IV. GEREKÇE
10.04.2012 günü saat 13:30 sıralarında, yeterli sürücü belgesine sahip olan ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile Korkuteli istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü olay yerinde, sürücü ...'nun karıştığı kazadan 10-15 dakika kadar önce, yine aynı yönde seyretmekte bulunan hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen beraat kararı kesinleşmiş olan temyiz dışı sanık sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki sıcak asfalt yüklü ... plakalı kamyonun direksiyon hakimiyetini kaybederek seyir yönüne göre sağ taraftaki Mahallesin'e girip levhalara da çarparak yol dışına çıkmak suretiyle devrilmesi sonucu sürücünün yaralanmış olduğu, şoförler ... ve ...'nun davaya konu kazadan bir gün önce 09.04.2014 tarihinde ... İnşaat Asf. Tic. Ltd. Şti.'nde tır şoförü olarak işe başladıkları, kendilerine usulüne uygun eğitim ve bilgi verilmemiş olduğu, olay günü sabah saatlerinde her iki şoförün kamyonuna sanık ... tarafından yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile şoförlerin seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleşen kazaya ilişkin İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Tebliğname yönünden;
Olay günü saat 13:30 sıralarında, ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile Korkuteli istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü, kazanın ölen sürücünün kullandığı araca yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile ölen sürücünün seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleştiği olayda; kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu anlaşılan şirket yetkilisi sanık ... ve şantiye şefi sanık ... hakkında şirketteki poziyonları, karar alma süresindeki etkileri ve hukuki statüleri dikkate alındığında cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği ayrıca birden fazla bilinçli taksiri oluşturan sebebin de sanıklar ... ve ... yönünden gerçekleştiği anlaşıldığından; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, tebliğnamedeki tayin edilen ceza ve bilinçli taksirdeki artırım oranı hususunda bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık ...'un da ... Beton firmasının kantar görevlisi olduğu ve ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketinin kamyonlarının tartım işlemlerini yaptığı, ölen sürücü ... Dervişoğulu'nun sevk ve idare ettiği ... plakalı kamyon ve ...'nın sevk ve idare ettiği... plakalı kamyonu olay günü tarttığı, kamyonların gerçek tonajlarının 53 ton olup, tekerleklerin yarısını kantarın dışına çıkarıp yani tekerleklerinin tam olarak kantarın üzerine çıkmaksızın tartım yaptığı, bunun da tonajı düşürdüğü, olay günü de her iki kamyonun yüklemesini bu usulde yapıldığı ve tonajlarının kantar fişinde olması gerekenden düşük çıktığı, ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketi tarafından kendisinden bu şekilde davranılmasının istendiği ve sanığın eyleminin sonucun gerçekleşmesinde asli derecede etken olduğu dosya kapsamında mevcut sanık, tanık anlatımları ile bilirkişi raporlarından anlaşılmakla; Mahkemece mahkûmiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede sanık ... yönünden doğrudan illiyet bağının bulunduğunu gösterir gerekçe gösterilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 06.01.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, sanık ... hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olay günü saat 13:30 sıralarında, ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile .... istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü, kazanın ölen sürücünün kullandığı araca yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile ölen sürücünün seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleştiğinin olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alınarak, aracın istiap haddi üzerinde yüklenmiş olmasının aracının seyir durumunun bozulmasında asli derecede etkili olduğunun anlaşıldığı, sanık ...'in ölen sürücü ...'nun işe başladığı ... İnşaat Asf. Tic. Ltd. Şti.'nde şantiye şefi olduğu ve araçların aşırı yüklenmesi konusunda işveren gibi sorumluluk taşıyıp işveren olarak yüklemeye ve tehlikeli faaliyet kapsamında kalan yüklenen madde ile trafikte kamyonların sevk ve idaresine yönelik olarak belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak suretiyle daha dikkatli olması gerekirken, taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda aşırı yük yükleme yapılması, şantiyede ... güvenliği ile ilgili gerekli önlem ve tedbirlerin alınmasını sağlamaması nedeniyle asli kusurlu olduğu kanaatine varılmakla; sanık ... müdafinin sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, tüm kusurun müteveffada, yol şartlarında ve hatalı ... park eden kişi/ kişilerde olduğuna, müvekkilin beraati yerine ceza verilmiş olması kararının tamamen hukuka aykırı olduğuna, müvekkili aleyhine hiçbir beyan bulunmadığına, Mahkemece sanıkların büyük oranda savunmalarına itibar edilmediğine, bir kısım delillerin değerlendirilmediğine, eksik incelemeye ve bilinçli taksir düzeyinde bir kusurun söz konusu olmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14-521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "...failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar..." şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır.5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre, 5237 sayılı Kanunun 62. maddesinin uygulanmasının hakimin takdirinde olduğu da gözetilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafinin buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda asli kusurlu olduğu anlaşılan sanık ... hakkında cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının alt sınırdan uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayinine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
4. Taksirli suçlarda, bilinçli taksir söz konusu olduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmedilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılacak olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12-701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; bu durumda, hâkim somut olayın özelliklerini de gözeterek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapıp, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranını belirlemelidir. Bu kriterler ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak incelenen dosyada; ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan kamyona 48.500 kg civarında (31590kg fazla yük) taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması, şantiyede ... güvenliği ile ilgili gerekli önlem ve tedbirlerin alınmaması, olaydan 10-15 dakika önce aynı yerde aynı sebeple şirkete ait diğer bir aracın da kaza yapmış olması, ölen şoförün olaydan bir gün önce işe alındığı ve gerekli eğitimlerin yapılmadığına ilişkin hususlar dikkate alındığında bilinçli taksiri oluşturan birden fazla sebep olduğundan, sanık ... hakkında bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği ve sanık hakkında hükmedilen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırılması sırasında, temel cezada 1/2 oranında artırım yapılmasında isabetsizlik görülmemiş olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının gerekçe gösterilmeden bilinçli taksirde 1/2 oranında arttırım yapılmasına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
5. Yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas - 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi sebepleri ile sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olay günü saat 13:30 sıralarında, ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile Korkuteli istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü, kazanın ölen sürücünün kullandığı araca yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile ölen sürücünün seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleştiğinin olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alınarak, aracın istiap haddi üzerinde yüklenmiş olmasının aracının seyir durumunun bozulmasında asli derecede etkili olduğunun anlaşıldığı, sanık ...'in şoförlerden sorumlu şef olduğu ve araçların yüklenmesinden mesul olduğu, trafikte kamyonların sevk ve idaresine yönelik olarak belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak suretiyle daha dikkatli olması gerekirken, taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda aşırı yük yükleme yapılması nedeniyle asli kusurlu olduğu kanaatine varılmakla; sanık ... müdafinin sanığın şoför olduğuna, işveren vekili olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın sorumluluğunun olmadığına, kıyas yasağına aykırı karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmamıştır.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14-521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "...failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar..." şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır.5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre, 5237 sayılı Kanunun 62. maddesinin uygulanmasının hakimin takdirinde olduğu da gözetilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda asli kusurlu olduğu anlaşılan sanık ...'in işyerindeki pozisyonu, hukuki statüsü ve karar alma sürecindeki etkileri nazara alındığından, alt sınırdan makul oranda uzaklaşılması gerekirken, cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini sebebiyle, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Taksirli suçlarda, bilinçli taksir söz konusu olduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmedilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılacak olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12-701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; bu durumda, hâkim somut olayın özelliklerini de gözeterek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapıp, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranını belirlemelidir. Bu kriterler ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak incelenen dosyada; ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan kamyona 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması nedeniyle kazanın gerçekleştiği olayda; şoförlerden sorumlu şef olan ve araçların yüklenmesinden mesul olduğu anlaşılan sanık ... hakkında kamyona istiap haddinin üzerinde kırksekiz buçuk ton civarında taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması nedeniyle bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği ancak sanık hakkında hükmedilen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırılması sırasında, temel cezada 1/2 oranında arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini sebebiyle, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
5. Yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas - 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi sebepleri ile sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olay günü saat 13:30 sıralarında, ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile Korkuteli istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü, kazanın ölen sürücünün kullandığı araca yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile ölen sürücünün seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleştiğinin olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alınarak, aracın istiap haddi üzerinde yüklenmiş olmasının aracının seyir durumunun bozulmasında asli derecede etkili olduğunun anlaşıldığı, sahte kantar fişi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçundan hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmiş olan sanık ...'un ... Beton firmasının kantar görevlisi olduğu ve ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketinin kamyonlarının tartım işlemlerini yaptığı, ölen sürücü ... Dervişoğulu'nun sevk ve idare ettiği ... plakalı kamyon ve ...'nın sevk ve idare ettiği... plakalı kamyonu olay günü tarttığı, kamyonların gerçek tonajlarının 53 ton olup, tekerleklerin yarısını kantarın dışına çıkarıp yani tekerleklerinin tam olarak kantarın üzerine çıkmaksızın tartım yaptığı, bunun da tonajı düşürdüğü, olay günü de her iki kamyonun yüklemesini bu usulde yapıldığı ve tonajlarının kantar fişinde olması gerekenden düşük çıktığı, ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketi tarafından kendisinden bu şekilde davranılmasının istendiği ve sanığın eyleminin sonucun gerçekleşmesinde asli derecede etken olduğu dosya kapsamında mevcut sanık ve tanık anlatımlarından anlaşılmakla; sanık ...'un eyleminin atılı taksirle öldürme suçunu oluşturduğundan, Mahkemece hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının illiyet bağı bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda asli kusurlu olduğu anlaşılan sanık ...'un olay yerindeki pozisyonu, hukuki statüsü ve karar alma sürecindeki etkisi nazara alındığından, alt sınırdan makul oranda uzaklaşılması gerekirken, cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini sebebiyle, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Taksirli suçlarda, bilinçli taksir söz konusu olduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmedilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılacak olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12-701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; bu durumda, hâkim somut olayın özelliklerini de gözeterek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapıp, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranını belirlemelidir. Bu kriterler ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak incelenen dosyada; ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan kamyona 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması nedeniyle kazanın gerçekleştiği olayda; sahte kantar fişi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçundan hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmiş olan sanık ...'un ... Beton firmasının kantar görevlisi olduğu ve ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketinin kamyonlarının tartım işlemlerini yaptığı, ölen sürücü ... Dervişoğulu'nun sevk ve idare ettiği ... plakalı kamyon ve ...'nın sevk ve idare ettiği... plakalı kamyonu olay günü tarttığı, olay günü kamyona istiap haddinin üzerinde kırksekiz buçuk ton civarında taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılmasında sonucun gerçekleşmesinde etkisi olması nedeniyle bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği ancak sanık hakkında hükmedilen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırılması sırasında, temel cezada 1/2 oranında arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini sebebiyle, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas - 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi sebepleri ile sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olay günü saat 13:30 sıralarında, ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile Korkuteli istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü, kazanın ölen sürücünün kullandığı araca yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile ölen sürücünün seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleştiğinin olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alınarak, aracın istiap haddi üzerinde yüklenmiş olmasının aracının seyir durumunun bozulmasında asli derecede etkili olduğunun anlaşıldığı, sanık ...'in ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketinde asfalt plent operatörü olarak görev yaptığı, Durmuş Balcı'nın sevk ve idare ettiği... plakalı kamyona ve ölen sürücü ...'nun sevk ve idare ettiği ... plakalı kamyona yükleme işinin kendisinin yaptığı, araçların yüklenmesinden mesul olduğu, trafikte kamyonların sevk ve idaresine yönelik olarak belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak suretiyle daha dikkatli olması gerekirken, taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda aşırı yük yükleme yapılması nedeniyle asli kusurlu olduğu kanaatine varılmakla; sanık ... müdafinin sübut yönünden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmamıştır.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14-521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "...failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar..." şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır.5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre, 5237 sayılı Kanunun 62. maddesinin uygulanmasının hakimin takdirinde olduğu da gözetilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafinin buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda asli kusurlu olduğu anlaşılan sanık ... hakkında işyerindeki pozisyonu, hukuki statüsü ve karar alma sürecindeki etkileri nazara alındığından, alt sınırdan makul oranda uzaklaşılması gerekirken, cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini sebebiyle, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Taksirli suçlarda, bilinçli taksir söz konusu olduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmedilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılacak olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12-701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; bu durumda, hâkim somut olayın özelliklerini de gözeterek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapıp, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranını belirlemelidir. Bu kriterler ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak incelenen dosyada; ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan kamyona 48.500 kg civarında (31590kg fazla yük) taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması nedeniyle kazanın gerçekleştiği olayda; araçların yüklenmesinden mesul olduğu anlaşılan sanık ... hakkında kamyona istiap haddinin üzerinde kırksekiz buçuk ton civarında taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması nedeniyle bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği ancak sanık hakkında hükmedilen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırılması sırasında, temel cezada 1/2 oranında arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini sebebiyle, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
5. Yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas - 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi sebepleri ile sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olay günü saat 13:30 sıralarında, ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile Korkuteli istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü, kazanın ölen sürücünün kullandığı araca yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile ölen sürücünün seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleştiğinin olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alınarak, aracın istiap haddi üzerinde yüklenmiş olmasının aracının seyir durumunun bozulmasında asli derecede etkili olduğunun anlaşıldığı, sanık ...'ın ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketinin yetkilisi olduğu, işyerinde her türlü güvenlik önlemlerini sağlamakla yükümlü olduğu, bu önlemlere uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki risklerin alınması için gerekli tedbirleri ve yasal hak sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve bu konuda eğitim verilmesini sağlamak zorunda olduğu, ayrıca işveren olarak kendi bilgisi dışında taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda aşırı yük yükleme yapılamayacağı değerlendirildiğinde, sanık ...'ın ... yerinde ... sağlığı ve güvenliği hususunda gerekli tedbirleri almadığından kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kanaatine varılmakla; sanık ... müdafinin sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın suçu işlediğine ilişkin somut delil dosyada olmadığına, sanığın sadece şirket yetkilisi olmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğuna, sanığın işveren olarak kendi üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğine, kusurun müteveffa sürücüde olduğuna, eksik araştırmaya, kamyona asfaltın ... beton şirketi tarafından yüklendiğine, aşırı yükleme talimatının ne sanık ne de şantiye şefi tarafından verildiğine, katılanların zararların karşılandığına ödeme yapıldığına, Mahkemece bu hususun dikkate alınmayarak subjektif bir karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmamıştır.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14-521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "...failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar..." şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır.5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre, 5237 sayılı Kanunun 62. maddesinin uygulanmasının hakimin takdirinde olduğu da gözetilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafiinin buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda asli kusurlu olduğu anlaşılan sanık ... hakkında cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının alt sınırdan uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayinine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
4. Taksirli suçlarda, bilinçli taksir söz konusu olduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmedilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılacak olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12-701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; bu durumda, hâkim somut olayın özelliklerini de gözeterek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapıp, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranını belirlemelidir. Bu kriterler ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak incelenen dosyada; ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan kamyona 48.500 kg civarında (31590kg fazla yük) taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması, olaydan 10-15 dakika önce aynı yerde aynı sebeple şirkete ait diğer bir aracın da kaza yapmış olması, şantiyede ... güvenliği ile ilgili gerekli önlem ve tedbirlerin alınmaması, denetimin sağlanmaması, ölen şoförün olaydan bir önce işe alındığı ve gerekli eğitimlerin yapılmadığına ilişkin hususlar dikkate alındığında bilinçli taksiri oluşturan birden fazla sebep olduğundan, sanık ... hakkında bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği ve sanık hakkında hükmedilen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırılması sırasında, temel cezada 1/2 oranında artırım yapılmasında isabetsizlik görülmemiş olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının gerekçe gösterilmeden bilinçli taksirde 1/2 oranında arttırım yapılmasına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
5. Yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas - 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi sebepleri ile sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.