V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yatırım Dış Tic. A.Ş. vekili 20.03.2022 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; yetkili satıcı sözleşmesinin 23.02.2015 tarihinde sona ereceğinin açık ve kesin olduğunu, Mahkemelerin ve bilirkişilerin bunu dikkate almamasının hatalı olduğunu, 2012 yılı başından itibaren ısrarla talep edilmesine karşın yetki belgesinin, davalı şirket tarafından davacıya verilmediğini, ihalelere girmesinin engellendiğini, açıklanan tüm e-mail ve gönderilen yazılara rağmen davalı şirketin yetki belgesini göndermediğini, ürün temin etmediğini, davacı şirketin Irak'ta yatırım yaptığını, ancak davalı şirketin kendisinin doğrudan satış yaptığını, davalı şirketin hakkını kötüye kullandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu, davalı şirketin 2012, 2013, 2014 yıllarında davacının tüm taleplerine karşın ürün göndermediğini, ihalelere katılmak için zorunlu olan ürün yetki belgesini vermediğini, sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, davalı şirketin 2012, 2013, 2014 yıllarında Irak şirketine 10.815.367,67 USD ürün satarak yetkili satıcı sözleşmesinin 4/b madde hükmünü ihlal ettiğini, ceza-i şart tazminatını ödemekle yükümlü olduğunu, davacının yaptığı ticari ilişkilerle 1987 yılından itibaren Irak pazarında faaliyet gösterdiğini, gerek kamu kurumları gerekse diğer tüzel kişi ve gerçek kişilerle büyük bir müşteri potansiyeli oluşturduğunu, davacının denkleştirme tazminatı istemesinin yerinde olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını, davanın kabulünü istemiştir.
2.Davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yatırım Dış Tic. A.Ş. vekili 04.04.2022 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesi gerekçeli kararının Anayasa ve kanunlarda belirtilen ilkelerden tamamen uzak olduğunu, sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunun uyuşmazlık konusu olmaktan çıktığını, davalının sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu cevap dilekçesi ile ikrar ettiğini, İstinaf Mahkemesinin kök raporu hükme esas almasının doğru olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu, davacının muhtelif tarihlerde davalıdan ihalelere girebilmek için gerekli olan belge ve fiyat bilgisini talep ettiğini, ancak davalının hiçbir şekilde yanıt vermediğini, müvekkilinin girebilmek için belge talep ettiği ihalelelere davalının bizzat girdiğinin dosyada sabit olduğunu, taraflar arasında mevcut olan tek satıcılık sözleşmesi devam ederken davalının bir anda müvekkili ile iletişimi kesip tüm yazılı ve sözlü ihtarlara rağmen 3 yıl boyunca davacıyla görüşmediğini, dava açıldıktan sonra Irak'a satış yaptığını inkar ederek ihracatını Avrupa Birliği ülkelerine kaydırdığını ihtarnameye cevap olarak iddia ettiğini, Irak'a 10.850.000,00 USD satış yaptığı ortaya çıkınca taraflar arasındaki sözleşmede davalının tek imza ile temsil edilmediği, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu öne sürdüğünü, tek imza iddiası kabul olmayınca bu defa hukuka aykırı kök rapora dayanarak ıslah ile sözleşmenin hukuki niteliğinin tek satıcılık sözleşmesi olmadığını iddia ettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3.Davacı ... Yapı Malzemeleri Makine Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin kök raporu dikkate aldığını, dosyaya sunulan diğer raporları ve hukuki mütalaayı dikkate almadığını, gerekçeli kararında da neden dikkate almadığını açıklamadığını, Mahkemenin sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olmadığı yönündeki gerekçesinin kabul edilebilir olmadığını, sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunu, bizzat üreticinin bölgede satış yapmasının ihlal olmadığına dair değerlendirmenin doğru olmadığını, sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmadıkça üreticinin de bölgede satış yapamayacağı, somut sözleşmenin hiçbir yerinde üreticinin bölgede doğrudan satış yapabileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, davacı Uluşınar'ın bu sözleşmenin tarafı olmadığını ileri sürmenin doğru olmadığını, tek satıcılık sözleşmesinin yazılı olmasına gerek olmadığını, davalının davacı ...'a bölgede satış yapması için yetki verdiğini, kar kaybı ile ilgili gerekçenin doğru olmadığını, müşteri tazminatının da yine müvekkiline ödenmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin haksız rekabete ilişkin kararını da istinaf dilekçesindeki gerekçelerle temyiz ettiklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yatırım Dış Tic. A.Ş. ile davalı arasında akdedilen 23.02.2009 tarihli yetkili satıcı sözleşmesi başlıklı sözleşmeden kaynaklanan, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini, denkleştirme tazminatı, cezai şart ve haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19 ve 23 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... Yapı Malzemeleri Makine Orman Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin tüm, davacı ... Altyapı Mühendislik ve İnşaat Yatırım Dış Tic. A.Ş. vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tek Satıcılık Sözleşmesi, üretici ile tek satıcı arasındaki ilişkileri düzenleyen, üreticinin mallarını belirli bir bölgede tekel şeklinde satmak üzere tek satıcıya göndermeyi üstlendiği, tek satıcının da kendisine gönderilen malların sürümünü artırmak için kendi adına ve hesabına faaliyette bulunduğu, taraflar arasında sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşme olarak nitelendirilmektedir.
3.6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında, bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmayacağı, gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağı düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 23 üncü maddesinde, açık ve anlaşılır olmayan ya da birden çok anlama gelen bir sözleşme hükmünün, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanacağı ifade edilmiş olup genel işlem koşullarına ilişkin bu düzenlemeden, uygun düştüğü ölçüde genel sözleşme yorumunda da yararlanılması mümkündür. Her iki taraf tacir olsa da burada düzenleyen kavramının, sözleşmede daha güçlü olan taraf olarak değerlendirilmesi mümkündür.
4.Yukarıda yapılan açıklamalar, davacı ... ile davalı arasında akdedilen 2009 tarihli sözleşme hükümleri, taraflar arasındaki yazışmalar, eskiye dayalı ticari ilişki ve tüm dosya kapsamına giren belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ... ile davalı arasında akdedilen 2009 tarihli sözleşmenin, tek satıcılık sözleşmesi olduğu, tek satıcı davacı ...'ın davalı tarafından üretilen ürünleri sözleşmede belirlenen süre içinde Irak'ta satmayı, davalının ise bu bölgeye başka bir aracı ile girmeyeceğini, diğer bir deyişle başka bir kişiye satıcılık vermeyeceğini kabul ettiği, sözleşmenin niteliği, taraflar arasındaki uygulama, sözleşmede açıkça üreticiye satış yetkisi tanınmamış olması karşısında, davalının kendisinin de o bölgede satış yapamayacağı, ancak davalının ürettiği malları davacı tek satıcıya satış yetkisi tanınan bölgede sözleşmeye aykırı olarak kendi nam ve hesabına sattığı anlaşılmaktadır. Satış yapmama yükümlülüğünü ihlal eden davalıdan, davacı ... sözleşmede öngörülen cezai şartla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi çerçevesinde uygun bir portföy (denkleştirme) tazminatı isteyebilir. Açıklanan sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.