IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;taraflar arasında ek protokol imzalandığını ve Samatıp Hastane...Şti.'nin teslim ile montaj yükümlülüğüne ilişkin olarak davalıya 15.05.2015 tarihine kadar ek süre verildiğini, Samatıp...'nın Atlas Sağlık Ürünleri ile birleştiğini, bu birleşmeden sonra davaya konu satın alma sözleşmesindeki edimlerin davalı ... tarafından aynen yerine getirileceği taahhütü ile müvekkilinden yedi adet bono alındığını, ancak davalı ...'ın taahhüt ettiği akdi yükümlülüğü yerine getirmeyerek bedelsiz kalan senetleri aynı Holding bünyesinde faaliyet gösteren Nurkay Makina'ya devir ve ciro ettiği, müvekkilinin vadesi çok yakın olan 31.07.2016 tarihi ve 50.000,00 TL bedelli senedin icra takibine konulmaması için baskı altında ödediğini, yargılama devam ederken Nurkay Makina'nın senetleri tekrar Atlas...A.Ş.'ye verdiğini, davalı ...'ın müvekkiline gönderdiği ihtarnamede 138.765.88 TL alacaklı olduğu yönünde ikrarın bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 11. İcra Dairesinin 2016/958 E. sayılı dosyasında alacaklının Atlas Sağlık Ürünleri... A.Ş., borçlunun Şerif Dış Ticaret ... olduğu, takibe konu toplam alacağın asıl alacak ve geçmiş faizlerle birlikte 336.657,28 TL olduğu, takip sebebinin 09.05.2016 keşide tarihli farklı vade tarihlerini içeren ve herbiri 50.000,00TL tutarındaki beş adet senedin oluşturduğu, senetlerin icra dosyasındaki fotokopilerinin incelenmesinde ise keşidecilerinin Şerif Dış Ticaret ..., lehtarlarının Atlas Sağlık Ürünleri...A.Ş. oldukları, senetlerin ilk cirantasının Atlas Sağlık Ürünleri...A.Ş., son cirantasının Nurkay Makina... A.Ş. olduğu, senetlerin üzerinde "malen" kaydının bulunduğu, 13.02.2019 tarihli protokole göre, taraflarının Atlas Sağlık Ürünleri...A.Ş. ve Nurkay Makina ile ... (Şerif Dış Ticaret) oldukları, protokol tarihinin 13.02.2019 olduğu, protokolün konusunun Atlas Sağlık tarafından ... aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2018/9165 E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibine konu borcun belli şartlar çerçevesinde ödenmesi bağlamında tarafların edimlerinin belirlenmesi hususuna ilişkin olduğu, protokolün 2.1 maddesinde; icra takibine konu edilen beş adet senet bilgilerine yer verildiği ve bu senetlere istinaden 15.03.2018 tarihinde İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2018/9165 E. sayılı dosyasından başlatılan takip konusu borcun ne şekilde ödeneceğine dair ödeme planının belirlendiği, protokolün 2.4 maddesine göre belirlenen ödeme planı doğrultusunda son ödeme yapılması ile Atlas'ın İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2018/9165 E. sayılı icra dosyasını kapatacağı, protokolün 2.5 maddesine göre, söz konusu ödemelerin yapılmasının tarafların birbirlerine karşı olabilecek fazlaya ilişkin haklarında (işbu icra dosyası; bağlantılı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/491 E. sayılı dosyası dahil olmak üzere) feragat ettikleri anlamına gelmeyeceği, tarafların 28.10.2014 tarihli protokol ve bila tarihli ek protokolden kaynaklı haklarını saklı tuttukları, bila tarihli ek protokol olmakla, yüklenici Samatıp'ın 28.10.2014 tarihli satın alma sözleşmesinden kaynaklı edimlerini yerine getirmediğini, bu noktada müşteri Şerif Dış Ticaret ...'nın satın alma sözleşmesinden doğan cezai şart ve diğer hakları saklı kalmak kaydıyla montaj ve kabul için öngörülen sürenin 15.05.2015 tarihine kadar uzatıldığı, İlk derece mahkemesinin 18.04.2019 tarihli celsesinde davalılar vekilinin 13.02.2019 tarihli protokolde dava konusu senetlerin avans olarak verildiğine ilişkin müvekkili tarafından yapılmış bir kabul beyanının bulunmadığını söz konusu protokolün icra dosyasının taksitler halinde ödenmesine yönelik bir protokol olduğunu beyan ettiği, davalılar vekilinin 19.05.2019 tarihli beyan dilekçesinde ise, icra dosyasına konu senetlerin avans/teminat senedi olmadığı,13.02.2019 tarihli protokolün 2.5 maddesinde geçen "bağlantılı" kelimesinin senetlerin avans olarak verildiğinin kanıtı olamayacağını öne sürdüğü, davacı vekilinin 23.05.2019 tarihli beyan dilekçesinde, müvekkilinin mallarına haciz konulduğunu, banka hesaplarının bloke edildiğini, müvekkilinin de baskı altında kalmamak için 13.02.2019 tarihli protokolü yaptığını, itirazı kayıtla zoraki olarak icra dosyasına taksitler halinde ödemeye başladığını, 13.02.2019 tarihli protokolde protokolün 2.5 maddesinde 18.10.2014 ve bila tarihli protokolden kaynaklanan hakları saklı tuttukları, bunun da söz konusu senetlerin 18.10.2014 tarihli protokole istinaden verildiğinin kanıtı olduğunu iddia ettiği, taraflar arasındaki satım sözleşmesinin 10.2 maddesinde sözleşme bedelinin 1.621.216,60 TL (KDV hariç) olduğu, 10-2 maddesinde ise cihaz ve sistemler kurulup kesim kabul tarihinden itibaren ödemenin yapılacağının belirtildiği, 15.05.2015 tarihli ek protokol ile satın alma sözleşmesinde kararlaştırılan teslim ve montaj süresinin 15.05.2015 tarihine kadar uzatıldığı, icra dosyasına konu senetlerin hepsinin keşide tarihinin ise 09.05.2016 olduğu, ek sürenin sona ermesinden sonra 13.02.2019 tarihli protokolun imzalandığı, bu protokol kapsamında davalı tarafından başlatılan icra takibine esas beş adet senedin ödenmesi kapsamında borç yeniden yapılandırılarak 150.000,00 TL peşin, 50.000,00 Tl tutarında muhtelif tarihli 5 taksitle ödenmesi ve 01.08.2019 tarihinde ise icra dosyasındaki tüm borcun kapatılmış olması koşuluyla alacaklı tarafından icra dosyasında muhafaza ve satış işleminin yapılmayacağının imza altına alındığı, davacının bahsi geçen ek süreden çok sonra dava konusu senetleri imzalamış olmakla senetlerin vadeleri de davacının taraflar arasındaki sözleşme ve protokolleri fesih beyanını içeren Beyoğlu 42. Noterliğinin 27.09.2016 tarihli ihtarnamesinden daha sonraki tarihleri ihtiva ettiği, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde de belirtildiği üzere, keşideci imzası inkâr edilmeyen ve bir ticari ilişki kapsamında avans olarak verildiği ileri sürülen bonoların tarafların defterlerinde kayıtlı olmamasının borca bir etkisinin bulunmadığı, davacı yanın, bonodaki kayıt nedeniyle teslim aldığı kabul edilen emtia bedelini ödediğini somut olayda geçerli bir delille kanıtlayamadığı, dava konusu senetlerin, davacı ve devir sebebiyle davalı ... açısından satın alma sözleşmesi kapsamında avans olarak verildiğine ilişkin davacının iddiasını ispata yarar yazılı bir delilin de bulunmadığı, davacının dava açıldıktan sonra davalı tarafından keşide edilen 15.08.2017 tarihli ihtarname kapsamında davalının ihtarname tarihi itibariyle müvekkilinden 138.765,88 TL borçlu olduğu yönünde ikrar yönünden, ihtarnamenin Atlas Sağlık vekili tarafından keşide edildiği ve davacı şirketin hali hazırda davalıya 138.765,88 TL borcunun olduğu belirtilmekle davalı şirketin her türlü fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğu yönünde ibare bulunduğu, ihtarnameyi keşide edildiği tarihten sonra davaya esas 13.02.2019 tarihli protokol imzalanmakla; Atlas Sağlığın bahsi geçen ihtarnameyi fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak imzaladığı, davacının 17.06.2019 tarihli dilekçeyle iradesinin fesada uğratılması suretiyle 13.02.2019 tarihli protokolü imzalamış olduğunu beyan ettiği, irade fesadına sebebiyet verildiği söylenilen olgu, yargılama aşamasında kandırılma, icra baskısında altında olma gibi farklı sebeplere dayandırılmış olmakla iradenin tam olarak ne şekilde fesada uğradığı olgusu davacı tarafından ortaya konulamadığından, bu kapsamda tanık dinlenilmesinin gerektirir bir durumun bulunmadığı, protokolde belirtilen icra dosyasına konu bonoların protokol tarihinden önce keşide edilerek davalı yana verildiği, basiretli tacir konumundaki davacının akde aykırı davranarak verilen ek süre sonunda dahi teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalıya senet keşide ederek vermesinin olağan koşullarda kabulünün mümkün olmadığı, dava konusu senetlerin, davacının satım sözleşmesindeki ödeme yükümlülüğü kapsamında verilmiş olduğu yönünde kanaat oluşmakla, davacıya iddialarını ispat açısından karşı tarafa yemin teklif etme hakkı da hatırlatılmış olmasına rağmen davacı yanca karşı tarafa yemin teklif edilmediği, davalı ciranta Nurkay Makina temel borç ilişkisinin tarafı olmamakla birlikte davacı tarafından öne sürülen iddia; davalı Nurkay Makina'nın davalı ... ile aynı holding bünyesi ile olmasından ötürü esasen bedelsiz olan senetlerin kendisine ciro edildiğini, bilerek hareket etmiş olduğu, ancak davacı tarafından, senetlerin bedelsiz olduğuna ilişkin öne sürülen iddia kanıtlanamadığından ilk derece mahkemesince her iki davalıya karşı açılan davanın da reddedilmesinde hiçbir hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.