Yargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2022/5846 · K. 2024/9572
8. Ceza Dairesi 2022/5846 E. , 2024/9572 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi SAYISI : 2022/565 E., 2022/364 K. SUÇ : Bilişim sisteminin işleyişini engelleme,bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında katılan Erhan Canbaz ve şikayetçilere yönelik bilişim sistemindeki verileri bozma yoketme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi, 3713 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5 inci maddesi uyarınca; terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2017 tarihli ve 2017/95 Esas, 2017/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Terör örgütü propagandası yapmak suçundan karar verilmesine yer olmadığına, 2. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, 3. Bilişim sistemindeki verileri bozma yoketme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme suçundan 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi, 3713 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 5 inci maddesi uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 14.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında katılan ...'na yönelik bilişim sistemindeki verileri bozma yoketme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. D. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2018 tarihli ve 2017/274 Esas, 2018/571 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'na yönelik bilişim sistemindeki verileri bozma yoketme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme suçundan 5237 sayılı Kanunu'nun 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. E. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2017 tarihli kararının sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/1924 Esas, 2018/2195 Karar sayılı kararı ile; silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan kurulan hükümlerin tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, bilişim sistemindeki verileri bozma yoketme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme suçundan kurulan hükmün ise sanık hakkında Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/274 Esas sayılı dosyasında www.muratbasesgioglu.com. adlı internet sitesine bilişim sistemi üzerinden saldırıda bulunarak veri yerleştirmesi sonucu atılı suçtan kovuşturma yapıldığı, dosyanın istinaf incelemesi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin 2018/3180 Esas sayılı dosyasında halen derdest bulunduğu, aynı hususta dairece istinaf incelemesi yapılan mahkeme dosyasında da kovuşturma yapıldığı, Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/274 Esas sayılı dosyası ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin 2018/3180 Esas sayılı dosyaları ile istinaf incelemesine konu mahkeme dosyasının bu aşamada dairede birleştirme olanağı bulunmadığı, bahsi geçen dosya akıbetlerinin sonuçlarına göre ilk derece mahkemesince mümkün ise dosyaların birleştirilmesi, bu mümkün olmadığı takdirde anılan dosyaların onaylı birer örneğinin dosya içerisine konulmasından sonra mahsup uygulanarak sanığın mükerrer ceza almasının önlenmesi, sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de; sanığın eylemlerinden bir kısmını kamu kurum ve kuruluşlarına ait bilişim sistemi üzerinde işlemesine rağmen 5237 sayılı Kanun'nun 244 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün uygulanmaması, sanık hakkında 3713 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanmaması kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, bahse konu hukuka aykırılığın başka türlü aşılması imkanı da bulunmadığından, sanık hakkında sair yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir. F. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2018 tarihli kararının sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2018/3180 Esas, 2020/2179 Karar sayılı kararı ile; sanığın, mükerrer cezalandırılmasını önlemek açısından, sanık hakkındaki Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/29 Esas sayılı dava dosyası getirtilip incelenmesi, bağlantı bulunması halinde birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde ise bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulmasından sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, bu yönden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı, sanık müdafiinin istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle, sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir. G. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2020/1130 E. 2021/403 K. sayılı kararı ile dosyanın Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/29 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. H. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli 2019/29 E. 2021/578 K. sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemindeki verileri bozma yoketme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme suçundan 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 244 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunu'nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 5 inci maddesi uyarınca 9 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, daha önce atılı suçtan verilen hükmün yalnız sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi, aleyhe istinaf bulunmaması nedeniyle sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı bulunduğu anlaşılmakla verilen cezanın önceki ceza miktarına indirilmesi suretiyle sanığın neticeten 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. I. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/565 E., 2022/364 K. sayılı kararı ile; sanık müdafiinin sair istinaf istemlerinin reddine, ancak; sanık hakkında bilişim sistemindeki verileri bozma yoketme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme suçundan verilen 6 yıl 9 ay hapis cezasına ilişkin ilk mahkumiyet hükmüne karşı istinaf kanun yoluna sadece sanık lehine olmak üzere sanık müdafi tarafından başvurulduğundan 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi gereği atılı suçtan verilen hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağından başka bir ifade ile ceza miktarı sanık yönünden kazanılmış hak teşkil edeceğinden, sanığın sonuç cezasının 6 yıl 9 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, sanık hakkında yapılan bozmanın lehe olması nedeniyle bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yüklenemeyeceğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip düzeltilebilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında kazanılmış hakka ilişkin parağrafta yer alan "Daha önce atılı suçtan verilen hükmün yalnız sanık ve müdafisi tarafından istinaf edilmesi, aleyhe istinaf bulunmaması nedeniyle sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı bulunduğu anlaşılmakla verilen cezanın önceki ceza miktarına indirilmesi suretiyle sanığın neticeten 6 yıl 9 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına," ibareleri çıkartılarak yerine "Sanık hakkında bilişim sistemindeki verileri bozma yoketme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme suçundan verilen 6 yıl 9 ay hapis cezasına ilişkin ilk mahkumiyet hükmüne karşı istinaf kanun yoluna sadece sanık lehine olmak üzere sanık müdafi tarafından başvurulduğundan 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi gereği atılı suçtan verilen hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağından başka bir ifade ile ceza miktarı sanık yönünden kazanılmış hak teşkil edeceğinden, sanığın sonuç cezasının 6 yıl 9 ay hapis cezası olarak infazına," ibarelerinin eklenmesi, hüküm fıkrasında yargılama giderine ilişkin bölümde yer alan "Sanığın bu yargılamada sarfına sebebiyet verdiği davetiye gideri davetiye gideri 1409,00 TL, posta ücreti 339,00 TL olmak üzere toplam 1.748,00 TL'nin sanıktan tahsili ile Hazineye irad kaydına," ibareleri çıkartılarak yerine ilk kararda yer alan "Yargılama gideri bulunmadığından bu yönde karar verilmesine yer olmadığına," ibarelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün düzeltilerek, sanık müdafiinin hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.