V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 07/04/2021 tarihli ve 2020/773 E., 2021/2118 K. sayılı kararıyla; ''...dava konusu taşınmazın davalı ... adına tescilinin dayanağı olan idari işlem, yani 06.07.2009 tarihli ve 53 sayılı Belediye Meclis Kararı idari yargı yerinde iptal edildiğine ve bu karar kesinleştiğine göre, sicilin illetten yoksun hale geldiği, başka bir ifadeyle ilk el konumunda olan davalı ... adına oluşan sicil kaydının Türk Medeni Kanunu'nun 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu kuşkusuzdur...
Somut olayda, çekişmeli taşınmazın da içinde yer aldığı 94 adet taşınmazın satışına ilişkin Silivri Belediye Meclisinin 06.07.2009 tarihli ve 53 sayılı kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılması ile birlikte bu olay ulusal basına konu olmuştur. Devam eden süreçde de basın tarafından konunun takip edildiği idari işlemin iptal kararının yeniden gündem yapılmasından anlaşılmaktadır. Öte yandan, iyiniyetin değerlendirilmesi bakımından temlik tarihinde 8 yaşında olan davalılar ... ve ...’ın anne ve babalarının ( ... ve ... çifti ) durumlarının incelenmesi gerekmektedir. Davalılar ... ve ...’ın ailesi ile birlikte İstanbul ili Başakşehir ilçesinde ikamet ettikleri akit tablosuna bildirdikleri adresten tespit edilmiştir. O halde, İstanbul ili Silivri ilçesinde gelişen ve ulusal basına da konu olan olayları ... ve ... çiftinin kendilerinden beklenen özeni göstermeleri halinde bilmeleri gerektiği değerlendirilmiştir. Ayrıca ... ve ... çifti, dava konusu taşınmazı mimar olarak çalışan ve taşınmaz sektörüne hakim diğer davalı ...’den satın almışlardır. Taşınmazın bulunduğu Silivri ilçesinde yaşayan ...’in de durumu bildiği ortadadır. Yine ...’in taşınmazı edinim tarihi ile davalılar ... ve ...’ın edinim tarihi arasında iki ay gibi kısa bir süre vardır. ... ve ... çiftinin, ...’in edinimini ve tarihini araştırmaları ve basına yansıyan olayı gözetmeleri halinde durumu bildikleri ya da bilmeleri gerektiği anlaşılmıştır. Öte yandan, davalılar ... ve ... vekili tarafından sunulan adi yazılı emlak alım satım sözleşmesi ve tahsilat makbuzlarının her zaman düzenlenmesi mümkündür. Bu nedenle itibar edilememiştir. Satış bedelinin bankadan çekildiğine ya da davalı ...’a transfer edildiğine dair kayda dayalı bir belge de sunulmamıştır.
Hâl böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına oyçokluğuyla karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 14/10/2021 tarihli ve 2021/142 E., 2021/261 K. sayılı kararıyla; davalı ...'nun taşınmaz mülkiyetini diğer davalılara devrettiği, dava tarihi itibari ile taşınmazda mülkiyet sahibi olmadığı, davada husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden husumet dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine; bozma kararında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle, davalılar ... ve ... yönünden davanın kabulü ile tapu iptal-tescile karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
5.1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden davanın usulden reddine ilişkin olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların müteselsil sorumlu olduklarını, davalı ...'nun da diğer davalılar ile birlikte sorumlu olması gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla, kararın bozulmasına tüm davalılar yönünden davanın kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
5.2.Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma kararındaki gerekçe ile davanın kabul edilmesinin maddi gerçekler, yerel gazete satış tirajları, yadsınamaz matematiksel veriler dikkate alındığında kabul edilemeyeceğini, bozma gerekçesine dair ispata yeterli delil dahi bulunmadığını, hayatın olağan akışında hiç kimsenin, evine yaklaşık 1.5 saatlik mesafede yer alan başka bir ilçede gelişen "hukuki" olayları bilemeyeceğini, bilmek durumunda da olmadığını, karar tarihi olan, 2021 yılı (olaydan 9 sene sonrası) itibari ile sosyal medyanın insanlara ulaşma seviyesinin ne derece yükseldiği dikkate alınarak bir değerlendirme yapıldığında dahi, davalıların ne kadar özen gösterirlerse göstersinler olaydan haberdar olabilmelerinin mümkün gözükmediğini, davalıların tapu siciline itimat ederek dava konusu taşınmazları satın aldıklarını, bozma kararındaki ''karşı oy''un tüm iddialarını desteklediğini, satışın gerçek olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yolsuz tescil (idari işlemin iptali) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1.Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022/1. maddesinde; “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”, 1023. maddesinde; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.", 1024/2. maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.”, 1025/1-2. maddesinde "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur.
6.2.2.6100 sayılı HMK'nın ''Yargılama giderlerinin kapsamı'' başlıklı 323. maddesinde yargılama giderlerinin neler olduğu sayılmış olup; 326/1 maddesinde ise ''Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
'' hükmüne yer verilmiştir.
6.3. Değerlendirme
6.3.1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinin yerinde oluşuna, (V/2.) no.lu paragrafta yer verilen hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılmasına, (V/3.) no.lu paragrafta yer verilen Mahkeme kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, tapu iptali tescil isteğinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalıların temyiz itirazlarının reddi gerekir.
6.3.2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda, yolsuz tescil haksız fiil niteliğinde olduğuna ve davalı ... diğer davalılar ile el ve işbirliği içerisinde hareket ettiğine göre; davanın tümden (tüm davalılar yönünden) kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalı ... yönünden husumet dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi ve bu suretle (V/6.2.2.) no.lu paragrafta yer verilen yasal düzenlemeler gereği davalı ...'ın da diğer davalılar ile birlikte yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeksizin hüküm kurulması doğru değil ise de değinilen bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekir.
6.3.3 Diğer yandan, davalı ... yönünden husumet dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi nedeniyle bu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru değil ise de bu husus temyize getirilmediğinden hükmün bu kısmı düzeltilmemiştir.