Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2022/3931 · K. 2024/6566
7. Ceza Dairesi 2022/3931 E. , 2024/6566 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/585 E., 2021/1098 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2021/585 Esas, 2021/1098 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin son cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 53 ve 58 inci maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3 üncü maddesi uyarınca 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 16.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2022 tarihli ve 94660652-105-20-1004-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2022 tarihli ve KYB - 2022/40783 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2022 tarihli ve KYB - 2022/40783 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın TRT duyurusuna rağmen süresi içerisinde Askerlik Şubesine müracaat etmediği ve askere sevk işlemlerini yaptırmadığı, bu şekilde bakaya kalma suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun "Sevke ilişkin mazeret hâlleri" başlıklı 23/1-a maddesi gereğince cezaevi kayıtlarında 17/06/2018 tarihinden bu yana kesintisiz olarak hükümlü olarak bulunan sanığın kabul edilebilir bir mazereti bulunduğu ve bu haliyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.