Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2022/5078 · K. 2023/1284
3. Hukuk Dairesi 2022/5078 E. , 2023/1284 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1411 E., 2022/653 K. DAVA TARİHİ : 07.03.2007 KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/282 E., 2020/300 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı ... vekili Avukat Tuğba Büyükdoğan geldi. Sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davacı ...'nın 08.10.2016 tarihinde davalı hastanede sezeryan doğum yaptığını ve bebeğin sağlıklı bir şekilde doğmadığını, 31.12.2016 tarihinde de vefat ettiğini, ...'nın doğumdan bir gün önce yani 07.10.2016 tarihinde davalı hastaneye rutin kontrollerinin yapılması için gittiğini, yapılan kontroller neticesinde doktor ve hastane yetkililerince hamileliğin gayet iyi durumda olduğu, bebeğin boyunun, kilosunun ve diğer değerlerinin çok iyi olduğunun söylendiğini, doğum yapılan gün ise hastanede uzun süre bekletildiğini, doğum sancısı çeken ...'ya hastanede uzun süre herhangi bir müdahale yapılmadığını ve saatler sonra sezeryana alındığını, doğum öncesinde ise ...'e "doğumun sezaryen ile olmasına rıza gösteriyorum" yazılı bir kağıt imzalatıldığını, ancak doğum sonrasında bu sefer de "doğumun sezeryan ile yapılmasını istemiyorum" yazan bir kağıdın imzalatılmaya çalışıldığını, ...'in bu kağıdı imzalamadığını, doğumda tarifi imkansız acılar yaşadıklarını ve bir türlü toparlanamadıklarını, doğum sonrasında her gün saat 11'de yeni doğan bebek ünitesinde kablolara, cihazlara bağlı olarak yaşam mücadelesi veren bebeklerini görmek için davalı hastaneye gitmek zorunda kaldıklarını, sonrasında hastane ve çalışanlarının sergiledikleri tutum karşısında bebeği başka bir hastaneye nakletmek istediklerini, başvurulan hastanelerin bebeğin epikriz raporunu görmeden transfer işleminin yapılamayacağını belirtilmesi üzerine davalı hastane ve davalı doktor Hüseyin'den bebeğin epikriz raporlarının istenildiğini, fakat bu talep üzerine davalı doktor tarafından terslendiklerini ve epikriz raporlarının verilmediğini, daha sonra uzun uğraşlar sonucu elde edilen epikriz raporlarına göre bebeğin beyninin sağ ve sol tarafında hasar olduğu, el ve ayaklarının tutmadığı, gözlerinde ışık refleksi dahi olmadığı ve göremediğini öğrendiklerini, davalı hastane ve davalı doktorun epikriz raporlarını paylaşmamakta direnmelerinin sebebinin de bu olduğunu, davalı doktor ve hastane tarafından yapılan yanlış tıbbi uygulamalar ve umursamaz tutumlar sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını beyanla 500.000'şer TL manevi, şimdilik 100.000'er TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.