İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2022/4249 · K. 2023/4995
- Esas No
- 2022/4249
- Karar No
- 2023/4995
- Karar Tarihi
- 24.10.2023
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2022/4249 E. , 2023/4995 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1284 E., 2022/592 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/268 E., 2021/44 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kâl davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 12/06/2018 tarihinde dava konusu yerdeki kardeşi ...'in hissesini satın aldığını, davalının satıştan haberi olmasına rağmen taşınmaza zeytin fidanı dikerek taşınmazı işgal ettiğini, defalarca uyarılmasına rağmen işgaline son vermediğini belirterek el atmasının önlenmesini ve zeytin ağaçlarının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu taşınmazda müvekkilinin paydaş olup toplam 3.512,53 m² hissesi olduğunu ve bu hisseyi ...'a kiraladığını, mahkemenin paydaşın yer kullanıp kullanmamasına göre değerlendirme yapması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar ... kararı ile; tüm dosya kapsamında; paydaşlar arasında dava konusu edilen parselde fiili taksimin olmadığı, davalı ...'nın hissesinden fazla yer kullanmadığı, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şüyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama ve keşif sırasında dinlenen tanık ...’in beyanlarına göre davacının yerini kullanmadığının açıkça ifade edildiğini, tanığın anlatımından tarafların annelerin ölümünden sonra taşınmazı fiilen taksim ettikleri ve kendi aralarında yazılı olmasa da şifahi olarak bir kullanım şeklinin oluştuğunun anlaşıldığını, mahkemece bu tanığın ifadesinin hiç dikkate alınmadığını, davacının hiç yer kullanmadığının dikkate alınmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar ... kararı ile; davanın, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi istemine ilişkin olup 104 ada 2 parsel ... taşınmazın tarla vasfı ile davacı, davalı ve dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi, özel bir parselasyon planı veya fiili kullanma biçiminin oluşmadığını, davalının tapu kaydındaki hissesinden daha az bir bölümü zeytin dikmek suretiyle kullandığını, davalının hissesinden daha az bir bölümü kullanması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olup, her ne kadar ilk derece mahkemesince farklı bir gerekçe ile karar verilmiş ise de sonuç itibariyle doğru olan hükme yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili yukarıda IV-B bölümünde belirtilen sebeplerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve kâl talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 ... ... Medeni Kanunu’nun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir.
Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Somut olayda, dava konu taşınmazda davacı, davalı ve dava dışı 3. kişiler paydaş olup her iki taraf da dava konusu taşınmazın belli bir bölümünün kendilerine ait olduğunu iddia etmektedir. Taşınmaz başında dinlenen mahalli bilirkişiler fiili taksime ilişkin bilgilerinin olmadığını, davacı tanığı ..., dava konusu yeri davacıya sattığını ancak davalının kullandığını ve dava konusu taşınmazda davacının kullandığı başka yer olmadığını, davacı tanığı ... ... ise kullanıma ilişkin bilgisi olmadığını ancak dava konusu yerin ...’e kaldığını, davalı tanığı ... dava konusu parselde ... ve davalı ...’nın hissesi olduğunu, daha önce dava konusu edilen yerin boş olduğunu, kimsenin kullanmadığını, davalının payına düşen yeri kullanmak istediğini ancak verilmediğini, diğer davalı tanığı ... ise 2009-2014 yılları arasında dava konusu yerin ... tarafındna kullanıldığını sonrasında fiili kullanım olup olmadığını bilmediğini belirtmiştir.
Tanık beyanları karşısında mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda dava konusu yerde fiili taksim olup olmadığının, zeytin ekili olan yerin dava dışı ...’e düşüp düşmediğinin araştırılması, gerekirse dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak tanık beyanlarının bu hususa yönelik alınması, fiili taksim söz konusu olup bu yer ...’e düşmüş ise davacıya sattığına dair beyanın gözetilmesi, fiili taksim oluşmamış ise davacının taşınmazda başka kullandığı veya kullanabileceği alan olup olmadığının araştırılması gerekirken yazılı şekilde topluluk mülkiyetinde taksim olgusu dışında pay karşılığı metrekare olarak belirlenmek suretiyle değerlendirme yapılamayacağı gözetilmeden eksik araştırmayla karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda V-C-3 bölümünde belirtilen sebeplerle BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.