İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/4200 · K. 2024/299
- Esas No
- 2022/4200
- Karar No
- 2024/299
- Karar Tarihi
- 16.01.2024
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2022/4200 E. , 2024/299 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1513 Esas, 2022/737 Karar
Avukat Nebi Karaca
DAVALILAR : 1. Kalde Klima Orta Basınç Fittings ve Valf San.A.Ş.
2. ... vekilleri Avukat ...
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/356 E., 2021/135 K.
Taraflar arasındaki patent hükümsüzlüğü ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar adına tescilli TR 2007/02519 B numaralı "Plastik Esaslı Radyatör Vanası ve Üretim Yöntemi" başlıklı patentin patent verilebilirlik koşullarını taşımayıp hükümsüz kılınması gerektiğini, davalıların incelemesiz sistemden yararlanarak adına tescil ettirdiği bu patentin müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davaya konu patentin hükümsüz kılınarak sicilden terkinine, davalıların haksız olarak incelemesiz sistemden yararlanarak temin ettiği patent tescilinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir..
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; buluş sahibi olan müvekkili Aksel Topalyan'a husumet yönetilemeyeceğini, diğer müvekkili adına tescilli olan patentin, patent verilebilirlik koşullarını taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine verdiği yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şahsın patent belgesinde buluş sahibi olup, patent sahibi olmadığı, dava tarihinde yürürlükte olan 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 130 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre hükümsüzlük davasının sicilde patent sahibi olan kişiye karşı açılması gerektiği, bu nedenle iş bu dava bakımından davalı şahsa husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı, davacının davalı patent sahibi şirkete yönelik davasına gelince; birbirlerini doğrulayan önceki ve sonraki bilirkişi raporlarına göre, dava konusu patentin tescil başvuru tarihi itibariyle yeni olduğu, buluş basamağını aştığı, sanayiye uygulanabilir ve patentlenebilir olduğu gerekçesiyle davalı şahıs hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden, davalı şirket hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket adına tescilli patentin yeni olmadığını, patente konu buluşun, Amerikan Dynatech Şirketi tarafından 01.05.1972 tarihinde, Japon Matsushıta Şirketi tarafından da 25.06.1998 tarihinde tescile bağlandığını, belirtilen tescillerden sonra geliştirilmiş hali ile Dünya Ticaretinde uzun yıllardır kullanıldığını, bilirkişi raporlarında bu hususlarda hiçbir değerlendirme ve inceleme yapılmadığını, alınan bilirkişi raporunda; davaya konu patentlerin dosyaya referans belge olarak sunulan Amerikan ve Japon buluşlara ‘ek’ yapılarak geliştirildiği ve yeni olduğu beyan edilmişse de, gerçeği yansıtmadığını, önceki buluşlara oldukça basit ve hiçbir yenilik sağlanmadan bir takım eklemeler yapılarak patent alınmasının hakkaniyete ve 551 sayılı KHK'nın 5 inci maddesine aykırı olduğunu, bilirkişilerin, dava konusu tescili sadece referans belgelerle karşılaştırmakla yetindiğini, hükme esas raporda ‘ilk defa karşılaşılma’ ile ‘yeni’ kriterlerini sağlayıp sağlamadığının araştırılmadığını, eksik ve hatalı rapor esas alınarak hüküm tesis edildiğini. Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik'in 9 uncu maddesi uyarınca bağımlı istem olma şartlarının sağlanamadığını, bir bağımsız istemin yenilik ve buluş basamağı kriterlerini barındırıyorsa, bağlı istemin de; bağlı bulunduğu bağımsız istemin tüm ayırt edici özelliklerini ve buluş basamağındaki niteliklerini barındırması gerektiğini, bilirkişi raporunda bu hususların incelenmediğini, 2007 yılı öncesinde, söz konusu ürün ve yöntemin hangi şirketler tarafından kullanıldığı, hangi yılda ve hangi ülkeden hangi teknolojik - teknik transfer ile ülkemize getirildiğinin araştırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş bu patent hükümsüzlüğü davasında buluş sahibi olan davalı şahsa husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, davaya konu patentin patent verilebilirlik koşullarını taşıyıp taşımadığı ve buradan varılacak sonuca göre hükümsüz kılınmasının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 551 sayılı KHK'nın patent verilebilirlik şartlarını düzenleyen 5 inci v.d maddeleri ve aynı KHK'nın 130 uncu maddesinin üçüncü fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.