III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
" ... ibraz edilen 11/06/2020 tarihli bilirkişi heyet raporu çerçevesinde yapılan değerlendirmede, taşeron-davacı Gersan ... A.Ş. tarafından üstlenilen işler yönünden 17/08/2012 onay tarihli iş programı incelendiğinde elektrik tesisat işlerinin başlangıç tarihinin 14/01/2013, bitiş tarihin ise 09/11/2013 olarak belirlendiği, iş programına göre elektrik tesisat işlerinin başlayabilmesi için betonarme kalıp donatı imalatlarının 13/01/2013 tarihinde bitmiş, beton ve betonarme inşaat işlerinin ise 14/02/2013 tarihinde başlamış olması gerektiği, ancak kalıp donatı işlerinin 01/04/2013 tarihinde %98 oranında tamamlandığı, iş programına göre kalıp donatı işinin 2,5 ay kadar geciktiği, bu bağlamda 14/01/2013 tarihinde başlayacak elektrik işlerinin 2,5 ay gecikme ile 01/04/2013 tarihinde başlaması gerektiği öngörülürse yaklaşık 10 ayda bitirilmesi öngörülen imalatların 01/02/2014 tarihinde %13,4 oranında ilerleme kaydettiği, diğer yandan mekanik işler kapsamındaki elektrik işlerinin yapılabilmesi için gerekli belirsizliğin giderilmediği, mekanik tesisat işlerinde de önemli oranda işin geciktiği, böylelikle uygulamaya konu elektrik projelerinin hazırlanması ve uygulanabilmesi için ilgili mahallerde yer alan tüm cihazların ve sistemlerin sistemden çekeceği maksimum gücü belirlenerek buna göre kablo kesiti, sigorta, pano seçimlerinin yapılması zorunlu olup bu konularda davacı-taşeronunun taleplerinin davalı-iş sahibi tarafından karşılanmaması, yine davacının uhdesindeki işleri yerine getirebilmesi için mahallerdeki inşaat işlerinin zamanında tamamlanmaması, mekanik işler ile ilgili uygulamaya konu güçlerin zamanında tespit edilmemiş ve mekanik işler ile ilgili yeterli ilerlemenin sağlanamamış olması karşısında sözleşmeye konu işin zorunlu olarak uzaması gerektiği, bu durumda davalının fesih işleminde kusurlu olduğu saptanmıştır. Bu bağlamda davalı-işverenin kusuru mahkememize ibraz edilen ilk ve ikinci heyet raporları ile sabittir. Öte yandan, davacı-taşeronun 02/04/2014 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla sözleşmenin uzaması sebebiyle davalının talebine rağmen yeni bir teminat mektubu verilmeyeceğini, süresi biten sözleşmenin fiyat farkı verilmesi şartıyla yenilenmesi ve avans çeki verilmesi halinde işe devam edileceğinin kararlaştırılıp keyfiyetin davalı işverene bildirildiği, oysa ki akdedilen sözleşmenin 4.maddesi ile tacir olan davacının iş süresi olarak işverenin ( davalının) dava dışı idareye taahhüt ettiği aylık, yıllık, genel iş programına ve iş bitim süresine bağlı olduğunu kabul ettiği, anılı Yönetim Kurulu karar tarihi itibariyle davalı işverenin idare ile olan sözleşmesinin devam ettiğinden dolayı sözleşmenin 9.maddesi uyarınca kesin kabul tarihine kadar davacının sözleşme akdedilirken ibraz etmiş olduğu 25/12/2014 tarihine kadar geçerli teminat mektubunu işveren olan davalıya vermesi gerekirken vermediği ve aynı zamanda sözleşmenin 18.maddesi uyarınca fiyat farkı talep edemeyecek iken fiyat farkı talep ettiği ve fiyat farkı verilmek şartıyla yeni bir sözleşme yapılmadığı takdirde işe devam etmeyeceğini beyan ettiği dikkate alındığında, fesihte davalının da kusurlu olduğu böylelikle ortak kusur ile sözleşmenin feshedildiği mahkememizce kabul edilmiştir.
A)Asıl dava yönünden;
1) Davacının yoksun kalınan karın tahsili amacıyla açmış olduğu dava yönünden yapılan değerlendirmede; Davacının kar mahrumiyeti isteminin müspet zarar kapsamında kaldığı, müspet zarar kapsamında kalan kar mahrumiyetinin talep edilebilmesi için davacının kusursuz ve sözleşmeyi fesheden taraf olmaması gerektiği, oysa ki davacının fesihte ortak kusurlu olduğu gerekçesi ile kar mahrumiyeti yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
2)Davacının ADP pano bedelinin tahsili amacıyla açmış olduğu dava yönünden yapılan değerlendirmede; Sözleşme kapsamında edimin ifası amacıyla davacının satın almış olduğu ADP panolarının bedelini talep etmesi menfi zarar kapsamında kaldığı, davacının kar mahrumiyeti talebini içeren müspet zarar ile birlikte menfi zarar talebinde bulunamayacağından anılı zarar kalemleri için açılmış olan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Kaldı ki, davacının talep etmiş olduğu yoksun kalınan kar kesinti yöntemine göre belirlenir. Kesinti yönteminde, yoksun kalınan kar, yapılamayan işin sözleşmeye göre bedelinden yüklenicinin yapması gereken zorunlu harcamalar ile bu süre içerisinde başka bir işten sağlayacağı ya da kasten sağlamaktan kaçındığı kazanç miktarının mahsubu ile bulunur. Davacının yoksun kalınan kar ile birlikte anılı zarar kaleminin hesabında dikkate alınması gereken zorunlu harcama bedellerini ayrıca talep etmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile, ADP Pano bedeli yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
3) Davacının 7 nolu hak ediş bedelinin tahsili amacıyla açmış olduğu dava yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı taşeronun 31/03/2014 tarihli yazı ile 01/11/2013-28/02/2014 tarihleri arasında yapılan işlere ait 7 nolu hak edişi düzenleyerek davalıya sunduğu, davalı tarafından 7 nolu hak edişin onaylanmadığı, sözleşmenin 29.maddesi uyarınca 7 nolu hak edişe konu dönemleri içeren idare tarafından yapılan 18 nolu 01/03/2014 tarihli hak ediş raporu kapsamı, imalat puantajları ve taraflar arasında yapılan hak edişlerin içeriği nazara alındığında, davacının 7 nolu hak ediş için davalıdan 360.597,13-TL alacaklı olduğu mahkememize ibraz edilen ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 11/06/2020 tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde kabul edilmiştir. Ancak davacı 7 nolu hak ediş için dava dilekçesi ile 349.595,86-TL talep etmesi karşısında taleple bağlı kalınarak davacının 7 nolu hak edişten olan alacağının 349.595,86-TL olduğu , tarafların tacir , ihtilafın ticari iş mahiyetinde olması sebebiyle davacının avans faizi isteminde bulunabileceği, davacının Kartal 23. Noterliği'nin 15/04/2014 tarih ve 05723 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya temerrüde düşürdüğü, ihtarnamenin davalıya 17.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği bu suretle 19.04.2014 günün temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile 349.595,86 TL'nin 19.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davalı tarafından 7 no'lu hakedişe giren imalatların davacı tarafından yapılmadığı iddia edilmiş ise de, sözleşme kapsamında kalan edimin üçüncü kişilere yaptırıldığının ispat külfetinin işveren olan davalı üzerinde bulunduğu, davalının soyut iddiadan başka edimin üçüncü kişilere yaptırıldığı veyahut üçüncü kişilere yaptırıldığını ispat edemediği nazara alınarak, anılı savunmaya mahkememizce itibar edilmemiştir.
4)Davacının 11/04/2014 tarih ve 4.138,38-TL bedelli faturaya istinaden açmış olduğu alacak davası yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkememize ibraz edilen 18/06/2015 tarihli bilirkişi raporu ile 12/03/2017 tarihli ve 11/06/2020 tarihli bilirkişi heyet raporları çerçevesinde yapılan değerlendirmede; davacı ve davalının 2013-2014 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, bu suretle yasal delil niteliğine haiz olduğu, davaya konu 11/04/2014 tarihli faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu suretle davacının fatura bedeli kadar alacaklı olduğunu ispat edemediği ve dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı gerekçesi ile, 11.04.2014 tarihli fatura yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
B)Karşı dava yönünden; Davacı işverenin menfi zararının tazmini isteminde bulunabilmesi için öncelikle kusursuz olarak sözleşmeyi feshetmesi gerektiği, somut olayda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshinde her iki tarafın kusurlu olduğu, bu suretle karşı davacının menfi zarar isteminde bulunamayacağı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
C)Birleşik dava yönünden;
1)8 nolu hak ediş alacağının tahsili amacıyla açılan dava yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkememize ibraz edilen 11/06/2020 tarihli bilirkişi heyet ve ek raporu çerçevesinde, sözleşmenin 29.maddesine idare tarafından yapılan 19 nolu 01/04/2014 tarihli hak ediş raporu, imalat pursantajları ve taraflar arasında yapılan hak edişler dikkate alındığında 8 nolu hak edişin geçerli olduğu dönemin 01/03/2014-31/03/2014 tarihine kadar yapılan dönem olup 8 nolu hak edişe göre davacının KDV dahil 6.843,50-TL tutarında alacaklı olduğu, 8 nolu hak ediş yönünden davacının davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat edemediğinden temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, nitekim Kartal 23. Noterliği'nin 15.04.2014 tarih ve 05723 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 8 nolu hakedişe yönelik alacak için davacının davalıyı temerrüte düşürmediği, yine tarafların tacir, ihtilafın ticari iş mahiyeti olması sebebiyle davacının avans faizi isteminde bulunabileceği gerekçesi ile, 6.843,50 TL'nin dava tarihi olan 04/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2)9 nolu hak ediş alacağının tahsili amacıyla açılan dava yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkememize ibraz edilen 11/06/2020 tarihli bilirkişi heyet ve ek raporu çerçevesinde, 9 nolu hak edişin teslim edilen malzemelere ait olduğu, teslim edilen malzemelerin piyasa rayiç değerlerine göre hesap edildiği, hesaplamalarda davalı temsilcisinin imzası olmayan malzemelere yer verilmediği, bu bağlamda 9 nolu hak edişten kaynaklanan davacı alacağının 603.480,85-TL olduğu, 9 nolu hak ediş yönünden davacının davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat edemediğinden temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, nitekim Kartal 23. Noterliği'nin 15.04.2014 tarih ve 05723 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 9 nolu hakedişe yönelik alacak için davacının davalıyı temerrüte düşürmediği, yine tarafların tacir, ihtilafın ticari iş mahiyeti olması sebebiyle davacının avans faizi isteminde bulunabileceği gerekçesi ile, 603.480,85 TL'nin dava tarihi olan 04/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yine davalı vekili 9 no'lu hakedişe giren imalatların (malzemelerin) müvekkiline ait olduğunu iddia etmiş ise de, sözleşme kapsamında kalan malzemelerin davacı tarafından teslim edilmediğini, kendisine ait olduğunu ispat külfeti üzerinde bulunan davalının soyut iddiası dışında iddiayı ispat edecek herhangi bir delil ibraz etmediği gerekçesi ile anılı savunmaya itibar edilmemiştir.
3)Davacının ADP pano bedelinin tahsili amacıyla açmış olduğu dava yönünden yapılan değerlendirmede; Asıl davada aynı zarar kalemi yönünden açılan dava için yapılan değerlendirmede belirtildiği üzere sözleşme kapsamında edimin ifası amacıyla davacının satın almış olduğu ADP panolarının bedelini talep etmesi menfi zarar kapsamında kaldığı, davacının kar mahrumiyeti talebini içeren müspet zarar ile birlikte menfi zarar talebinde bulunamayacağı yine kesinti yöntemine göre hesaplanacak kar mahrumiyeti talep eden davacının imalat için zorunlu olan harcama kaleminde yer alan ADP panoları yönünden alacak isteminde bulunamayacağı gerekçesi ile,
1- Asıl dava bakımından;
-349.595,86-TL'nin 19.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2- Karşı dava bakımından; Davanın reddine,
3- Birleşen dava bakımından;
- 603.480,85-TL'nin dava tarihi olan 04/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
- 6.843,50-TL'nin dava tarihi olan 04/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.