Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/4447 · K. 2023/4342
11. Hukuk Dairesi 2022/4447 E. , 2023/4342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/456 Esas, 2020/823 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile alacağını müvekkiline temlik eden dava dışı ...'nun yine dava dışı Arsel Motorlu Araçlar ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları ve müdürleri olduklarını, ...'nun yasa gereği sorumlu olması nedeniyle ortağı ve müdürü bulunduğu limited şirketin vergi borçlarını ödedikten sonra davalının payına düşen kısım yönünden kendisine rücu ettiğini ancak, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, aleyhine İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2012/4587 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, ...'nun icra dosyasına konu alacağını temlik sözleşmesi ile müvekkiline devrettiğini ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 17.05.2018 tarih, 2015/572 E. ve 2018/501 K. sayılı kararı ile incelenen sicil kayıtlarına göre kamu alacağı borçlusu Arsel Motorlu Araçlar ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin halen faal olduğu ve öncelikle şirket öz kaynaklarından bu borcun karşılanması gerektiği, bu itibarla kamu alacağı borcunun limited şirketten tahsil imkanı bulunduğu halde şirket ortağı davalıdan bu bedelin tahsil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddi ile başlatılan icra takibinde alacaklı tarafın kötü niyeti kanıtlanamadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 09.07.2020 tarih, 2018/3881 E. ve 2020/3481 K. sayılı kararı ile ‘’... davadışı limited şirketin ortağı ve müdürü olan ...'nun, şirketin vergi borçlarından ötürü ilgili vergi idaresi tarafından takibe maruz kalması sonucunda tahakkuk eden vergi borcunun tümünü ödediği ve ödediği meblağın yarısını işbu davaya konu icra takibi ile şirketin diğer müdürü ve ortağı davalıdan talep ettiği dosya kapsamı ile sabittir. Kamu idaresinin 6183 Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanun'un(6183 sayılı Kanun) 35 inci maddesi çerçevesinde söz konusu alacağın kamu borçlusundan tahsil edilemeyeceğini değerlendirerek ...'na yönelmiş olduğu dosya kapsamı ile belirgindir. Bu durumda, davalı yanca, şirketin mal varlığı bulunduğu, kamu idaresine ödenen borcun öncelikle şirketten tahsil edilmesine yönelik savunmasının kanıtlanamaması halinde, davacının hissesine düşen miktardan fazla ödediği tutarın, teselsül hükümleri gereğince, davalıya hisse oranı dairesinde rücu edilmesinde hukuka aykırılık yoktur. Mahkemece, ispat yükü dağılımına da ilişen bu hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı..’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya alacağını temlik eden dava dışı ...'nun, davalı ile birlikte dava dışı Arsel Motorlu Araçlar ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ve yöneticisi oldukları, adı geçen temlik edenin şirketin vergi borçlarından dolayı ilgili vergi idaresince takibe maruz kalması nedeniyle tahakkuk eden toplam 93.920,00 TL vergi borcunun tümünü ödediği, hükmüne uyulan bozma ilamında vurgulandığı üzere, sözkonusu kamu alacağı kamu borçlusundan (dava dışı şirketten) tahsil edilemediğinden ilgili vergi idaresince ...'ndan tahsil edildiği, bunun yanında, İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.05.2013 tarih, 2011/511 E. ve 2013/107 K. sayılı kararla dava dışı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş olmakla, ...'nun ödediği vergi borcunun dava dışı şirketten tahsili olanağının da kalmadığı, bu durumda temlik eden ...'nun (ve dolayısıyla temlik alan davacının), ödemiş olduğu 93.920,00 TL miktardan 1/2 oranında payına düşen 46.960,00 TL'yi aşan aynı miktardaki tutarı teselsül hükümlerine göre diğer sorumlu davalıdan tahsilini isteyebileceği, davacı tarafın davada talep edebileceği bu miktara ilave olarak işlemiş faizle birlikte toplam 47.608,00 TL yönelik itirazın iptalini istemiş ise de; takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2012/4587 E. sayılı dosyasında 46.960,00 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar yönünden talepnamedeki koşullar ile devamına, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 9.392,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine, reddedilen miktar yönünden koşulları oluşmadığından davalı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.