Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2022/3837 · K. 2022/4849
1. Hukuk Dairesi 2022/3837 E. , 2022/4849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Kdz....3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 05/07/2017 tarihli ve 2016/210 Esas, 2017/138 Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararın bozulmasına dair Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19/04/2021 tarihli ve 2018/2308 Esas, 2021/3787 Karar sayılı kararının düzeltilmesi süresi içerisinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davacıların davalı ... ile kardeş olduklarını, dava konusu taşınmazların davacılar ve davalı ...'in murisinden geldiğini, kadastro çalışmalarında davacıların hisselerinin yok sayılarak dava konusu taşınmazların bir kısmının tam olarak, bir kısmının ise hisseli olarak davalı ... adına tespit gördüğünü, ... köyü 120 ada, 20 parsel, 120 ada, 169 parsel, 120 ada, 249 parsel, 155 ada, 2 parsel, 156 ada, 2 parsel sayılı taşınmazların 1/2 hisseli olarak davalı ... adına tapuya kayıt ve tescilli olduğunu, diğer taşınmazları da kötü niyetli olarak eşi diğer davalıya devrettiğini ileri sürerek dava konusu ... köyü 120 ada, 20 parsel, 120 ada, 169 parsel, 120 ada, 249 parsel, 155 ada, 2 parsel, 156 ada, 2 parsel ve 120 ada, 303 parsel sayılı taşınmazların miras hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, 30/09/2013 havale tarihli cevap dilekçesinde davacıların açtığı davada haklı olduklarını, açılan davayı kabul ettiklerini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
3.1. Kdz. ...3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/12/2013 tarihli, 2013/423 Esas, 2013/444 Karar sayılı kararıyla; Bir mirasçının terekeye ait bir mal veya alacaktan yalnız kendi payına düşen kısım için yalnız kendi adına dava açması halinde davanın reddedileceği, çünkü, bir mirasçının iştirak halindeki pay üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin olmadığı, böyle bir dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların (Zonguldak 1. Noterliğinin 05/02/2013 tarihli ve 2151 yevmiye nolu veraset ilamında davacılar ve davalılar dışında 2 mirasçının daha bulunduğu anlaşıldığından) katılmasına (icazet vermesine) imkan olmadığı gerekçesiyle davanın taraf koşulunun gerçekleşmemesi sebebi ile reddine dair karar verilmiştir. 3.2. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 24/11/2015 tarihli 2014/19081 E. 2015/13932 sayılı kararı ile “dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile 120 ada 21, 89, 97, 114, 303, 118 ada 29 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Mahkemece, davacıların payı oranında dava açamayacağı, tereke adına tescil istenmesi gerektiği, davada taraf olmayan diğer mirasçıların davaya dahil edilerek davaya devam edilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın taraf teşkili nedeniyle reddine karar verilmiş ise de varılan sonucun usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmadığı, davacıların taşınmazların davalı kardeşleri ... adına tespit ve tescil edildiğini ancak babaları ...'a ait olduğunu öne sürerek miras paylarına yönelik olarak dava açtıkları, davacılar ve davalı ...’ın kardeş olup, mirasçıların birbirlerine karşı miras paylarına yönelik olarak dava açmalarını engelleyen yasal bir hüküm bulunmadığı, terekeye ait olduğu iddia edilen bir taşınmazın mirasçılar dışında üçüncü bir kişi adına tescil edilmiş olması durumunda taşınmazın terekeye döndürülmesi amacıyla tüm mirasçılar adına tescil istemiyle dava açılması halinde dava açan mirasçıların dışında diğer mirasçıların muvafakati, olmadığı taktirde terekeye temsilci atanması suretiyle davaya devam edilmesi gerektiği vurgulanarak mahkemece davacılar ile davalı mirasçı ...'a karşı paylarına yönelik olarak açılan davada işin esasına girilmek ve davalının 28.10.2013 tarihli duruşmada davayı kabul ettiğine dair beyanı da göz önünde bulundurulmak suretiyle işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, usul hükümlerinin takdirinde hataya düşülerek davalı ...'a karşı açılan davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davacıların temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile 120 ada 20, 169, 249, 155 ada 2, 156 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur. 3.3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Karadeniz ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 05/07/2017 tarihli ve 2016/210 E. 2017/138 K. sayılı kararıyla, Davalı ...’ın mahkemeye vermiş olduğu 30/09/2013 tarihli dilekçesi ve yine 28/10/2013 tarihli oturumda davacıların davasını kabul ettiğini bildirmiş olduğu, tapu iptali ve tescil davasının kabul edilebilecek dava ve haklardan olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların payları oranında taşınmazlar üzerindeki hacizler ile birlikte müşterek mülkiyet hükümlerine göre tapuya kayıt ve tesciline dair karar verilmiştir. 3.4. Davacılar vekili tarafından 22/11/2017 tarihli dilekçe ile üzerindeki hacizler ile birlikte tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, ileride tapudaki tüm hisseler üzerine haciz işlenmesi gibi bir sıkıntının oluşabileceği ileri sürerek hükmün tashihi talep edilmiş, Mahkeme tarafından tashih talebi 17701/2018 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.