01.2015-19.07.2016 tarihleri arasında üyeliğinin bulunduğu, sanığın ilgili sendika faaliyetlerinde bulunduğuna dair bir delilin dosya kapsamında yer almadığı, bu üyeliğinin silahlı terör örgütüne üye olmaya yeterli önemli bir delil olarak görülmeyeceği, sanığın konumu ve kişisel özellikleri de gözetildiğinde sempati boyutunda kaldığı, mevcut bu eylemin örgüt örgüte üye suçunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında kabul edilemeyeceği, zira Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 01.07.2020 tarih ve 2019/1960 Esas, 2020/549 Karar sayılı İlamının da bu doğrultuda olduğu,
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağlantılı olduğu için el konulan ve örgütün finansal kaynaklarından Bank Asyada'ki hesabına ilişkin olarak düzenlenen bilirkişi raporunda; 2013 Aralık ayı bakiyesinin 0-TL olduğu, 2014 yılı öncesinden gelen katılım hesabının olmadığı, mevduat hareketlerinin incelenmesinde; ... tarafından 04.02.2015 tarihinde 50 TL 33 ... vadeli katılım hesabı açıldığı, aynı ... üzerine 50 TL ilave edildiği, açılan bu katılım hesabının 04.12.2015 tarihinde vadesinden önce kapatılarak bakiyesinin sıfırlandığı,
Her ne kadar sanık tarafından 04.02.2015 tarihinde 50 TL 33 ... vadeli katılım hesabı açılmış, aynı ... üzerine 50 TL ilave edilmiş ise de; sanığın örgüt liderinin ''Bank Asyaya para yatırılmasına yönelik'' ilk talimat tarihi olan 2014 Ocak ve ikinci talimat tarihi olan 2014 Eylül aylarında para yatırmasının olmadığı, bankanın TMSF'ye devrinden (Mayıs 2015) sonra örgüt mensuplarının paralarını çektiği, aksine sanığın parasını çekmediği ve açılan bu katılım hesabını banka devletin denetimine geçtikten sonra 04.12.2015 tarihinde vadesinden önce kapatarak bakiyesini sıfırlandığı, sanığın bankaya ilişkin kızının biriktirdiği parayı bankaya yatırdığını ve herhangi bir talimattan haberinin olmadığı şeklindeki savunmasının aksine dosyada ayrıca bir delilin bulunmadığı, bu nedenle sanığın Bank Asyada hesabının bulunmasının aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceği,
Tüm delillerin dosya içeriği ile birlikte bir bütün halinde değerlendirilmesinden; sanığın dosya kapsamında tespit edilen eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun unsurları olan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kriterlerini karşılamadığı ve sanığın örgüte üye olduğunu gösterir cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin dosyada elde edilemediği anlaşılmakla; Ceza Hukukunun genel prensibi olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca sanığın beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
“Afyonkarahisar Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde öğretmen olarak görev yaparken hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137 inci maddesi uyarınca görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanan sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına 16.01.2015 tarihinde üye olduğu, üyeliğinin darbe teşebbüsünden sonraya kadar devam ettiği ve 19.07.2016 tarihinde sendika üyeliğinden istifa ettiği,
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gelir kaynağı ve para aklama yeri olarak kullandığı Bank Asyada hesabı bulunmazken örgüt elebaşının talimatı sonrasında ve ayrıca 03.02.2015 tarihinde TMSF tarafından BankAsya’nın yönetim kurulu başkan ve üyeleriyle genel müdürün görevden alınmasına karar verilmesinin akabinde, FETÖ/PDY firarisi Hakan Şükür’ün bu bankaya 1 TL dahi olsa para yatırılması yönündeki açıklaması sonrasında, 04.02.2015 tarihinde hesap açtırdığı, aynı ... hesabına sembolik olarak 100,00 TL para yatırarak 33 günlük katılım hesabı açtığı, sanığın alınan savunmalarında, kızının tutumlu bir çocuk olduğunu, yatırdığı 100,00 TL'nin kızına ait olduğunu, kendisine bankaya yatırması amacıyla verdiğini, kendisinin de kuaförden çıkması sonrasında önüne gelen ilk banka olan Bank Asyada hesap açarak parayı yatırdığını savunmuş ise de; özellikle seçilmiş hükümet ve devletin resmi organ ve kurumlarının FETÖ/PDY yapılanması ile karşı karşıya geldiği, örgütün haksız yere elinde bulundurduğu hukuk ve bürokrasi gücünü kullanarak illegal faaliyetlerde bulunduğu, bu durumun kamuoyuna yansıdığı, devletin resmi organ ve kurumlarınca örgütün niyetinin dile getirildiği, tüm bu hadiseleri eğitim durumu itibariyle takip eden sanığın daha önce bu bankada herhangi bir hesabının bulunmamasına rağmen, örgüt elebaşının talimatı sonrasında ve özellikle FETÖ/PDY firarisi H. Ş.’ün bu bankaya 1 TL'de olsa para yatırılması yönündeki açıklaması sonrasında, Bank Asyaya ilişkin örgütsel tavrın zirveye ulaştığı 04.02.2015 tarihinde hesap açması, sonrasında talimata uyacak şekilde sembolik bir miktarda para yatırarak katılım hesabı açması, yapılan işlemin, tarihi ve işlem miktarının tasarruf amacını taşımayacak kadar düşük meblağlı olup tek başına örgütsel kastı ortaya koyacak miktarda sembolik oluşu da göz önünde bulundurulduğunda rutin bankacılık işlemi olmadığı, savunmalarının soyut nitelikte kaldığı, dosya kapsamına uygun düşmediği, kaldı ki sendika üyeliği ve tanık A.E.'in soruşturma safhasındaki ifadesi dikkate alındığında örgütle irtibatlı olduğu anlaşılan sanığın örgütün Bank ... talimatından haberdar olduğunun anlaşıldığı, böylece sanığın örgüte destek mahiyetinde yardım kastını ortaya koyup Bank Asyada hesap açıp para yatırdığı değerlendirilerek savunmasına Dairemizce itibar edilmediği,
Sanığın kullanmış olduğu hattın iletişim kayıtlarına göre, hakkında aynı suçtan işlem yapılan kişilerle görüşme yaptığı sabit ise de, görüşme içerikleri tespit edilememiş olup örgütsel amaçla iletişim kurduğu belirlenemediğinden HTS kayıtlarının Dairemizce sanık aleyhine değerlendirilmediği,
Tanık A.E.'in soruşturma aşamasında avukat huzurunda alınan beyanında, kendisinin örgütün öğretmen il yapılanmasında lise grup sorumlusu olduğunu, sanığın kendisinin grubunda olup kendisine bağlı olduğunu, kendisine arada bir himmet verdiğini, kendisinin de grubundan topladığı himmet paralarını öğretmenlerden sorumlu A.Ö.'e verdiğini ifade ettiği, tanık A.E.'in başka bir dosyadan yakalamalı olarak aranması nedeniyle kovuşturma aşamasında beyanının alınamadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, örgütün yurtdışı ve otel organizasyonlarına dahil olduğuna, örgüt mensuplarının kendi aralarında gizli haberleşme amacıyla kullandıkları ByLock, Eagle, Kakao Talk, Cover Me, Coco vb. kriptolu haberleşme programlarını kullandığına, örgüt bağlantılı derneklere üye olduğuna, örgüte insan kazandırma faaliyetlerinde bulunduğuna, örgüt adına himmet ya da yardım topladığına, örgüt hiyerarşisi içerisinde örgütün farklı kademelerinde görevler aldığına dair tespit veya delil bulunmayan sanığın, yukarıda belirtilen ve kabul edilen örgüt elebaşının ve örgütün üst düzey yöneticilerinin talimatı sonrasında Bank Asyada hesap açıp para yatırarak katılım hesabı açma ve örgüte müzahir sendikaya üye olma eylemleri ile tanık A.E.'in soruşturma aşamasında avukat huzurunda alınan beyanında sanık hakkında belirttiği hususlar silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi sebebiyle sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, konusu suç oluşturmayan ancak örgütün amacına hizmet eden eylemlerinin bir bütün halinde silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacağı Dairemizce kabul edilmiş, ceza tertip edilirken 5237 sayılı TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle aynı Kanun'un 314/2 nci maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri ile sanığın yardım faaliyeti ve etkisi göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırdan 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmiş, sanığın örgüt üyesi olmayıp örgüte yardım eden konumunda bulunması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 220/7-2 maddesi gereğince sanığın eyleminin vasfı, yardımın niteliği, dikkate alınarak cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılmasına, suçun 3713 sayılı TMK'nın 3 üncü maddesinde sayılan suçlardan olması nedeniyle verilen cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince yarı oranında artırılmasına, sanığın fiilden sonra ve yargılama sürecindeki saygılı davranışları, hükmolunan cezanın geleceği üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına ve neticeten sanığın 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de, sanık ve müdafiinin temyiz aşamasında gönderdikleri 27.12.2022 ve 20.02.2023 tarihli dilekçeleriyle sanığın yeniden ifadesinin alınmak suretiyle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmeleri karşısında; sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden ifadesi alınmak suretiyle verdiği bilgilerin doğruluk ve faydalılık derecesi nazara alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2021/131 Esas, 2021/1122 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.