Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2022/4840 · K. 2025/3107
4. Ceza Dairesi 2022/4840 E. , 2025/3107 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1870 E., 2021/977 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen temyiz isteminin reddine dair 01.06.2021 tarihli ek kararın temyiz edilmediği belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri; sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın hükmedilen adli para cezasını ödeyecek durumunun bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık savunması, şikayetçilerin beyanları, olay tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Zincirleme suç uyarınca yapılan artırım sırasında mağdur sayısı göz önüne alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılamayacağı anlaşılmakla, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.