IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı mirasçıları ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu eserin 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin üçüncü ve 4 üncü maddesinin üçüncü fıkralarına göre mimari eser niteliğinde olduğunun bilirkişi raporlarında açıkça belirtildiğini, dosyaya sundukları bilirkişi raporunda, yapının; "Cumhuriyet Sonrası Modern Dönem Seçkin Bir Sivil Mimari Örneği" olduğunun açıkça belirtildiğini, binanın açıkça 5846 sayılı Kanun kapsamında olduğunu, Mahkemece aldırılan 16.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda da; "... Apartmanının FSEK 4. maddesi kapsamında korunması gereken bir mimari eser" olduğunun tespit edildiğini, Mahkemece, davaya konu binanın mimarın hususiyetini taşıyan ve estetik niteliği haiz bina olmadığı anlaşıldığından 5846 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan mimari eser niteliğinde olmadığı sonucuna varıldığını, Mahkemenin bilirkişi raporlarında ...'ın kişiliğini ve eserlerini örnekseme yoluyla tanıttığı giriş bölümüne dayanarak son derece yanlış bir değerlendirmede bulunduğunu, dava konusunun ... Apartmanı olduğunu ve bu eserin merhum ...'ın hususiyetini taşıdığını, davaya konu ... Apartmanının bir tane olduğunu, yapılan tecavüzün zorunlu olmadığını, tamamen keyfi olarak projeye aykırı bir şekilde apartmanın ortak alanına tecavüz edildiğini, mahkeme kararı olmasına rağmen eski hale iade yapılmadığını, ... Apartmanının Ekim 2016 yılında yıkıldığını, aradan geçen 4 yıl boyunca Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin eski hale iade kararının da davalı tarafından yerine kasten getirilmediğini, bu durumun manevi tazminata hükmetme sebebi olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak müvekkilleri lehine manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davacı mirasçısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ... Apartmanı'nın dosya kapsamında bulunan deliller ve bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere bir mimari eser olduğunu, bilirkişi raporlarında, binada, inşa edildiği döneme ait geç modern stil ve brütalist çizgilerin hakim olduğu ve bu akımlara örnek bir bina olduğu, bu sebeple inşa edildiği dönemin mimari kimliğini taşıdığı, mimarlık tarihi açısından örnek teşkil ettiği, 1970'ler döneminde İstanbul Anadolu Yakası'nda inşa edilen vasıfsız apartmanlardan kolaylıkla ayırt edilen özel bir projeye sahip olduğu, balkon parapetleri ve tabliyeleri (yatay etki) ile sağır perde duvarlarının (düşey etki) birbirleri ile dengelenmesi sonucu yapının niteliksiz bir beton kütle değil, mimari bir kütle olduğunun uzmanlarca ayrı ayrı değerlendirildiğini, mahkemenin ise gerekçeli kararında, yapının, mimarının hususiyetini taşıdığının delillendirilmediği ve mimarının yapıya benzer 6 adet eserinin olduğu gerekçesiyle mimari bir eser olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine vardığını, mimarın benzer özellikli yapıların olmasının, eserinin mimari bir eser olarak nitelenmesine engel olamayacağını, ... Apartmanının gerek projesi gerek uygulaması ile tek ve eşsiz bir yapı olduğunu, binanın yıkılmış olması işbu davadaki eski hale iade talebini konusuz bırakmış olsa da, eski hale iadeye ilişkin geçerli ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı var iken bunun davalı tarafından yerine getirilmemiş olmasının manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yapı üzerindeki değişiklikler değerlendirildiğinde mahkemece eski hale getirme kararı verildiği, fotoğraflar üzerinden değerlendirme yapılarak sunulan raporlara göre yapılan değişikliklerin zorunlu veya ihtiyaçtan kaynaklanan bir değişiklik olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varıldığı, söz konusu değişikliklerin proje ve yapının bütünlüğüne kısmen zarar verdiği, binanın eser mahiyetinde olduğuna dair bilirkişi raporu bulunduğu, birden fazla aynı benzer özellikte davacıya ait bina bulunmasının, projenin davacıya ait olması sebebiyle yapının eser mahiyetini değiştirmeyeceği, alınan tüm raporlar ve tüm dosya kapsamına göre davacının manevi hakları ihlal edildiğinden manevi zarar isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davacıların eski hale getirme davası konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacıların mimari esere tecavüz edildiğinin tespitine yönelik talebinin kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.