II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 22.12.2016 tarihli ve 2015/380 E.-2016/954 K. sayılı kararıyla; davalılardan ...'in, iki seferde toplam 1.170.403 USD’yi bankadan çektiği dönemde, davalı ...'in ve ...'ın, gerek BEKOM A.Ş, gerek Atatürk Hava Limanı Serbest Bölge Şubesi Müdürü olarak ve müşterek imzaları ile görev yaptıkları, davalı ...'ın ayrıca müdürlük görevinin alınmasından sonra da şirket yönetim kurulu üyesi ve hemen akabinde yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı, davalı ...'ün dava dışı ...ve ...ile "müşavirlik sözleşmesi" imzaladığı, sözleşme konusunun davacı BEKOM A.Ş ile TNB A.Ş. ve ESKORT A.Ş’nin 2001-2004 arası vergi dönemlerine ilişkin her türlü amme borcunu ödemelerinde müşavirin yükümlülüğünün sınırlarını belirlemek, müşavirlik ücreti ödenmesi şartlarını belirlemek olduğu, sözleşmenin 3/e ve 3/d maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'ün tüm aşamalarda bilirkişi raporuna da yansıyan gizli ortak ve diğer hallerine göre, olay tarihinde "müşavirlik sözleşmesi" hisse devir protokolü vasıtasıyla müdür tayin edilen diğer davalıların sorumluluğunu üstlendiği, davalıların mevcut olay sebebiyle kusurlu olmadıklarını kanıtlayamadıkları, ceza mahkemesince delil yetersizliğinden verilen beraat kararının işbu sorumluluk davasında neticeye etkili olmadığı, 570.403 USD’nin 08.09.2004 tarihinde, 600.000 USD’nin 13.09.2004 tarihinde Anadolubank ... Şubesi’nde, ... ve BEKOM A.Ş ortağı Aytaç Biçer tarafından verilen yazılı talimat çerçevesinde, şirket müdürü ...'e ödendiği, davanın başlangıcından buyana gerek davada, gerek dava dışı tüm raporlara yansıdığı üzere taraflar arasında manipülatif işlemler olduğu, çalışanların ortak/yönetici sıfatıyla gizli ortakları kamufle etmek amacıyla kullanıldığı, tüm işlemlerin ortaklar arasında hesaplaşma olduğu inancı bildirilmiş ise de, somut eylem karşısında bu hususlara girilmediği, tartışılmadığı, neticede dava konusu edilen paraların davalılar tarafından özellikle BEKOM AŞ ya da gizli ortaklara iade edildiği konusunda herhangi bir belge, makbuz ibraz edilmediği, davacı BEKOM AŞ’nin dava konusu edilen paraların şirket kasasına girmemesi sebebiyle zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.170.403 USD’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hükmün davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş, bozma ilamına yönelik davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.12.2019 tarih 2019/2900 E.- 2019/7881 K. sayılı kararıyla, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile taraf iddia ve savunmalarının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve ek raporda yapılan tespitler, Masak raporundaki belirlemeler, ceza mahkemesi kararı ve bu karara dayanak bilirkişi raporu ile ceza dosyasındaki deliller, dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiği dönemde davacı şirketin ortaklık yapısı ve yönetici kadrosu, ödeme talimatlarında ismi ve imzası bulunan kişi ve kişilerin yetki ve şirketteki konumları, davacı şirketin süreç içindeki ortaklık yapısı, müşavirlik sözleşmesi ve hisse devir protokolü hep birlikte değerlendirilerek davalılara atfedilen eylem ve işlemlerin davacı şirketi zarara uğratan işlemler olup olmadığı, davacı şirketin zarara uğrayıp uğramadığı, şirketin bir zararı var ise bundan davalıların sorumlu olup olmadığı hususları konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla; davalılardan ...'in 08.04.2002 tarihli yönetim kurulu kararı ile mali işlerden sorumlu genel müdür olarak atandığı, 26.06.2003 tarihli genel kurul toplantısında ...'in 1 yıl süre ile denetçi seçildiği, 23.03.2004 tarihli 2003 yılı Olağan Kurul Toplantısında şirket yönetim kuruluna başkan Ali Ekiz, başkan yardımcısı Seyfettin Şahin, üye İbrahim Vahit Çırak'ın seçildiği, ikisinin müşterek imzası ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, Veysel Karakütük'ün bir yıl süre ile denetçi seçildiği, yönetim kurulunun 30.03.2004 tarihli 2004/03 nolu kararı ile şirket ortağı ... ile şirket ortağı ...'ın şirkete müdür olarak atandıkları ve müşterek imzaları ile her hususta şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, bu kararın sicil gazetesinde 06.04.2004 tarihinde ilan edildiği, 27.08.2004 tarihli yönetim kurulu kararıyla hava limanı serbest bölgesi için Necati ve Fuat'ın 3 yıl süre ile müdür olarak atandıkları, 12.11.2004 tarihinde ise müdürlükten alındığı, davalı ...'ün, 11.05.2004 tarihli genel kurulda tespit edilen yeni ortak ve paylara göre ortaklığa girdiği, şirket yönetiminde bulunmadığı ve müdür olarak çalışmadığı, ancak şirket ortağı olan dava dışı ...ve H.İbrahim Özer adlı kişiler ile Davalı ... arasında "18.11.2004 tarihli müşavirlik sözleşmesi" ve aynı tarihli "hisse devir sözleşmesi" tanzim edildiği, bu tarihte bozma ilmında da değinildiği gibi Aytaç Biter'in yönetim kurulu üyesi veya şirket temsilcisi olmadığı, dört maddeden oluşan müşavirlik sözleşmesi kapsamında davalı ...'e (Müşavir) Müşavirlik hizmeti adı altında toplam 1.900.000 USD ödenmesinin, bu tutardan amme borçları ve üçüncü kişilere karşı olabilecek borçların düşüleceğinin kararlaştırıldığı, rapordaki tespitlere göre üçüncü kişilere karşı bir borç olmadığı, davanın yönetici sorumluluğuna ilişkin olduğu, ancak davalı ...'ün yönetim kurulu üyesi ya da şirket temsilcisi olmadığı, yine raporda değinildiği gibi, taraflar arasındaki sözleşmeye müşavirlik sözleşmesi denilmiş ise de, bu işle ilgili olmayan hususların düzenlenmiş olması, ücretin yüksekliği ve ...'ün 31.12.2003 tarihinde Yeminli Mali Müşavirlik mührünü teslim ettiği dikkate alındığında, iş bu sözleşmenin ortaklıktan ayrılmak için düzenlenmiş olduğu izlenimini verdiği, bu yönüyle sözleşme taraflarından davalı ...'ün sözleşme nedeniyle davacı şirketi zarara uğrattığına dair bir bulgu, tespit ya da belgeye rastlanmadığı, Ayrıca İstanbul 1.Ağır Ceza Mahkemesi 2007/392 Esas sayılı dosyasına sunulan 25.10.2010 tarihli bilirkişi raporunda, 20.01.2009 tarihli Masak raporunda 13 parti halinde çekilen paraların şirkete getirilmediği, ..., Ali Gür, ... ve ... tarafından paylaşılarak kendilerinin ve yakınlarının hesaplarına yatırıldığı iddialarını doğrulayacak yeterli ve somut kanıt bulunamadığının belirlendiği, bankadan çekilen toplam 1.170.403 USD'nin şirket kayıtlarına intikal ettiği, kasa besabına alınması gerekirken avans hesabına alındığı, Masak raporu ve dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde bu tutarın gizli ortaklara pay dağıtımı niteliğinde olduğu, şirket kayıtlarından nasıl çıkarıldığının somut olarak tespit edilemediği, ancak dosyada mevcut delil ve belgelerin incelenmesi sonucunda şirketi zarara uğrattıklarına dair somut bir duruma ulaşılmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 08.02.2022 tarihli ek karar ile davalı ... ve davalı davalı ... vekilinin hükmün tamamlanması talebinin kabulü ile Mahkemenin 21.10.2021 tarihli kararında hüküm kısmında 5 nolu kararın; ''Davalılar duruşmalarda kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 197.500,57 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,'' olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.