V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebeplerini tekrar ederek, ceza mahkemesi kararında kamu zararı yönünden bir hüküm tesis edilmediğini, söz konusu kurum zararının mevzuat hükmüne uygun olarak belirlendiğini, eşyaların ne şekilde tasfiye edildiğinin önem teşkil etmediğini, eşyanın satış yoluyla mı yoksa imha yoluyla mı tasfiye edildiğine ilişkin Mahkemece ilgili Tasfiye Müdürlüğüne herhangi bir müzekkere yazılmadığını, İlk Derece Mahkemesince 5607 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin altıncı fıkrası gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiğini, söz konusu madde hükmünün Mahkemece genel olarak yorumlandığını, madde hükmünün uygulanması noktasında ceza mahkemesince yapılan yargılama neticesinde eşyalara ilişkin verilmiş olan karar ya da eşyalara ilişkin uygulanacak tasfiye yönteminin hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, söz konusu madde hükmünün genel bir hüküm olup eşyalar hakkında karar verilinceye kadar uygulanabileceğini, şartlar ve neticeye göre uygulamada farklı sonuçlar doğurabilecek şekilde yorumlanacak bir fıkra olduğunu, bu hususun İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince dikkate alınmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, müsaderesine karar verilen kaçak eşyaların muhafaza giderlerinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 5607 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin altıncı fıkrası ve "Tasfiye" başlıklı 16 ncı maddesi,
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) "Tazminat" başlığı altında düzenlenen "İndirilmesi" alt başlıklı 52 nci maddesinin birinci fıkrası,
3.Yönetmelik'in 4 üncü maddesi ve "Eşyanın muhafaza süresi ve ücret tarifesi" başlıklı 11 inci maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Kaçak akaryakıt hariç el konulan ve alıkonulan her türlü eşya, yük hayvanı ve taşıtların muhafazası, depolanması, yüklenmesi, boşaltılması, nakliyesi ve imhası gibi nedenlerle el konulduğu andan itibaren yapılan masraflar, Ticaret Bakanlığı döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanır.
2. 5607 sayılı Kanun'da tanımlanan suçların konusunu oluşturması dolayısıyla müsadere yaptırımının uygulanabileceği eşya, sahibine iade edilemez. Kaçak şüphesiyle el konulan kaçak akaryakıt hariç her türlü eşya hakkında, el koyma tarihinden itibaren altı ay, ancak eşyanın zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı veya muhafazasının ciddi külfet oluşturması halinde bir ay içinde, gerekli tespitler yaptırılarak soruşturma aşamasında hâkim, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından tasfiye kararı verilir. Bu süreler içinde karar verilmemesi halinde eşya derhal tasfiye edilir. Tasfiye edilecek eşyadan tasfiye edilmeden önce numune alınması mümkün olan durumlarda numune alınır, numune alınması mümkün olmayan durumlarda eşyanın her türlü ayırt edici özellikleri tespit edilir.
3. Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2014 tarihli ve 2014/4 E., 2014/713 K. sayılı kararıyla; sanıkların 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyetine karar verilerek cezalandırıldıkları, suça konu kaçak cep telefonlarının taşındığı aracın ve yargılama sırasında 03.12.2014 tarihli ara kararla tasfiyesine karar
verilen suça ve tazminata konu olan kaçak cep telefonlarının, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir
4. Davacı idare tarafından, davalıların kasti suç vasfı niteliğinde bulunan 5607 sayılı Kanun'a muhalefetten mahkum olmaları nedeniyle, davaya ve suça konu kaçak cep telefonlarının depolama, saklama ve her türlü masraflarından dolayı alacak davası ikame edilmiştir. Davacı idare, el konulan gümrük kaçağı eşyalar için depolama, muhafaza gibi giderleri yapmak zorunda kalmış olup, yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik hükümlerinde yer alan, el konulan ve alıkonulan her türlü eşyanın muhafazası, depolanması, yüklenmesi, boşaltılması, nakliyesi ve imhası gibi nedenlerle el konulduğu andan itibaren yapılan masrafların, Ticaret Bakanlığı döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanacağı düzenlemesi karşısında, kaçakçılık suçundan mahkum olan sanıkların işledikleri suç nedeniyle oluşan her türlü giderden sorumlu olmaları ceza davasının doğal sonucudur.
5. Yukarıda belirtilen ceza mahkemesi kararı ile mahkumiyet kararı verilen sanıkların dava konusu zarara sebebiyet verdikleri sabittir. Diğer bir anlatımla, davacı idare, hakkında mahkumiyet kararı verilen sanıklardan uğradığı zararın tazminini isteyebilir. Bu noktada uyuşmazlık, davalıların tazmin yükümlülüğünün hangi sürelerle sınırlı olduğudur. 5607 sayılı Kanun'un "Tasfiye" başlıklı 16 ncı maddesinde; Kanun'da tanımlanan suçların konusunu oluşturması dolayısıyla müsadere yaptırımının uygulanabileceği eşyanın, sahibine iade edilemeyeceği, kaçak şüphesiyle el konulan eşya hakkında, el koyma tarihinden itibaren altı ay içinde, gerekli tespitler yaptırılarak soruşturma aşamasında hâkim, kovuşturma aşamasında Mahkeme tarafından tasfiye kararının verilmesi gerektiği, bu süreler içinde karar verilmemesi halinde eşyanın derhal tasfiye edileceği hüküm altına alınmıştır.
6. Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik hükümlerine göre, kaçak şüphesiyle el konulan eşya hakkında, el koyma tarihinden itibaren 6 ay içinde tasfiye kararının verilmesi gerekir. Kocaeli 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.08.2013 tarihli ve 2013/737 Değişik İş sayılı kararıyla; 02.08.2013 tarihli el koyma tutanağında ele geçirildiği belirtilen listede dökümü yapılan muhtelif markalarda 2.122 adet gümrük kaçağı cep telefonuna el konulmasının onaylanmasına karar verilmiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere, ceza davasının görüldüğü Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.12.2014 tarihli ara karar ile kaçak eşyaların tasfiyesine hükmedilmiştir.
7. 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinde; "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." düzenlemesi mevcuttur.
8. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davalıların, davacı idarenin kaçak eşyalar için yapmış olduğu giderlerden her halükarda sorumlu olduğu gözetilerek, dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile davacı idare tarafından dava konusu gümrük kaçağı cep telefonları ile ilgili olarak el koyma tarihinden itibaren altı aylık süre içinde yapılan giderlerin ve tasfiyenin bu sürenin geçmesinden sonra yapılması halinde ise tasfiye tarihine kadar yapılan giderlerin, Yönetmelik'in 11 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca muhafaza ücretinin eşyanın değerinin yüzde otuzunu geçemeyeceği sınırlaması da dikkate alınmak suretiyle ayrı ayrı belirlenmesi, davacı idarenin tasfiyeyi Yönetmelik'te öngörülen süre içerisinde tamamlamadığının belirlenmesi halinde bu durumun müterafik kusur teşkil edeceği ve bunun da ancak Yönetmelik'te tasfiye için öngörülen süreden sonra yapılan giderlerden 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca indirim sağlayacağı nazara alınarak, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.