Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2022/5033 · K. 2023/3468
8. Hukuk Dairesi 2022/5033 E. , 2023/3468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1960 E., 2022/1348 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/117 E., 2021/121 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davacısı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7520 ada 30 ve 31 parsel sayılı sırasıyla 191,72 ve 178,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 7520 ada 30 parsel sayılı taşınmazın 1991 yılından beri ...'nin kullanımında olduğu, 7520 ada 31 parsel sayılı taşınmazın ise kullanıcısının tespit edilemediği şerhi yazılarak arsa vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmişlerdir. 2. Asıl davada davacı ... dava dilekçesinde; lehine kullanıcı şerhi verilen 7520 ada 30 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün dava konusu 7520 ada 31 parsel sayılı taşınmaza dahil edilerek tespit edildiğini ileri sürerek, bu bölümün kadastro tespitinin iptali ile adına kullanıcı şerhi verilmek suretiyle 7520 ada 30 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi istemiyle dava açmıştır. 3. Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 7520 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 709 parsel sayılı taşınmazın 1967 tarihinde yapılan kadastro tespiti sonucunda, tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tespit ve tescil edildikten sonra Hazine tarafından Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/1293 Esasına kayden dava açıldığını, 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun) gereği 1981 yılında kadastro çalışması yapılarak taşınmazın 2/B vasfı ile orman dışına çıkartıldığını, taşınmazın 1985 tarihinde kayıt malikleri tarafından müvekkiline satış vaadi sözleşmesi ile satıldığını ve tapu kaydına müvekkilinin malik lehdar olarak adının yazıldığını ancak, Pendik Kadastro Mahkemesinin 2008 yılında Yargıtay onamasından geçerek kesinleşen kararı ile şahıslar adına olan tapu kaydının iptaline ve Hazine adına orman olarak tapuya tesciline karar verildiğini, taşınmazın 2008 yılına kadar hukuken müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, emlak vergilerinin 1985 tarihinden önce tapu malikleri tarafından, 1985 tarihinden 2018 tarihine kadar müvekkili tarafından ödendiğini ve taşınmazlar üzerinde müvekkilinin zilyetliğinin kesilmediğini ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine müvekkili lehine kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.