IV. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
Sanık ...'ın ...'de konuşlu 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığının tümgeneral rütbesiyle komutanı olduğu ve aynı zamanda garnizon komutanı olarak görev yaptığı, 03.07.2016-25.07.2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere yıllık izne ayrıldığı,
2. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığının 01.07.2016 tarihli yazısına göre; sanığın yıllık izne ayrılacak olması nedeniyle Garnizon Komutanlığına 02.07.2016-10.07.2016 tarihleri arasında İl Jandarma Komutanı Albay Halil Uysal'ın, 11.07.2016'dan dönüşüne kadar da Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral ...'ın; 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığına ise 02.07.2016-10.07.2016 tarihleri arasında Albay ...'ın, 11.07.2016 tarihinden dönüşüne kadar da Kurmay Albay ...'ın vekâlet edeceği,
15.07.2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimi esnasında Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayımlanarak askerî birliklere gönderilen sözde atama listelerine göre; sanığın ... Sıkıyönetim Komutanı olarak görevlendirildiği ve ayrıca ... Valisi ve ... Büyükşehir Belediye Başkanı olarak atandığı,
... Valisi ..., Garnizon Komutan Vekili Tuğgeneral ... ve ... Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Usta ile diğer mümziler tarafından 16.07.2016 tarihinde saat 04.00'te tutulan tutanağın; "15.07.2016 tarihinde Ülkemizin değişik illerinde T.B.M.M'ye ve T.C. Hükümetine karşı yapılan eş zamanlı darbe girişiminde İlimizde bulunan 12. Hava Üs Komutanlığında konuşlu askeri kargo uçaklarının hiçbir şekilde uçuş yapmamaları Sayın Valimiz ..., Garnizon Komutan Vekili Tuğgeneral ... tarafından Hava Üs Komutanlığında görevli Albay ...'na talimat vermelerine rağmen askeri kargo uçaklarından 8 tanesinin kalkış yaptığı öğrenilmiş olup bunun üzerine Albay ...'na telefonla ulaşılmaya çalışılmış ise de açılan telefonları ses gelmiyor diyerek kapatmış, böylelikle cevap alınamamış, İl Emniyet Müdürünün telefonundan mesaj çekilerek geri dönüş yapması istenmiştir. Ayrıca Garnizon Komutanı V. tarafından ilgili komutana ulaşılmaya çalışılarak ikaz edilmek istenmiş ise de uzunca bir süre ...'a ulaşılamadığı, kesin talimata rağmen 8 adet kargo uçağını ilgili Komutanlıkların emri olmaksızın kaldırdığı, daha sonra bahse konu Komutanlığın santralinden ...'a ulaşıldığı, konunun hassasiyeti Garnizon Komutanı V. tarafından anlatılmasına rağmen ...'ın ...'dan değişik talimatların geldiğini, ... Hava Üs Komutanlığının kesin talimatına rağmen bahse konu uçakların kalkmasına izin verdiğini beyan ettiği, bu durumun açık olan telefon hoparlöründen huzurda bulunan hazurun tarafından duyulduğu, daha sonra ısrarlı aramalara rağmen bir türlü telefonuna bakmayan ...'ın Garnizon Komutan V. cep telefonundan arayarak kalkan uçakların inişi için izin istediği ve telefonda kalkan uçakların geri dönmesi için talimat verdiğini beyan ettiği, konunun Vali bey ve hazurun tarafından değerlendirilerek herhangi bir can güvenliği kaybına sebebiyet vermemek için bahse konu askeri kargo uçaklarının inişine izin verildiği, ...'ın 'Kimin talimatı ile uçakları nereye gönderdin?' sorusuna cevap vermemesi üzerine hazurun tarafından bu tutanak tutulmuş olup birlikte imza altına alınmıştır." şeklinde olduğu,
... Valiliğinin 03.04.2018 tarihli yazısına göre; darbe girişimi esnasında kriz masasının acilen oluşturulduğu, saat 23.00'ten itibaren bizzat vali tarafından bütün askerî birliklerle irtibat kurulmaya çalışıldığı, valinin özel telefonundan gece boyunca en az 10 kere aranmasına rağmen sanığın cevap vermediği, darbe girişiminin başarısız olduğunun anlaşılması üzerine sanığın 16.07.2016 tarihinde saat 06.00 sıralarında Büyükşehir Belediye Başkanını ve Garnizon Komutan Vekilini araması üzerine valinin bu kişilerin telefonundan görüşmesi esnasında alıkonulduğunu söylediği ve vali tarafından "Madem alıkonuldunuz, kendi cep telefonunuzdan nasıl konuşuyorsunuz?" diye sorulması üzerine "Kızdım, bana verdiler." diye cevap verdiği,
Sanığın 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı üzerinde emir ve komuta yetkisinin olup olmadığının bildirilmesinin istenmesi üzerine dosyaya gönderilen Hava Kuvvetleri Komutanlığının 18.05.2017 tarihli yazısına ve yazı ekindeki teşkilat şemasına göre; 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığının ve 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığının doğrudan Hava Lojistik Komutanlığına bağlı oldukları, aralarında teşkilat bağlantısı olmadığından emir komuta ilişkisinin bulunmadığı, ancak 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığının ... Garnizon Komutanlığı vazifesinin olduğu ve bünyesinde yer alan A Tipi Merkez Komutanlığı vasıtasıyla garnizon komutanlığı vazifesini yürüttüğü, bu doğrultuda 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanının 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığına yönelik olarak 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nda yer alan esaslar çerçevesinde garnizon komutanlığı yetkilerinin bulunduğu hususlarının belirtildiği,
... Emniyet Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından düzenlenen 12.08.2016 tarihli inceleme raporuna göre; sanığın eşi Nermin Yalçın'ın 0 533 ... 68 02 numaralı hattından sanığın resmî telefonu olan 0 530 ... 16 94 numaralı hattına 16.07.2016 tarihinde saat 00.23.33'te (UTC+0) WhatsApp programı üzerinden mesaj çekerek Cevizli'ye geldiğini haber verdiği, sanığın da bu mesaja karşılık olarak saat 00.27.46'da (UTC+0) "Tamam problem yok biz de Fenerbahçe orduevine getirdiler." şeklinde cevap verdiği, bunun üzerine "Buraya gelemiyor musunuz, çok merak ettik." diye soran eşine sanığın 00.29.06'da (UTC+0) "Şimdilik buradayız merak etme." biçiminde mesaj gönderdiği,
HTS kayıtlarına ilişkin 10.07.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanığın şahsî telefonu olan 0 533 ... 03 97 numaralı telefonunun 15.07.2016 tarihi saat 20.09 ilâ 16.07.2016 tarihi saat 12.58 arasında kullanıcı tarafından resmî telefonu olan 0 530 ... 16 94 numaralı hattına yönlendirildiği, bu nedenle hattın belirtilen süre içinde aktif olmadığı, 0 530 ... 16 94 numaralı resmî hattının ise 15.07.2016 tarihinde saat 23.02'de Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı adına kayıtlı olan ... Valiliğine ait 0 542 ... 38 96 numaralı telefondan gelen arama esnasında 0 539 ... 10 27 numaralı hatta yönlendirildiği için aktif olmadığı, sanığın söz konusu resmî hattından 16.07.2016 tarihinde saat 03.29'da tanık ...'ı arayıp 35 saniyelik, aynı tarihte saat 06.31'de ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına kayıtlı telefondan aranıp 550 saniyelik iki görüşme gerçekleştirdiği, tanık ...'ı arayıp 157 ... süren görüşmesini 16.07.2016 tarihinde saat 11.07'de yaptığı, sanığın kullandığı her iki hattın 14.07.2016 tarihinde saat 20.23'ten itibaren ...'da baz sinyali vermeye başladığı, şahsî hattının 15.07.2016 tarihi saat 11.56 ilâ 16.07.2016 tarihi saat 15.57 arasındaki kayıtlarında baz sinyal bilgisinin olmadığı, resmî hattının 15.07.2016 tarihi saat 19.07 ilâ 16.07.2016 tarihi saat 13.07 arasında Fenerbahçe Orduevinin bulunduğu bölgeyi kapsayan baz istasyonundan sinyal bilgisi verdiği,
Moda Deniz Kulübünün güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesine ilişkin 04.05.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; 15.07.2016 tarihinde saat 23.50'de üniformalı ve silahlı bir grubun sol taraftaki kapıdan içeri girip takım elbiseli şahısları buradan uzaklaştırdıkları, saat 00.02'de kameranın görüş açısında üniformalı ve silahlı iki şahıs ile bir sivil giyimli şahsın bulunduğu, bu andan itibaren kameranın zaman damgasının 25 dakika sonraya atladığı ve yerde yüzüstü yatan sivil giyimli şahısların olduğu, üniformalı ve silahlı şahısların sivil takım elbiseli şahısları plastik kelepçeyle ellerini arkadan bağlayarak yüzüstü yere yatırmaya devam ettikleri, saat 00.29'da yerdeki 12 şahsın elleri arkadan kelepçeli ve yüzüstü yatar vaziyette oldukları,
... İl Emniyet Müdürlüğünün 05.03.2018 tarihli yazısında; sanığın ByLock kaydına rastlanmadığının belirtildiği,
Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş. İflas İdaresinin 26.03.2018 tarihli yazısına göre; sanığın banka nezdinde hesabının olmadığı,
Anlaşılmıştır.
Tanık ... Mahkemede; 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığında albay rütbesiyle görev yaptığını, sanığın yıllık izinde olması nedeniyle komutanlığa vekâlet ettiğini, 15.07.2016 tarihinde saat 22.00 civarında gelen telefonda köprünün kapatıldığının söylendiğini, televizyona baktığında Başbakanın açıklamalarını gördüğünü, komutanlarla birlikte birliğe gittiklerini, ... çıkışlarını kapatıp personeli yatırdıklarını, olayı öğrenmeye çalıştıklarını, 2. Hava İkmal Bakım Merkezinde oldukları için 12. Hava Üs Komutanlığından bilgilerinin bulunmadığını, telefonla da ulaşamadıklarını, "Saat 02.30'da komutanım beni aradı." derken kastettiği komutanın sanık olduğunu, kendisini sanığın aradığını, askerî birlikte bir sıkıntı olmadığını söyleyince sanığın da Garnizon Komutan Vekili Tuğgeneral ...'ın emrinde kalmaları ve onun emrine göre hareket etmeleri konusunda emir verdiğini, 12. Hava Ulaştırma Üs Komutanlığı bakımından kendi birliklerinin bir sorumluluğunun olmadığını, o saatlerde uçakların kalktığını muhtemelen öğrendiklerini, 12. Hava Ulaştırma Üs Komutanlığı kendilerini bağlamadığı için sanıkla olan telefon konuşmasında bu hususa değinmediğini, zira 12. Hava Ulaştırma Üs Komutanlığından kalkan uçakların kendileriyle ilgili bir durum olmadığını, sanıkla bu hususta bir konuşmalarının da bulunmadığını, ...'ın sanıkla konuşup konuşmadığını bilmediğini, o gün yapılan bütün bu hususları ceride defterine yazdığını, bunların şu an 2. Hava İkmal Bakım Komutanlığında mevcut olduğunu, söz konusu konuşmayı sanığın resmî telefon numarasından yaptıklarını, kendi telefonunun numarasının 0 532 ... 59 02 olduğunu, 2. Hava İkmal Bakım Komutanlığında sanığa vekâleten görev yaptığını, Garnizon Komutanlığını ise vekaleten ...'ın yürüttüğünü, garnizon komutanının idarî ve disiplin yönünden ildeki bütün komutanlıkları koordine ettiğini, zira İç Hizmet Kanunu'nda bu konuda düzenleme olduğunu beyan etmiştir.
Özel Dairenin bozma kararına uyan Yerel Mahkemece bozma kararı doğrultusunda yapılan işlemler kapsamında;
i) Dinlenen tanıklardan;
Tanık ... Mahkemede; olay tarihinde Hava Kuvvetleri Karargahında albay olarak görev yaptığını, şu anda Akıncı dosyasında kendi yargılamasının devam ettiğini, sanığı tanıdığını, ancak sanıkla birlikte çalışmışlıklarının olmadığını ve kişisel bir irtibatının da bulunmadığını, 0 533 ... 61 65 numaralı hattın kendisine ait olduğunu, sanıkla görüştüğünü hatırlamadığını, sanıkla ilgili olarak zihninde darbe teşebbüsü gecesine ilişkin hiçbir şeyin olmadığını, belki yanlışlıkla aradığını veya aradıysa da sanığın telefona çıkmamış olabileceğini,
Tanık ... Mahkemede; sanığı tanıdığını, kendisinin ... 3. Ana Jet Üs Komutanlığında tümgeneral olarak görev yaptığını, 16.07.2016'da belirtilen saatlerde Akıncı'da elleri, gözleri ve ayakları bağlı olarak bir misafirhanede derdest edilen diğer komutanlarla birlikte tutulduğunu, zira aynı gün saat 00.30 civarında askerler tarafından derdest edildiklerini, daha sonra kendisinin de içinde olduğu sekiz generalin önce Hava Harp Okuluna götürüldüklerini, bir odada silahlı nöbetçiler nezaretinde bekletildiklerini, saat 07.00 civarında helikopterle Akıncı'ya götürüldüklerini, Akıncı'ya saat 10.00 civarında indirildiklerini, akabinde bu sekiz generalin elleri bağlı olarak odalara konulduğunu, kendisinin de onlardan biri olduğunu, kapısı kilitli bir odada silahlı nöbetçiler olmak üzere saat 17.30'a kadar elleri, gözleri ve ayakları bağlı bir vaziyette bekletildiğini, telefonu yanında olmadığı için herhangi bir görüşme yapmadığını, 0 533 ... 18 89 numaralı hattın eşine ait olduğunu, eşinin Fenerbahçe Orduevinde kaldığını, kendilerinin askerler tarafından götürülmesinden sonra sanığın ve diğer generallerin saat 03.00 civarında helikopterle Moda Deniz Kulübünden alınarak Fenerbahçe Orduevine götürüldükleri için serbest bırakıldıklarında muhtemelen durumunu sormak için kendi eşinin sanığı aramış olabileceğini, sanıkla farklı yerlere neden götürüldüklerini bilmediğini, derdest eden ...'ın ifadesinde sekiz generalin seçilmesi için ... tarafından emir verildiğini belirttiğini,
Tanık ... Mahkemede; hâlen Milli Savunma Bakanlığında Savunma ve Güvenlik Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığını, 15.07.2016 tarihinde 2. Hava İkmal Bakım Merkezinde sanığa vekâlet ettiğini, o tarihte sanığın yaklaşık iki haftadır izinde olduğunu, darbe girişimini televizyonda izledikten sonra saat 23.00 sıralarında komutanları olması nedeniyle sanığı birkaç sefer aradığını ancak ulaşamadığını, çünkü telefonunun kapalı durumda olduğunu, sanıkla ilk görüşmesinin 16.07.2016 tarihinde saat 03.00 sıralarında gerçekleştiğini, sanığın öncelikle vekâleti devrettiği için ...'ı aradığını, ...'ın yanında olması nedeniyle konuşmalarını duyduğunu, kendisinin de sanıkla görüştüğünü, bu görüşmede sanığa Garnizon Komutanı ...'ın "Televizyonda seyrettiğimiz bu olay bir kalkışmadır, anayasal bir suçtur, bunun cezası çok büyüktür, bu eylemlere katılma yönünde gelecek emirlere sakın uymayın, birlik dışına asker çıkarmayın." dediğini ilettiklerini, bunun üzerine sanığın da Garnizon Komutanı ...'ın talimatları doğrultusunda hareket etmelerini söyleyip birlik içinde ilave tedbir alacakları zaman kendisine sormalarını istediğini, ...'tan telefonu aldığı sırada telefonun kesildiğini, sanığı geri aradığında telefonuna ulaşılamadığını, şarjı bittiği için veya birileri tarafından gözetim altında tutulduğu için kapatmak zorunda kaldığını tahmin ettiğini, zaten kendileriyle konuşurken kısık sesle konuştuğunu, daha sonra saat 06.00 civarında kendi cep telefonundan ulaştıkları sanığın kısık bir sesle konuşarak etrafta silahlı kişilerin olup olmadığını sorduğunu ve ayrıca kendisini kelepçeleyip helikopterle Fenerbahçe Orduevine getirildiklerini, helikopterin Fenerbahçe Orduevine indikten sonra silahlı kişilerin yakıt ikmali için helikopterle oradan ayrıldıklarını, orduevi personelinin kelepçelerini çözerek kendilerini emniyetli bir yere aldıklarını ancak dışarı çıkarmadıklarını, dışarıda büyük olaylar olduğu için orduevi girişinin askerî araçlarla kapatıldığını, Garnizon Komutanı ...'ın talimatları doğrultusunda hareket etmelerini ve darbe girişimine karşı çıkmalarını söylediğini, akabinde sanığın orduevinden ayrılamamasına ilişkin durumu kendi kardeşi İsmail Duman'ı arayarak Fenerbahçe Orduevi girişinde askerî araçların olup olmadığını kontrol etmesini isteyerek teyit etmeye çalıştığını, kardeşinin kontrol edip kendisine döndüğünde bu durumu doğruladığını, şahsî kanaatinin sanığın hürriyetinden mahsur bir şekilde tutulduğu şeklinde olduğunu, sanığın o gece hiçbir şekilde darbe taraftarı bir emir vermediğini, FETÖ/PDY terör örgütüyle bir bağlantısı olup olmadığı konusunda bilgisinin bulunmadığını, sanıkla bir yıl görev yaptığını, FETÖ/PDY ile bağlantısı olmadığı kanaatini taşıdığını, hükûmet aleyhine veya siyasi olaylarla ilgili hiçbir beyanına da rastlamadığını,
Tanık ... Mahkemede; 15.07.2016 tarihinde ... Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığını, il başkanı arayınca parti binasına gittiğini, il başkanıyla birlikte Valilik binasına geçtiklerini, Valilikte şehrin üst yönetiminin bir araya geldiğini, daha sonra Emniyet Müdürlüğüne gittiklerini, Garnizon Komutanlığına vekâleten ...'ın baktığını, ...'den uçak kaldırıldığına dair haberler gelince uçak kaldırılmaması için belediye olarak birtakım tedbirler aldıklarını, bu kapsamda belediye araçlarını yolları kapatmak için gönderdiklerini ve elektriklerin kesilmesini sağladıklarını, uçak kaldırılması olayıyla ilgili olarak görüşmek için sanığı hem kendisinin hem de valinin cep telefonundan defalarca aradıklarını, telefonu çalmasına rağmen cevap verenin olmadığını, ...'ın da sanıkla iletişime geçemediğini, sabaha kadar bu şekilde sanığı aramalarına karşın ulaşamadıklarını, sabah namazından sonra eve geldiğini, bir müddet sonra sanığı tekrar aradığında telefona çıkan eşinin çok kötü bir gece geçirdiklerini belirtip sanığın istirahat ettiğini söylediğini, bu nedenle sanıkla görüşemediğini, daha sonra Valilik binasına geçtiğinde tam hatırlamamakla birlikte ya sanığın ya da kendisinin araması üzerine valinin görüştüğünü, kendisinin görüştüğünü hatırlamadığını, valinin sanığa "Neredeydin, telefona neden bakmadın?" diye sorduğunu, sanığın da "Telefonumu aldılar, bu sebeple bakamadım." dediğini, valinin de "O zaman şimdi nasıl bakabildin?" şeklindeki sorusuna sanığın ne cevap verdiğini hatırlamadığını, bu görüşmenin saatini anımsayamadığını, 0 532 ... 99 98 numaralı hattın kendisine ait olduğunu, HTS kayıtlarında gözüken 16.07.2016 tarihinde saat 06.31'deki aramanın az önce belirttiği sabah namazını müteakip evden aradığında sanığın eşiyle yaptığı görüşmeye ilişkin olabileceğini, aynı gün saat 19.18'deki aramanın valinin sanıkla görüştüğü arama olduğunu, ...'ı tanımadığını, bu kişinin sanıkla görüştüğüne dair kendilerine bir bilginin gelmediğini, sanığın bu yapıyla ilgisinin olup olmadığını bilmediğini, ancak sanığı dindar biri olarak bildiklerini,
Tanık ... Mahkemede; 15.07.2016 tarihinde ... ilinde vali olarak görev yaptığını, sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne üye olduğuna dair somut bir eylemine ya da söylemine şahit olmadığını, 15 Temmuz gecesi jandarma tarafından Yurtta Sulh Konseyinin emri kendisine getirilince bazı valilerinin görevlerinden alınarak yerlerine başkalarının tayin edildiğini gördüğünü, bunun üzerine Jandarma Komutanının "Biz sizin emrindeyiz." dediğini, akabinde sanığı en az on kere aradığını, telefonunu açmadığını ve geri dönmediğini, televizyon yayınlarından sonra olayın başarısız olduğu anlaşılınca Büyükşehir Belediye Başkanı ile görüştüğünü fark edip belediye başkanından telefonu alarak konuştuğunda sanığın "Bizi bir odaya soktular, derdest ettiler." diye söylediğini, bunun üzerine "Paşam bu telefon sizin telefonunuz, nasıl derdest edildiniz ki telefonunuz sizde?" şeklinde sorunca sanığın "Bağırdım, çağırdım, benim telefonumu bana verdiler." dediğini, kriz masasındaki istihbarat birimleriyle yaptığı konuşmalarda sanığın da işin içinde olduğuna kanaat getirdiklerini, sanığın yetki sahası kapsamında herhangi bir askerî kalkışmanın olmadığını, sadece 12. Hava Ulaştırma Üs Komutanlığı nezdinde bulunan askerî havaalanından sekiz askerî uçağın kalktığını, kendisi tarafından uçakların kaldırılmaması yönünde talimat verilmesine rağmen şu an ismini hatırlayamadığı soy adı Baltacı olan albay rütbesindeki kişinin uçakları kaldırmaya devam ettiğini, bu olayın saat 01.00 sıralarında havaalanının etrafına ... makinelerini ve çöp arabalarını yığmalarıyla durduğunu, söz konusu albayın telefonla arayıp "Bütün sorumluluk bana ait." diyerek uçakların indirilmesini istemesi üzerine kendisinin de "Uçakların kaldırılmamasını emrettim, sen beni dinlemedin, nereye istiyorsan oraya indir." dediğini, kriz masasında yapılan istişare sonucunda uçakların ... Havaalanına indirilmeleri yönünde aldıkları kararı bu albaya iletmelerine karşın havadaki uçakların ... Havaalanına inmediklerini, uçakların Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından ...'daki askerî havaalanına indirildiğini daha sonradan öğrendiğini, sanığın garnizon komutanı olmasından ötürü bu uçakların kaldırılması ve indirilmesi konusunda yetkisi bulunması sebebiyle bu faaliyetlerin önüne geçebilecek konumda olduğunu, fakat bütün aramalara cevap vermeyerek darbe girişiminin savuşturulmasında ihmalkâr davrandığına bizzat şahit olduğunu,
Tanık ... Mahkemede; sanığı lisede aynı dönemde okumaları nedeniyle tanıdığını, ayrıca 2005 yılında Dış İşleri Bakanı ile İsrail'e yaptıkları bir ziyaret sırasında görünce ayak üstü sohbet edip hâl hatır sorduklarını, kendisinin 15.07.2016 tarihinde ...'da olduğunu, akşam saatlerinde Çamlıca gişelerine yaklaştıklarında yanındaki kolluk görevlilerinden köprüde hareketlenme olduğu ve askerî araçların bulunduğu şeklinde bilgiler gelmeye başladığını, bu hususu ilgili yerlere sorduğunu, yaşanan olaylar sırasında beş kişiyle görüştüğünü, öncelikle Başbakan, Cumhurbaşkanı ve MİT Başkanı ile konuştuğunu, sonrasında aradığı ... Garnizon Komutanı ... Paşa'nın ise izinde olduğunu söylediğini, sanığı arayıp durumu sorduğunu, sanığın da "Ben izindeyim ve düğündeyim." şeklinde yanıt verdiğini, sanığı arama sebebinin özellikle ...'deki durumu sormak olduğunu, zira sanığın ...'de olduğunu düşündüğünü, bu görüşmeyi saat 22.00-23.00 civarında yaptığını hatırladığını, bu esnada sanığın henüz derdest edilip edilmediğini bilmediğini, konuşmada derdest edilmesiyle alakalı bir şeyin geçmediğini, 16.07.2016 tarihinde sanıkla görüştüğünü hatırlamadığını,
Tanık ... Mahkemede; 2015 yılında ... Jandarma Bölge Komutanı olarak atandığında sanığın da ...'de garnizon komutanı olduğunu, sanığı bu nedenle tanıdığını, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağı olup olmadığını bilmediğini, bu bilgiler gizli olduğu için herhangi bir olumsuz yönünü görmediği gibi bilmesinin de mümkün olmadığını, ayrıca farklı kuvvetlerde görev yaptıklarını, sanığın 15 Temmuz gecesi herhangi bir eylemine şahit olmadığını, çünkü kendisinin 15 Temmuz'dan bir hafta önce izne ayrıldığını, sanığın da ... esnasında izne çıktığını, sanığın darbe girişimi esnasında kendisini hiç aramadığını, saat 22.00 sıralarında Boğaz Köprüsünde askerin yol kesmesi gibi şeyleri televizyonda görünce ne olduğunu anlayamadığını, hemen ... Bölge Komutanlığına doğru hareket ettiğini, yolda giderken Bakan ... , vali, emniyet müdürü ve belediye başkanı gibi birçok kişinin aradığını, onlara ne olduğunu bilmediğini ancak kanuna uygun olmayan kalkışmaya uymayacağını ve millî iradeden yana tavır alacağını ifade ettiğini, sanığın birliğine bakan iki tane albaya da darbe emrine uymayacaklarını söylediğini, onların da kendisinin bu emrine uyduklarını, kriz merkezine geçtiklerinde sanığın arayıp aramadığı vali tarafından sorulunca aramadığını belirttiğini, sanığa telefon ettiğindeyse ulaşılamıyor sinyali verdiğini, 2. İkmal Bakım Merkezi Komutanlığına vekâleten bakan albayla ve kurmay başkanıyla gecenin ilerleyen saatlerinde yaptığı görüşmelerde sanığın kendilerini tuvaletten arayıp esir alındıklarını söylediğini ilettiklerini, sabaha doğru da sanığın arayıp benzer ifadeler kullandığını, darbeyle ilgili herhangi bir talimatının veya sözlü ifadesinin olmadığını,
İfade ettikleri,
ii) 02.03.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanığın 0 530 ... 16 94 numaralı resmî telefon hattından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü nedeniyle haklarında soruşturma yapılan 18, 0 533 ... 03 97 numaralı şahsî telefon hattından ise aynı kapsamdaki 83 kişiyle irtibatının olduğu,
iii) 15.07.2016 tarihinde Moda Deniz Kulübünde yapılan düğüne katıldıkları esnada derdest edildikleri belirtilen generaller arasında yer alan ..., ..., , ... ve ...'ın dosyaya getirtilen ifadelerinde sanığın darbe teşebbüsüne destek verdiğine dair beyanlarına rastlanmadığı,
iv) ...'de konuşlu 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığındaki Erkilet Askerî Havaalanından darbe girişimi esnasında kalkan sekiz nakliye uçağıyla ilgili olarak yargılanan 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanı Tuğgeneral ... ve 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı Harekât Komutanı Albay ...'nun dosya arasına alınan beyanlarında sanık aleyhine herhangi bir anlatımlarının bulunmadığı,
v) Sanığa ait şahsî ve resmî cep telefonlarının HTS kayıtlarının incelenmesinde; sanığın derdest edildiğini belirttiği saatlerde ... Valiliği ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından herhangi bir aranmasının olmadığı, ... Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığından gelen aramanın 15.07.2016 tarihinde saat 23.02'de olduğu, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından aranmasının 16.07.2016 tarihinde saat 06.31'de gerçekleştiği,
vi) Sanığın eşiyle olan WhatsApp yazışmalarının yerel saat bakımından tespitine ilişkin olarak alınan 02.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda; söz konusu mesajlardaki UTC saat diliminin (UTC+0) olduğu ve Türkiye (UTC) saat diliminin ise (UTC+3) olduğu dikkate alındığında mesajların zaman diliminin 3 saat geri zaman dilimini gösterdiği, bahse konu mesajlardaki zaman dilimine 3 saat eklenmesi gerektiğinin belirtildiği,
vii) Sanık hakkında sabit hat veya ardışık arama bulunup bulunmadığının ya da sanığın operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti hususunda aldırılan 11.03.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre; söz konusu hususlarda yapılan havuz sorgulaması sonucunda herhangi bir eşleşmenin bulunmadığı,
Görülmüştür.
Sanık aşamalarda benzer şekilde; ...'de konuşlu 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığına 2015 yılında atandığını, burada tümgeneral rütbesiyle komutan olarak görev yaptığını, 02.07.2016-25.07.2016 tarihleri arasında yıllık izinde olduğunu, Korgeneral ... ...'in kızının düğününe katılmak için 14.07.2016 tarihinde ...'den ...'a geldiğini, geceyi Cevizli Askerî Kampında geçirdiğini, 15.07.2016 tarihinde saat 18.30 civarında eşiyle birlikte Moda Deniz Kulübüne gittiğini, saat 22.00 civarında masaya tanımadığı birinin gelip Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral ...'ın bütün generalleri kokteylin yapıldığı bölüme çağırdığını söylediğini, bunun üzerine masadaki diğer generallerle birlikte Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral ...'ın yanına gidip neden çağırdığını anlamaya çalıştıklarını ve vereceği emri beklediklerini, bu esnada Korgeneral ... ile Tümgeneral ...'nın cep telefonlarından birileriyle konuştuklarını, Korgeneral ... ...'in "Akıncı ile derhal temas edin, havadaki uçakları indirsinler." dediğini duyduğunu, bu ikazı duyduğunda çok şaşırdığını, kendi kendine "... günü bu saatte uçakların havada ne işi var?" diye söylendiğini, zira uçuşların normalde ... günü saat 15.00'te bittiğini, Korgeneral .. 'in "Tüm üs komutanları üslerini arasınlar ve havadaki uçakların derhal yere indirilmesini sağlasınlar." diye emir verdiğini, üs komutanı olmadığı ve envanterinde bakım maksadıyla gelen pervaneli uçaklardan başka uçak ve kendisinden başka da pilot olmadığı için üzerine alınmadığını, ancak üs komutanı olan generallerin üslerine ulaşmaya çalıştıklarını, hatta bazı üs komutanlarının "Komutanım arıyoruz ancak telefonumuza kimse cevap vermiyor." diye söylediklerini de duyduğunu, hâlâ ne olduğunu anlamadan çaresiz bir şekilde beklemeye devam ettiklerini, ...'e bir an önce ulaşmanın doğru olacağını ve bu nedenle gerekirse kara yoluyla gidilebileceğini belirten Korgeneral Nihat Kökmen'in komutanın olurunu alarak Korgeneral ..., Tümgenaral ... ve Tuğgeneral ...'la birlikte düğünden ayrılıp yola çıktıklarını, toplu olarak bulundukları yerin biraz uzağında olan ve cep telefonuyla görüşen 12. Hava Ulaştırma Üs Komutanı Tuğgeneral ...'a üsteki durumun nasıl olduğunu sorduğunda okey işareti yaptığını, Tuğgeneral ...'ın daha sonra kendisinin de komutanı olan Hava Lojistik Komutanı Korgeneral ...'ın yanına gittiğini görünce konuşmalarını duyabileceği bir mesafeye doğru yaklaştığını, Tuğgeneral ...'ın Korgeneral ...'a "Komutanım bizim havada uçağımız yokmuş, bir tane varmış, o da ...'e inmiş, Harekât Komutanı ...'yla konuştum." diyerek bilgi verdiğini, Korgeneral ...'ın da "Peki tamam." dediğini, ancak kendisine ve Tuğgeneral ...'a hiçbir şey söylemediğini, bu esnada düğün salonunun çok yakınında deniz üzerinde helikopterler uçmaya başlayınca herkesin tedirgin olduğunu, Tümgeneral ...'in "Komutanım bulunduğumuz yer çok emniyetli gözükmüyor, kapalı bir alana geçip ne yapılması gerektiğini orada konuşsak uygun olmaz mı?" demesi üzerine komutanın uygun görmesi sonrasında binanın alt katındaki toplantı odasına geçtiklerini, masanın etrafına oturduktan sonra Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral ... ve Korgeneral ... ...'in birlikler tarafından acilen alınması gereken tedbirleri Tümgeneral ...'ya yazdırdıklarını, Hava Kuvvetleri Harekât Merkezine de ulaşmaya çalışıldığını, bu esnada odanın kapısının açıldığını, kamuflaj elbiseli ve silahlı birilerinin odaya girdiklerini, bu kişilerden en önde olanının tehditkâr hareketlerle Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral ...'a "Komutanım sizin emniyetinizi sağlamak için geldik." dediğini, komutanın da "Benim emniyetimi sağlamak istiyorsanız çıkın dışarıda sağlayın." diyerek kızdığını, silahlı kişilerin de odadan çıkıp kapının önüne silahlı bir nöbetçi bıraktıklarını, gelenlerin 20 kişi civarında olduğunu, odanın kapısına giderek silahlı personelle konuşmak isteyen Tümgeneral ...'yı yakasından tutup içeri ittirdikten sonra odaya doğru bir el ateş ettiklerini, kimseye isabet etmeyen bu kurşunun odanın camında büyük bir delik açtığını, Korgeneral ... ...'in "Arkadaşlar sakin olun ve söylediklerini yapın, bu adamların ne yapacağı belli olmaz." diyerek hazırlamakta olduğu mesaja devam ettiğini, biraz zaman geçmesini takiben silahlı kişilerin odaya girerek orada bulunanlara "Telefon etmeyin, telefonları kapatın." şeklinde uyarıda bulunduklarını, bir müddet sonra da odadakilerin cep telefonlarını topladıklarını, telefonların toplanması akabinde silahlı kişilerin "Komutanım sizi dışarı alalım." diyerek Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral ...'ı elini kelepçelemeden silahlı iki kişinin nezaretinde götürdüklerini, sonrasında ise odadakileri rütbe gözetmeden "Sen gel." diye işaret ederek teker teker odanın dışına çıkardıklarını, yüzlerini duvara döndürdüklerini, ellerini arkadan ters kelepçeyle bağlayıp koridora yüzüstü yatırdıklarını, yerde yatarken kafalarını kaldırmamalarını istediklerini, aksi takdirde yüzlerini yere doğru ayaklarıyla zorlayarak döndürdüklerini, sağından ve solundan birilerini kaldırıp götürdüklerini, sıranın kendilerine gelmesini beklediklerini, kendisini de yerden kaldırıp toplantı yaptıkları odaya elleri arkadan kelepçeli olarak bıraktıklarını, bu odadaki Tümgeneraller Recep ..., ... ve Şaban Umut ile Tuğgeneral ...'ın da aynı vaziyette olduklarını, kapının önünde silahlı bir nöbetçinin durduğunu, çaresiz bir şekilde beklemeye başladıklarını, bir ara odadakilere "Arkadaşlar bizi niye götürmediler, bizi niye burada tutuyorlar?" diye sormasına rağmen kimseden ses çıkmadığını, çünkü herkesin çok korktuğunu, Tuğgeneral Fethi Alpay'ın odaya geldiğini hatırlamadığını, bir zaman sonra odadakilerden birisinin "Kelepçeler arkadan elimizi kesiyor, şunları çözün de bağlayacaksanız önden bağlayın." demesi üzerine kelepçeleri çözmeye başladıklarını, tuvalet ihtiyacı olduğunu belirtince yanına silahlı bir askeri katarak koridordaki tuvalete gönderdiklerini, koridorda beklemeye devam eden silahlı 7-8 askerin odalara koydukları rütbelileri ne yapacaklarını konuştuklarını, tuvaletten döndüğünde odadaki rütbelilerin kendi telefonlarını istediklerini, bunun üzerine cep telefonlarını getirip masanın üzerine bıraktıklarını, ancak telefonla konuşmalarına izin vermediklerini, bir müddet sonra darbecilerden birisinin gelip "Sizi Fenerbahçe Orduevine bırakacağız." demesi üzerine "Biz oraya gitmek istemiyoruz, bizi de diğer komutanları götürdüğünüz yere götürün." diye itiraz ettiğini, Tümgeneral ...'ın da kendisini desteklediğini, saat 03.00 civarında helikopterle Fenerbahçe Orduevine kendilerini bıraktıklarını, orduevindeki general eşlerinden kendi eşinin ...'daki Cevizli Askerî Kampına ulaştığını öğrendiğini, bunun üzerine eşine bir mesaj göndererek iyi olduğunu, Fenerbahçe Orduevine bırakıldıklarını, burayı terk etmelerine müsaade etmediklerini ve merak etmemesini belirttiğini, saat 03.29'da ...'deki birliğinin durumunu öğrenmek için vekâlet bıraktığı Kurmay Başkanı Albay ...'ı arayıp bir sıkıntının olup olmadığını sorduğunu, onun da durumun sakin olduğunu, birlikte bir olayın olmadığını ve birliğin emniyet tedbirlerini aldıklarını söylediğini, bunun üzerine kendisine sormadan ve kendisinden emir almadan bir şey yapmamalarını, garnizonla ilgili faaliyetlerde Garnizon Komutan Vekili Tuğgeneral ...'ın emrinde olmalarını ve hiçbir şekilde darbe girişimine destek vermemelerini emrettiğini, gün ağarıncaya kadar orduevinde kalmaya devam ettiğini, gün ağarmaya yakın bir zamanda ... Büyükşehir Belediye Başkanı ...'in aradığını ve ... Valisinin görüşmek istediğini söylediğini, telefonu alan valinin belediye başkanı ve Garnizon Komutan Vekili Tuğgeneral ...'la birlikte olduklarını, ...'de bir olayın olmadığını, sıkıntılarının bulunmadığını, sadece Erkilet Havaalanından sekiz uçağın kalktığını belirtip neden kalktıklarını sorduğunu, bunun üzerine Hava Kuvvetleri Komutanının hiçbir uçağın emri olmadan kalkmayacağını belirten bir mesaj emri yayımlattığını, kalkma sebebini bilmediğini ve uçakların kendi emir komutası altında olmadığını açıkladığını, bu sözlerinin sonrasında valinin telefonu verdiği Garnizon Komutan Vekili Tuğgeneral ...'ın da ...'de durumun sakin olduğunu ve bir problem bulunmadığını söyleyip geçmiş olsun dileklerini ilettiğini, bu görüşme sonrasında arayan numaralara telefonundan bakarak cevap vermek üzere birkaç kişiyi aradığını, bunlardan birisinin sınıf arkadaşı olan tanık ... olduğunu, tanık ...'ın nerede olduğunu bilip bilmediğini ve herhangi bir problemin olup olmadığını sorması üzerine Fenerbahçe Orduevinde olduğunu, bir problemin bulunmadığını ancak bazı komutanların derdest edilerek götürüldüklerini ve hâlen onlardan haber alamadıklarını belirttiğini, tanık ...'ın geçmiş olsun diyerek telefonu kapattığını, ayrıca ... Jandarma Bölge Komutanını da iki kez arayarak ...'yle ilgili görüş alışverişinde bulunduğunu, 10.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda 0 530 ... 16 94 numaralı resmî hattına 15.07.2016 tarihinde saat 23.02'de gelen aramaların 0 539 ... 10 27 numaralı bir hatta yönlendirildiğinin belirtildiğini, bu yönlendirmenin kendi iradesi ve rızası dışında gerçekleştiğini, belirtilen bu numaranın kendisiyle hiçbir ilgisi bulunmayan Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına ait olduğunu, söz konusu yönlendirmenin saat 06.31'e kadar devam ettiğinin gözüktüğünü, ancak bilirkişi raporunda bu hususta bir tespite yer verilmediğini, söz konusu saatler arasında bu hattında herhangi bir cevapsız aramanın gözükmediğini, 0 533 .. 03 97 numaralı şahsî hattını düğüne gitmeden önce resmî hattına yönlendirdiğini, bu yönlendirmeyi de 06.31'de iptal ettiğini, saat 03.29'da tanık ...'ı aradıktan sonra saat 06.31'e kadar kimseyle telefon görüşmesi yapmadığını, Fenerbahçe Orduevinden bir an önce ayrılıp birliğinin başına dönmek istediğini, ancak orduevi müdürünün ısrarla dışarının emniyetsiz olduğunu ve 1. ... Komutanının emri gelmeden hiç kimseyi dışarı göndermeyeceğini söylediğini, 16.07.2016 Cumartesi günü saat 13.00 civarına kadar beklediğini, izin verilmesi üzerine saat 13.30'da Fenerbahçe Orduevinden ayrıldığını ve emniyetli bir şekilde Cevizli Askerî Kampına ulaştığını, kamptaki eşini ve çocuklarını alıp yolların emniyetli hâle gelmesi ve bir gece istirahat etme amacıyla devre arkadaşı Albay ...'ın ...'daki evine gittiğini, biraz dinlenmek için uzandığını, bu esnada gelen telefonlara uyuduğu için eşinin cevap verdiğini, uyanınca arayanları eşinin söylediğini, ... Büyükşehir Belediye Başkanının da arayıp önemli bir şeyin olmadığını, merak ettiği için aradığını ve tekrar geçmiş olsun dileğinde bulunduğunu belirttiğini, aramasını isteyip istemediğini sorduğunda eşinin gerek olmadığını söylemesi nedeniyle belediye başkanını tekrar aramadığını, 17.07.2016 Pazar günü saat 10.00 civarında ...'ye hareket ettiğini, saat 20.30 civarında ... girişinde aracının durdurulduğunu ve gözaltına alındığını, kaçmasının söz konusu olmadığını, görev yaptığı birliğe ulaşmaya çalıştığını, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral ...'ın Moda Deniz Kulübündeki generalleri havuz başına çağırdığı saat 22.00'den derdest edilerek yere yatırıldıkları zamana kadar hiç kimsenin darbeyle ilgili en ufak bir bilgiyi kendileriyle paylaşmadığını, sadece jet uçaklarının kalkışlarına engel olunması ve havadaki uçakların indirilmesi konularının konuşulduğunu, yere yatırılma olayından sonra bir şeylerin ters gittiğini anladığını, ...'deki sorumlu olduğu birimlerle temasının cep telefonu elinden alınarak ve ters kelepçeyle yüzüstü yere yatırılarak engellendiğini, Fenerbahçe Orduevine bırakıldıktan sonra telefonunu açıp gerekli yerleri aradığını, bu hususun HTS kayıtlarından anlaşıldığını, tanıklar ... ve ...'ın beyanlarının da bu durumu doğruladığını, her ne kadar tanık ... tarafından ilk önce kendisini tanığın aradığı beyan edilmiş ise de HTS kaydına göre 16.07.2016 tarihinde saat 11.07'de tanık ...'ı kendisinin aradığının ortaya çıktığını, tanığın belirttiği şekilde 15.07.2016 tarihinde saat 22.00-23.00 sıralarında aramasının olmadığı, HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporunda tanık ...'in hiçbir cevapsız aramasının gözükmediğini, sadece 16.07.2016 tarihinde saat 06.31 ve 19.18'de olmak üzere iki aramasının olduğunu ve bunların da tanık ... tarafından yapıldığını, ilk aramada kendisinin, ikinci aramada ise eşinin tanık ...'le konuştuğunu, tanık ...'in kendisini defalarca aradığı ancak ulaşamadığı yönündeki beyanının doğru olmadığının HTS kayıtları ve bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, tanık ... Valisi ...'nın kendisini en az on kez aradığı ancak telefonunu açmadığı yönündeki beyanının da HTS kayıtlarında gözüken 1 arama karşısında doğru olmadığını, telefonlara el konulduğu sırada arayıp da ulaşamayanların kayıtlarının telefona gelen mesajlarla sabit olduğunu, bunların da 27.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiğini, buna göre bu mesajlar içinde valilik makamının bir mesajının bulunmadığını, zira 2 defa eşinin, 2 defa emir astsubayının, 3 defa ...'ın ve 1 defa da ...'ın aramalarının olduğunu, nitekim tanık ... Valisi ...'nın sadece 1 araması olduğunun Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma kararının 13. sayfasında da belirtildiğini, kendisinin garnizon komutanlığı yetkisi olmakla birlikte 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı üzerinde emir komuta yetkisi bulunmadığının Genelkurmay Başkanlığından gelen yazıyla ortaya çıktığını, zira buranın doğrudan ...'daki Hava Lojistik Komutanlığına bağlı olduğunu, İç Hizmet Kanunu'nda garnizon komutanlıklarının yetkilerinin açıkça belirtildiğini, emir verme yetkisi olduğu kabul edilse bile sekiz kargo uçağının kalktığı zaman dilimi olan saat 00.30-02.40 arasında darbeciler tarafından derdest edilmiş vaziyette olduğunu, yine bu yetkinin varlığı kabul edildiğinde asıl sorumlunun kendisine vekâlet eden ... Garnizon Komutan Vekili Tuğgeneral ... olduğunu, uçakların kalktığı bilgisini ilk kez tanık ... Valisi ...'yla saat 06.31'deki görüşmesi üzerine öğrendiğini, zira Fenerbahçe Orduevine bırakıldıktan sonra tanık ...'la 03.29'da yaptığı telefon görüşmesinde uçakların kalktığı bilgisinin verilmediğini, nitekim bu hususun tanık ...'ın ifadesinde "12. Hava Üstünden kalkan uçaklarla ilgili bizimle ilgili bir durum olmadığı için bu hususu kendisine iletmedim. Kendisiyle bu hususta konuşmamız olmadı." şeklinde belirtildiğini, uçaklarla ilgili durumu öğrendiği saat 06.31 itibarıyla tüm uçakların zaten yere indiğini, bu nedenle uçakları indirmeye çalışmama gibi bir sorumluluk yüklenmesinin de yerinde olmadığını, valilikçe veya kriz masasınca pistin uçuşa kapatılması yönündeki tedbirin zamanında alınmayıp tüm uçakların kalkmasından sonra gerçekleştirildiğini, görevlendirme listesinde isminin yazılmasının kendisine ait bir eylem olmadığını, bu durumun bilgisi ve rızası dışında gerçekleştiğini, böyle bir listeden savcılıkta ifade verirken haberdar olduğunu, başkalarının fiillerinden dolayı sorumlu tutulmasının suçların ve cezaların şahsîliği ilkesine aykırılık oluşturduğunu, söz konusu listede ismi yer alan ve görevlendirme yapılan 59 kişinin hâlen resmî görevlerine devam ettiklerini, bu kişiler arasında darbe girişimi esnasında garnizon komutanı olup görevli oldukları illerindeki tankları ve zırhı araçları birliklerinden dışarı çıkanların da bulunduğunu, ayrıca sıkıyönetim komutanı olarak atanıp beraat edenlerin de olduğunu, hatta sivil görev verilenlerden de beraat edenlerin bulunduğunu, kaldı ki kendisinin söz konusu atamayı kabullenip bu yönde bir emir verdiğine veya icraî harekette bulunduğuna dair herhangi bir delinin de olmadığını, bu nedenlerle sırf görevlendirme listesinde isminin olması nedeniyle suçlanmasının haksızlık oluşturduğunu, bu husustaki Yargıtay kararlarının dikkate alınması gerektiğini, darbe girişimini gerçekleştirenlerle hiçbir eylem ve fikir birliğinin bulunmadığını, herhangi bir planlama veya koordinasyon toplantısına katılmadığını, aksi takdirde izne ayrılmayacağını veya izinden döneceğini, nitekim izinden dönüp görevinin başına gelenlerin de olduğunu, darbe girişimi esnasında kelepçe takılarak derdest edilip yere yatırılmasının ve ayrıca başında silahlı nöbetçi bırakılarak kelepçelenmiş şekilde bir odada tutulmasının da darbe girişimiyle ilgisi olmadığını gösterdiğini, tanık ...'ın eşiyle telefonda görüşmüş olabileceğini, ancak böyle bir görüşmeyi hatırlamadığını, tanık ...'la da telefonda görüştüğünü hatırlamadığını, Hava Kuvvetleri Komutanlığı adına kayıtlı olup sanık tarafından kullanılan 0 530 ... 16 94 numaralı hatta ilişkin aldırılan bilirkişi raporuna istinaden sorulduğunda; 07.07.2016 tarihinde ...'le olan görüşmesinin ... kutlaması için aramış olabileceğini, zira ...'ün eskiden Hava Kuvvetleri Komutanlığı yaptığını, 16.07.2016 tarihinde ... Armağan'la olan görüşmesinin devre arkadaşı olan ... Armağan tarafından aranması üzerine gerçekleştiğini, olaylar olduktan sonra son durumlarını sormak için aramış olabileceğini, 16.07.2016 tarihinde Alpaslan Güneş'le olan görüşmesinin muhtemelen emir astsubayı olan bu şahıs tarafından aranması üzerine gerçekleşmiş olabileceğini, zira eşinin Cevizli Askerî Kampında olduğunu, 15.07.2016 tarihinde Fatih Ak'la olan görüşmesinin muhtemelen emir astsubayı olan bu şahsın da eşinin kaldığı Cevizli Askerî Kampından aramış olabileceğini, 17.07.2016 tarihinde Musa Atasever'le olan görüşmesini hatırlamadığını, bu kişiyi tanımadığını, zaten o gün gözaltında olduğunu, 17.07.2016 tarihinde ...'le olan görüşmesini kendi emir astsubayı bu şahsın aradığı esnada gözaltında olduğu için muhtemelen başkasının cevap vermesi nedeniyle hatırlamadığını, sanık tarafından kullanılan 0 533 ... 03 97 numaralı hatta ilişkin aldırılan bilirkişi raporuna istinaden sorulduğunda; 05.07.2016 tarihinde ...'le olan görüşmesinin devre arkadaşıyla muhtemelen hâl hatır sormak için olabileceğini, 05.07.2016 tarihinde ...'la olan görüşmesinin işle alakalı olabileceğini, zira ... 12. Hava Ulaştırma Üs Komutanı olan bu şahısla görevlerinden dolayı birçok görüşmesi olmasının gayet normal olduğunu, 04.07.2016 tarihinde ...'la olan görüşmesinin de işle alakalı olabileceğini, zira bu kişinin ...'de konuşlu 1. Ana Jet Üs Komutanlığının komutanı olduğunu, 05.07.2016 tarihinde ...'la olan görüşmesini hatırlamadığını, Etimesgut Askerî Hastanesinin baş tabibi olduğu için onun aramış olabileceğini, 04.07.2016-05.07.2016 tarihlerine ilişkin görüşmelerin hepsinin ... görüşmeleriyle ilgili olabileceğini, 05.07.2016 tarihinde ...'le olan görüşmesinin de onun ... kutlaması için araması üzerine gerçekleştiğini, zira pilot oldukları için meslektaş olduklarını, 17.07.2016 tarihinde ...'la olan görüşmesinin emekli tuğgeneral olan bu şahsın ...'ye dönerken arayıp geçmiş olsun dileğini iletmek için olabileceğini, 06.07.2016 tarihinde ... 'la olan görüşmesinin de onun tarafından ... dolayısıyla aramış olması nedeniyle gerçekleştiğini, 05.07.2016 tarihinde ...'la olan görüşmesinin GATA'da tuğgeneral rütbesiyle doktor olarak görev yapan bu kişinin ... için araması nedeniyle gerçekleşmiş olabileceğini, 07.07.2016 tarihinde ... ... r'le olan görüşmesinin Hava Kuvvetlerinde tuğgeneral olarak görevli olan bu şahsın ... dolayısıyla aramış olabileceğini, 15.07.2016 tarihinde Şener Yazıcı'yla olan görüşmesinin devre arkadaşı olan ve ...'daki 15. Füze Üs Komutanlığının komutanı olarak görev yapan bu şahsın kendi eşinin bulunduğu Cevizli Askerî Kampıyla evinin yakın olması ve o gün Amerika'ya kızının yanına gideceği için vedalaşmak için olabileceğini, 05.07.2016 tarihinde ...'le olan görüşmesinin eski emir astsubaylarından olan bu şahsın bayramlaşmak için aramış olabileceğini, kendisinin kullandığı resmî telefonun numarasının 0 530 ... 16 94, şahsî telefon numarasının ise 0 533 ... 03 97 olduğunu, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma kararı doğrultusunda yapılan araştırmalar neticesinde darbe girişimiyle bir ilgisi olmadığının ortaya çıktığını, darbe girişimine iştirak ettiğine dair herhangi bir somut delilin bulunmadığını, atılı suçlamaları kabul etmediğini, örgütle bağlantısının olmadığını, aleyhine olacak şekilde hiçbir örgütsel delilin ortaya konulamadığını, 37 yıllık meslek hayatı boyunca örgüt tarafından önemli görülen hiçbir kadroda çalışmadığını, aksine zamanında terfi ettirilmeme ve hak ettiği görevlere atanmama gibi sıkıntılar çektiğini, hiçbir kesim tarafından parlatılmadığını, kendi azmi ve gayretleri neticesinde bulunduğu mevkiye geldiğini, FETÖ/PDY tarafından yapılan hain darbe girişimini lanetlediğini, bu darbenin başarısız olmasını canları pahasına sağlayan şehitleri şükran ve minnetle andığını savunmuştur.