B-BAM KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde,Mahkemece, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı davalı ...’a ait çiftlik işyerinde 01.08.2010-26.02.2011,07.06.2011-01.10.2012 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmekte olup dosyaya gelen kayıt ve belgelere göre,davalı adına gelen işyeri tescil bilgilerinde ise davalı adına 464 sicil sayılı çatı inşaatı mahiyetli 08.11.2003 tarihi itibariyle kanun kapsamına alınan bir işyeri olduğu,öte yandan davalının ortağı olduğu işyeri tescil bilgisinden anlaşılan 756 sicil sayılı çiftlik mahiyetli “...Toprak Ana Bes.Ür.Görs.Yap.Tic.San.Ltd.Şti.” adına tescil edilmiş 10.05.2004-30.06.2005 tarihleri arasında kapsamda olduğu anlaşılan işyeri ile yine 607 sicil “Tarımsal ve hayvancılık”mahiyetli 01.09.2010-30.09.2011 arası kanun kapsamında bir işyeri olduğu görümekle,Mahkemece öncelikle davacının beyanı alınmak suretiyle davacının kimin işyerinde çalıştığının,davalının mı yoksa yukarıda anılan şirketlerden birinde mi çalıştığı hususu açıklığa kavuşturularak öncelikle işverenlik tereddütsüz belirlenmeli, işverenliğin dava dışı şirketlerden birinin olduğunun anlaşılması halinde yöntemince davaya dahil edilmeli,öte yandan,davacının dosyada mevcut 17.06.2012 tarihli yangın raporunda belirtilen yerde çalıştığı iddiasının olması halinde,anılan yere ilişkin tapu kayıtları da getirtilmek suretiyle davalıya ait olup olmadığı,davalıya ait olduğunun tespiti halinde hangi tarihte iktisap ettiği de tespit edilmeli, söz konusu yangın raporunda davacının ot biçme makinesi ile meyve bahçelerinde bulunan otları çim biçme makinesi ile temizlerken makine bıçağının taşa çarparak çıkan kıvılcım ile yangın çıktığı belirtildiğinden,,yine bu meyve bahçesinde kaç ağacın olduğu,çeşitleri,bahçenin büyüklüğü,meyve ağacı cinslerine göre meyve toplama sezonları belirlenmeli,davacının burada yaptığı işin ne olduğu belirlenmeli, davalı işverenliğin dava konusu dönemde bordrolu çalışanları resen dinlenmeli,bu kapsamda yöntemince komşu gayrimenkul sahipleri ile bordroya çalışmaları geçmiş bordrolu çalışanları resen tespit edilerek dinlenmeli,meyve bahçesinin bulunduğu yerin bağlı olduğu muhtar ve azalar da tespit edilerek dinlenmeli, varsa beyanlar arasındaki çelişki giderilmeli,yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.