IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçelerinin 4 ve 5 nolu bentlerindeki taleplerinin sarih şekilde karşılanması ve hükmün infazında tereddüde mahal verilmemesi adına “Davalı sendika Merkez Yönetim Kurulunca alınan 30.10.2019 tarih ve 139 sayılı kararla,...-Sen ... 3 Nolu Şubesinin açılması ve müvekkilin başkanı olduğu...-Sen ... 1 Nolu Şubesinin yetki alanında olan ve en fazla üyeye sahip ... Merkez... ve ... , ..., Mustafakemalpaşa ve Karacabey ilçelerinin ve Uludağ Üniversitesi'nin yeni açılan...-Sen ... 3 Nolu Şubesine bağlanmasına dair kararın iptaline” veya gerekçeli kararın (d) bendine 30.10.2019 tarihli 139 sayılı davalı Sendika tarafından 1 nolu Şubeden alınan ve 3 nolu Şubeye bağlanan ilçelerin iptaline şeklinde hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece hem usul hem de esas yönünden yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmayarak eksik gerekçe ve çelişkili bilirkişi raporlarına rağmen aleyhe olan bilirkişi raporu üzerinden gerekçesiz bir şekilde hüküm kurulduğunu, Türkiye'nin en büyük memur sendikalarından olan müvekkili Sendikanın 312 delegesi bulunduğunu, yüz kızartıcı fiiler işlediği iddia edilen davacının kişisel hırslarının kocaman bir camiayı yeterince tedirgin etmiş olduğunu, davacının öğrencisi ile yaşadığı iddia edilen ilişkinin sosyal medyada ayyuka çıkmasının ardından davacının 17.06.2021 tarihli 3 üncü celsede de beyan ettiği gibi “o anki durum” nedeniyle Sendikadaki görevlerinden istifa ettiğini kabul ettiğini, müvekkili Sendikaya gönderilen istifa dilekçelerinde neden ileri bir tarih verdiğinin davacının istifadan vazgeçtiğini bildir noter ihtarı ve daha sonra dava açması ile anlaşılmış olduğunu, irade fesadına uğrayan tarafın davacı değil müvekkili Sendika olduğunu, davacı tarafın yaşanılan bu vahim olay neticesinde kendi iradesi ile ıslak imzalı istifa dilekçelerinin 14.10.2019 tarihinde müvekkili Sendikanın kayıtlarına girmiş olduğunu, davacının sendikacılık görevini sağlık sorunları nedeni ile yürütmek istemediği yönündeki irade beyanını açık bir şekilde ortaya koyduğunu, müvekkili Sendikanın da bu irade beyanı doğrultusunda işlem tesis ettiğini ve 14.10.2019 tarih 129 sayılı karar ile istifasının kabulüne ve 14.10.2019 tarih, 128 sayılı kararla aylıksız iznin iptaline karar verilmiş olduğunu, bu anlamda Yönetim Kurulu kararının sadece davacının irade beyanın tespiti anlamına geldiğini, davacı tarafın 16.07.2020 tarihli celsedeki ifadesiyle tehdit ya da baskı ile istifaya zorlandığı iddiasını yine kendi beyanları ile çürütmüş olduğunu, istifa beyanının yenilik doğuran bir hak olduğunu ve bir defa kullanmakla tükendiğini, şarta ve süreye bağlı olarak kullanılamayacağını, davacının öğrenim durumu itibarıyla imzaladığı ve mahkeme huzurunda kabul ettiği istifa dilekçesinin mahiyetini, doğuracağı sonuçları takdir ve tayin edebilecek durumda olduğunu, davacının Sendikadaki görevinden istifa etmiş ve dolayısıyla aylıksız izninin de sona erdirilmiş olduğunu, müvekkili Sendikanın 04.11.2019 tarih ve 141 sayılı kararının sadece ... 1 nolu Şubenin 400 üye sayısının altında kalması nedeniyle kapatılmasına ilişkin olduğunu, ... 1 nolu Şubenin ... 3 nolu Şubeye bağlanmasına ilişkin olmadığını, ... 3 nolu Şubenin kurulması ile birlikte ... 1 nolu Şubeye bağlı bazı ilçelerin ... 3 nolu Şubenin görev alanına girmiş olduğunu, müvekkili Sendikanın 30.10.2019 tarih ve 139 sayılı kararının ... 3 nolu Şubenin kurulmasına ilişkin olduğunu, ... 1 nolu Şubenin ... 3 nolu Şubeye bağlanmasına ilişkin verilmiş bir Yönetim Kurulu kararı bulunmadığını, davaya konu edilmemiş bir Yönetim Kurulu kararının Mahkeme tarafından hüküm altına alınmış olduğunu, davacının öğrencisi ile gayri ahlaki bir ilişkisinin olduğu yönündeki iddiaların ve bu olay nedeni ile davacının öğrencisinin yakınları tarafından darp edildiği haberlerinin duyulmasının Şube Yönetim Kurulu üyeleri arasında da rahatsızlık meydana getirdiğini, ... 1 nolu Şubenin Yönetim Kurulu üyelerinden 5 asil üye ile 1 yedek üyenin bu nedenle istifa etmiş olduğunu, davacı hakkında Merkez Disiplin Kurulu tarafından üyelikten çıkarma teklifinde bulunulmuş olup verilen kararın sadece teklif niteliğinde olduğunu, ilk Merkez Genel Kurulunda bu konunun görüşülerek nihai kararın verileceğini, dosyada yer alan Prof. Dr. ... Başbuğ ve Prof. Dr. Mehmet Özdamar uzman görüşünün de değerlendirmeye alınmamış olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
“...davacı ...’ün, 2017 yılı Kasım ayında...-Sen ... 1 nolu şube başkanı olduğu, davalı Sendika tarafından davacının 23/10/209 tarihli şube başkanlığı görevinden ve 14/06/2019 tarihli şube başkan yardımcılığı görevinden ayrılmak istediğine ilişkin olarak beyanlarını içeren el yazılı ve davacının imzasını havi dilekçelerin sunulduğu, davacı tarafça bu dilekçelerin baskı altında alındığı iddia edilmiş ise de davacı asilin ... 8. İş Mahkemesi'nde 16/07/2020 tarihli celsedeki beyanında "…Bana sormuş olduğunuz 23/10/2019 tarihli dilekçe ile 14/06/2020 tarihli dilekçe tarafıma aittir. Dilekçedeki tarih değişikliğini de kendim yaptım. Bana sormuş olduğunuz dilekçelerdeki tarihlerin ileri tarihli olmasının sebebi merkez yönetim ile o an ki durumlar nedeniyle uzlaşmaya varmıştık ve ben başkanlıktan çekilip başkan yardımcısı olarak göreve devam edecektim. Bu şekilde ücretsiz izin hakkım devam edecekti. 14/06/2020 tarihinde ise başkan yardımcılığı görevinden ayrılacaktım. Bu şekilde konuştuktan sonra ben de ileri tarihli dilekçeleri hazırlayıp gönderdim. Ancak daha sonra göndermiş olduğum 17/10/2019 tarihli noter ihtarı ile söz konusu dilekçelerdeki talebimden rücu ettiğimi belirtmiştim..." şeklinde beyanda bulunduğu dikkate alındığında, davacının bu yazılı irade beyanları ileri tarihli olarak düzenlenmiş ise de ıslak imzalı istifa dilekçelerinin 14.10.2019 tarihinde sendikanın kayıtlarına girmiş olduğu, davalı sendika Merkez Yönetim Kurulu tarafından 14.10.2019 tarihinde davacının şube başkanlığı görevinden istifa ettiği gerekçesiyle istifanın kabulüne ve şubeye bilgi verilmesine karar verildiği, davacı tarafından, istifa dilekçesinin iradesi fesada uğratılarak düzenlendiğinin ispat edilemediği, kaldı ki istifa beyanı niteliği itibariyle, bozucu yenilik doğuran bir hakkın kullanımı olduğundan, davalı sendikaya ulaştığı, kayıtlarına girdiği anda sonuçlarını meydana getirdiği, bu hakkın kullanılmasının davalı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, istifa beyanın ileriye yönelik şarta ve herhangi bir kayda bağlı olmayacağı, verilen kararın tespit niteliğinde olduğu, bu durumda davacının yöneticilik sıfatının sona ermesi nedeniyle davalı sendika Merkez Yönetim Kurulunca alınan 14.10.2019 tarih ve 128 sayılı kararla davacının aylıksız izninin sona erdirilmesine ilişkin kararın yerinde olduğu, davacı tarafça davacı hakkında davalı sendika Merkez Disiplin Kurulu tarafından verilen bila tarih ve 04.11.2019 tarihli üyelikten çıkarma kararı kanun ve tüzüğe aykırı olduğu iddia edilmiş ise de 4688 sayılı yasanın 16. md. hükmü ve davalı sendika tüzüğündeki düzenlemeler dikkate alındığında; davalı Sendika Merkezi Disiplin Kurulu kararı ile davacının üyeliğinin sona erdirilemeyeceği, ilgili Merkez Disiplin Kurulu kararının, genel kurula taşınması gereken üyelikten çıkarılma teklifi niteliğinde olduğu, bu kararın ilk genel kurulda görüşülmesi ve nihai kararın verilmesi gerektiği, dolayısıyla bu kararın iptalinin istenmesinde davacının hukuki bir yararının olmadığı, davacı tarafça davalı sendika genel merkezinin ... ilinde 1 ve 2 nolu iki adet şubesi bulunmasına rağmen sadece davacının başkanlığını yapmış olduğu 1 nolu şubeye bağlı ilçelerin alınarak şubenin yasal üye sayısının altına çekilmesinin sağlandığı, akabinde ise hukuk dolaşılmak suretiyle yasal üye sayısının altına düşen 1 nolu şubenin kapatılarak 1 nolu şubeye ait olan tüm ilçelerinde 3 nolu şubeye dahil edildiği, 2 nolu şubeden 3 nolu şubeye hiçbir şekilde ilçe bazlı aktarım, üye aktarımı söz konusu olmadığı verilen kararların mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de ... 3 nolu şubenin kurulması işleminin davalı sendika Merkez Yönetim Kurulunun yetkisinde olduğu, genel kurul tarafından verilen yetkinin kullanıldığı, zira tüzük gereği “Şube açma veya bu konuda yönetim kuruluna yetki verme, şubeleri birleştirme veya kapatma” konularında genel kurulun yetkili olduğunun hükme bağlanmış olması karşısında, genel kurul veya bu konuda yetki verdiği genel merkez yönetim kurulunun şube açma, kapatma yetkisine sahip olduğu, davalı sendika tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu, davacının sözü edilen kararların iptaline karar verilmesine ilişkin taleplerinin varit olmadığı anlaşılmakla...” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.