IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı delillerin değerlendirilmesi sonucuna karar verildiğini, müvekkilinin ücretlerinin makbuz karşılığı elden ödendiğini, işveren şirketin 2011-2013 yılları arasında Ağrı ve civarındaki tarla sahiplerinden milyonlarca liralık buğday, arpa vb. ürün satın alarak Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki fabrikalara sattığını, ticari defter ve kayıtları ile banka hesaplarından bu durumun tespitli olduğunu, tarla sahiplerinden ürünün satın alınması, toplanması, depolanması, yüklenmesi, nakliyesi ve muhasebeleştirilmesi ve lojistik (sekreterya) hizmetleri gibi işlemleri için onlarca personel gerektiğini, Ağrı'da bu işlerin ... vasıtasıyla gerçekleştiğini, davacının da bu kapsamda çalıştığını, işveren şirketin mali kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiğini, kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, kararın istinaf incelemesi ile kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dava dosyasındaki kayıt ve belgelere göre, dava dışı işveren ... Tarım Hayv. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait 2.0164.01.01.1008678.004.06.85 numaralı işyerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen 15/10/2015 tarih, 12 sayılı raporda, işveren temsilcisi...'tan buğday toplayıp Diyarbakır'dan topladığı buğdayla karıştırarak sattığını, Patnos'tan 90.000-100.000 ton buğday aldığını, işlerini ...'ın takip ettiğini, işçiler için e bildirge şifresi alıp ona verdiğini, işçilerin tamamının çalıştığını, ücretleri ...'a verdiği paradan Sekan'ın işçilere dağıttığını, ...'a parayı hep elden verdiğini, çarşıda adresini bilmediği bürosu olduğunu, buğdayı hep açık bir alanda depoladığını, zira kısa sürede götürdüğünü, kamyonları ise nakliyeciden kiraladığını, kendi kamyonu olmadığını, işçilerin ücretini ödemediği için ...'ı şikayet ettiğini ancak yanlışlıkla SGK'ya şikayet ettiğini söylediği, işyerinde çalışması gözüken işçilerin ise çalıştıkları şirketin ismini farklı şekillerde telaffuz ettikleri, bazılarının büroda çalıştığını, Kemal Yüksel'i görmediğini, ücreti ...'tan aldıklarını söylediği, köylere buğday vb. almaya gittiğini söyleyen bazılarının ise ücretlerini Kemal Yüksel'den aldıklarını söyledikleri, bazılarının işverenin kapalı deposu olduğunu söylediği, bazılarınınsa hem kapalı hem açık depoları olduğunu söyledikleri, bu işyerinden önce yakınlarının ya da kendi işyerinde çalışan ya da inşaatlarda çalışan olduklarını söyleyen olduğu gibi yükleme işinde çalıştıklarını söyledikleri halde bel fıtığı olduğunu söylediği, kamyon şoförü olduğunu söylediği halde kullandığı aracın plakasını bilmediğini söyleyenlerde olduğu, bazılarının ise işverene buğday sattığını söylediği, davacının ise denetmen ifadesinde buğday toplama işinde çalıştığını, 7-8 kişi çalıştıklarını, çalıştığı arkadaşlarını hatırlamadığını, aşçının ismini de hatırlamadığını beyan ettiği, işyerinin 21.12.2011 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı, son olarak 2013/Şubat döneminde işçi gösterildiği, 2012/7, 8, 9, dönemlerden cüzi prim ödemesi yapıldığı, geriye kalan borçların ödenmediği, 18.02.2014 tarihli vergi teknik raporu gereğince 18.02.2012 tarihi itibariyle dava dışı şirketin vergi terk işleminin yapıldığı, anılan vergi teknik raporuna göre, dava dışı şirketin hububat alım satımında kullandığı müstahsil makbuzlarının ve faturaların sahte olduğunun tespit edildiği, Türkiye genelindeki ticaret borsalarında müstahsil kayıtlarının bulunmadığı, 2011-2012 yılında düzenlenen faturaların sahte olduğu, 2013 yılında düzenlenen faturalarında sahte olarak kabulü gerektiğinin belirtildiği, Patnos Halkbankası'nda.... ve ...'ın banka nezdinde hesap, hak veya alacaklarının olmadığı, Ağrı Trafik Tescil Müdürlüğü'nden yapılan araştırmada şirket ve ortakları adına kayıtlı eski ve yeni araç tescili bulunmadığı belirtilerek işyerinden bildirimi yapılan bütün sigortalı çalışmaların iptali gerektiğinin bildirildiği, davacının da bu kapsamda davalı işyerinden yapılan bildirimlerinin iptal edildiği, Kuruma yaptıkları itirazın reddedildiği, sigortalı bildirimi iptal edilenlerden davacı tarafından gösterilen tanıkların davacının çalıştığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre dava dışı işverene ilişkin vergi idaresince yapılan denetimde işyeri adına düzenlenen müstahsil makbuzları ve faturaların sahte olduğunun tespit edildiği, davalı Kurum denetmeninin düzenlediği raporda ise işyerinden sigortalı bildirimi yapılan davacı dahil beyanı alınan kişilerin işyerinde çeşitli alanlarda çalıştığını beyan ettikleri halde, yaptıkları iş gereği, ürünlerin satın alındığı yerleri, işverenin depolarının niteliğini, hatta işveren şirketin adının ilk harflerini dahi bilemedikleri, yapılan işin niteliği gereği işveren şirkete ait hiçbir kamyon vb. aracının bulunmadığı, işveren yetkilisinin ve Patnos ilçesinde temsilciliğini yaptığını belirttiği şahsın bankalarda para akışına ilişkin kayıt ve belge bulunmadığı, işveren şirket ortağının duruşmada davacının çalışanı olmadığını belirttiği, işin niteliği gereği yükleme boşaltma yapılması dolayısıyla ağır işçilik gerektiği halde sigortası bildirilenlerin genellikle yaşça ileri ve bel fıtığı gibi hastalığı olan kişiler olduğu, davalı şirketin kağıt üzerinde bir şirket olduğu, bu itibarla davacının da davalı işyerinde çalışmalarının fiili olmadığının anlaşıldığı, Kurum işleminin doğru olduğu (Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 09.06.2020 tarih ve 2019/3805 Esas, 2020/2116 Karar sayılı ilamı) dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.